Dikkat! Bu Yazıda Bilinçaltı Mesaj Yoktur

19.2.2014 17:38:48

Hayatta hepimizin en az bir kez tecrübe ettiği şaşırtıcı bir durum var: Bilinen hiçbir etkileyici faktör yokken herhangi bir içecek veya yiyeceğin kişinin aklına düşmesi veya onun kokusunu almak gibi duygular yaşanması. Bir film izlerken veya bir ses duyduğumuzda aklımıza düşen bu çeşitli isteklerin sebepleri nelerdir? Gerçekten normalde istemeyebileceğimiz bir ürüne, bir davranışa veya bir fikre yönlendiriliyor olabilir miyiz? Beynimizin kontrol edemediğimiz bir bölümü (bilinçaltı) başkaları tarafından yönlendiriliyor olabilir mi?

Son zamanlarda her mecrada bu konuya yönelik haberleri görüyoruz. Özellikle sosyal medyada reklam, film, çizgi film ve video kliplerde kullanılan çeşitli bilinçaltı (subliminal) mesajların varlığını haber veren ve biraz da paranoyaya dönüşen video ve yazılar yayınlanıyor. Bu paylaşımlarda genellikle benzer örnekler veriliyor.

İnsan zihni dışarıdan gelen iki uyarana karşı tamamen duyarlı bir yapıdadır. Bunlar yaşam ve ölümle ilgili uyaranlardır. Bazı kaynaklarda bunlara “arketip” denilmektedir. Bu iki uyarana karşı zihnimiz biz farkında olmasak da bir tepki içine girmektedir ancak çoğu kez bizi neyin uyardığını bilmeyiz. Yaşamla ilgili uyaranlar, cinsellik görüntüleri veya imalarıyla; ölümle ilgili uyaranlar da dehşet ve korku verici görüntü veya seslerle sağlanmaktadır.

Yapılan bir araştırma, marka tercihlerinin %85'inin bilinçaltında gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Böyle bir bilgi bize bilinçaltı mesaj uygulamalarının neden en çok reklamcılar tarafından kullanıldığını ortaya koymaktadır. Bilinçaltı mesaj uygulamalarıyla ilgili bilinen en eski örneğe bakıldığında da, ilk uygulayıcının bir reklamcı olduğu görülmektedir.

Reklamcı James Vicary, 1957 yazında, Amerika’da bulunan Fort Lee Sineması’nda William Inge’nin Picnic isimli kitabının sinemaya uyarlamasının gösterimi esnasında bir deney yaptığını duyurur. Bu deneyde, her biri beş saniyede bir olmak üzere, saniyenin 3000’de biri hızla “Coca Cola iç” ve “Patlamış mısır ye” sözlerini perdeye yansıtmıştır. Deney sonucunda kola ve patlamış mısır satışlarındaki artış dikkat çekicidir: Coca Cola satışlarında %18,1; patlamış mısır satışlarında %57,8. Bu olayın devamında gelen süreçte daha da ilginç olaylar yaşanmıştır. 1957 yılında Vance Packard’ın Türkçe’ye de çevrilen kitabı “The Hidden Persuaders” (Çaktırmadan İkna) kitabı yayınlanır. Dönem soğuk savaş dönemidir fark edilmesi mümkün olmayan bu tekniklerin hükümet tarafından propaganda amacıyla, komünistlerce taraftar kazanmak için ya da tarikatların üyelerinin beyinlerini yıkamak niyetiyle kullanılabileceği düşünülür. Haziran 1958’de Amerikan televizyon kanalları ve Ulusal Yayın Kuruluşları Birliği bilinçaltına yönelik reklamları yasaklar. 1962 yılına gelindiğinde, Amerikan Psikoloji Kurumu Başkanı Henry Link, James Vicary’i Coca Cola ve patlamış mısır deneyini yenilemeye çağırır fakat bu kez satışlarda bir artış görülmez. Ardından Vicary, Advertising Age (Reklamcılık Çağı) dergisine verdiği röportajda -biraz da kuşkulu bir şekilde- “yaptığı deneyin düzmece olduğunu” itiraf eder. Bunun üzerine Amerikan Psikoloji Derneği bilinçaltı reklamcılığın, “karışık, belirsiz ve geleneksel reklamcılık kadar etkin olmaktan uzak” olduğunu açıklar. Aradan 15 yıl geçer ve bu konuda ciddi araştırmaları olan Wilson Bryan Key Subliminal Seduction (Bilinçaltını Ayartma) isimli kitabını yayınlar. Bu kitabın kapağında içi buz ve içecek dolu bir bardak üzerinde şu soru yazmaktadır: “Bu resim sizi cinsel yönden uyarıyor mu?”

subliminal

Federal İletişim Kurulu 1974 yılında reklamcılıkta bilinçaltı tekniklerinin, etkili olsun ya da olmasın, “kamuoyunun çıkarına ters düştüğünü” bu yüzden de bu tekniği kullanmaya kalkan istasyonların yayın haklarını yitirebileceklerini duyurur. Federal Ticaret Komisyonu’nunda “tüketicilerin belli mal ve hizmetleri bilinçsizce seçmesine ya da normal davranışlarını değiştirmesine yol açan” bilinçaltı reklamların “yanıltıcı ya da adaletsiz bir uygulama niteliği taşıyabileceğini” belirten resmi bir tutumu da vardır.

Bilinçaltı mesaj uygulamaları üç ortamda hedef kişiye ulaşmaktadır. Bunlar: fotoğraf, ses ve video (hem görüntü hem ses barındıran-25. kare tekniği) ortamlardır.

Yakın zamanda Amerika’da Food Network kanalında yayımlanan bir yemek programı esnasında Mc Donald’s’ın logosunun ekranda görünüp, kaybolduğuna dair iddialar yer almıştır. Logo, video ancak yavaşlatılmış biçimde izlendiğinde gözün algılayabileceği hale gelmektedir. Bu iddiaya benzer bir iddia da, başrollerde Brad Pitt ve Edward Norton’un yer aldığı Fight Club (Dövüş Kulübü) filmi için ortaya atılmıştır. Bu filmde bazı cinsel içerikli görüntüler ve Brad Pitt’in elinde sigarayla anlık olarak ortaya çıkıp kaybolduğu sahneler bulunmaktadır. Filmin konusu içinde 25. Kare tekniği olarak adlandırılan ve sözde sinema makinistlerinin filmlere bazı işaretler koymak amacıyla yaptıkları bir uygulamadan söz edilmektedir. Bunun bir örneği olarak da, filme gelişigüzel Brad Pitt ve erkek cinsel organının serpiştirildiği söylenmektedir. Yine filmin sonunda Edward Norton’un sevgilisi ile binaların yıkılışını izledikleri sahnede ortaya anlık bir şekilde gelen görüntü herkes için şaşırtıcıdır.

Videolarda kullanılan bilinçaltı mesaj yerleştirme yöntemi, 25. kare adı verilen bir tekniktir. Bu teknik, bir saniyelik sinema videosunun 24 kareden oluştuğu ve 25. kareye yerleştirilen bir görüntünün göz tarafından algılanmayıp, direkt bilinçaltına gönderileceği savına dayanmaktadır. Göz, devamlılığı esas alır ve devam eden bir görüntü içinde görüntünün akışını bozacak bir görüntüyü görmezden gelebilir. Bu anlık görüntü, bilinçaltı tarafından algılanır ve tepki verir. Vicary’nin yaptığı deney de bu mantığa dayanmaktadır.

Çizgi filmlerde de ciddiye alınması gereken bilinçaltı örneklere rastlamak mümkündür. En bilinenleri, Walt Disney’in Lion King (Aslan Kral) ve Little Mermaid (Küçük Denizkızı) filmlerindeki uygulamalardır.

Aslan Kral filminde, küçük aslanın bir uçuruma geldiği sahnede yıldızlarla “SEX” kelimesi yazılmıştır.

aslan

Küçük Denizkızı filminde bilinçaltına hitap eden bazı örnekler olsa da, filmin afişinde erkek cinsel organı olması yeterince rahatsız edicidir.

mermaid

Bilinçaltı mesaj uygulamaları sadece filmlerde değil, aynı zamanda bazı şarkı sözlerinde de kullanılmaktadır. 1990 yılında, 18 yaşındaki iki delikanlı, İngiliz heavy metal grubu Judas Priest’i şarkı sözleri arasına “Haydi Ölelim” ve “Haydi Yap” gibi bilinçaltı mesajlar sokuşturduğu iddiasıyla mahkemeye vermiştir. Benzer şekilde, Led Zeppelin grubunun Stairway to Heaven, Lady Gaga’nın Paparazzi, Queen’in Another One Bites the Dust, Pink Floyd’un Empty Spaces, ELO’nun Fire on High Forward şarkılarının tersten dinlenmesiyle ortaya uyuşturucu kullanımını özendiren sözlerden, satanist mesajlara varıncaya dek birçok gizli mesajın çıktığına dair iddialar vardır. Lady Gaga ve Beyonce’nin Telephone isimli şarkıya çektikleri ve senaryosu Lady Gaga’ya ait video klipte de onlarca cinsel ve satanist mesajlar içeren sahne mevcuttur. Zaten Gaga’nın adı satanizmle ilgili haberlerde sıklıkla geçmektedir.

gaga

Her şeyi gören göz (All Seeing Eye) tasviri ve elle yapılan 666 sayısı (666, şeytanın sayısı olarak bilinir)

Ses dosyalarındaki bilinçaltı mesaj uygulamaları sadece şarkı sözleriyle sınırlı değildir. Kişilerin kendilerine çeşitli telkinleri ses dosyaları üzerine ekleyebilecekleri bilgisayar programları da internette kolaylıkla bulunabilir. Bu telkinlerle kişilere; kilo verme, topluluk önünde konuşma cesareti kazanma ve sigarayı bırakma gibi gelişimler vaad edilmektedir. Hatta bu tip dosyalar bazı alışveriş merkezlerinde hırsızlığı önlemek veya satışları arttırmak üzere kullanılmaktadır. Örneğin, bir alışveriş merkezinde severek dinlediğimiz bir parçanın altından bize “istediğini satın alabilirsin, ödemeyi düşünme, buradaki her şey senin olmayı bekliyor” gibi mesajlar iletiliyor olabilir. Hırsızlığı önlemek içinse “sakın çalma, çalarsan yakalanırsın” gibi mesajlar bilinçaltımıza işleniyor olabilir. Bir satıcının ifadesine göre, bu ses dosyalarının kullanıldığı bazı alışveriş merkezlerinde satışlar %15 artarken; hırsızlık oranında %58’lik düşüş tespit edilmiştir. Bazı araştırmacılar, bu tip sesli telkinlerin birkaç kez dinlenmesiyle etkili olamayacağını ancak onlarca kez dinlemekle telkine riayet edilebileceğini söylerken; bazıları da bu telkinlerin işlerliğine inanmamaktadır. Bunlara rağmen bu tip telkin dosyalarını satan internet siteleri de oldukça rağbet görmektedir.

Bilinçaltı, sırları hala tam olarak çözülememiş bir kapalı kutu ve bu kutunun çözülebilmiş kadarıyla çalışma biçiminin bizim kontrolümüz dışında yönlendirilmesi fikri oldukça ürkütücüdür. Bilinçaltı mesajlar ise bu kapalı kutuyu etkileyen en önemli uygulamalardır. Bazen bir reklamda, bazen bir seste, bazen de bir resimde karşımıza çıkan bu mesajlar karşısında daha dikkatli olmamız gerekiyor. Yapılan bazı araştırmalar, bilinçaltının insan davranışında çok ciddi rol oynadığı yönündedir. Biz yetişkinlerin bile varlığını fark edemediği böyle bir tehditten çocuklarımızın ne şekilde zarar gördüğü ve onları bundan nasıl koruyacağımız ise üzerinde ciddiyetle düşünülmesi gereken konulardır.

Yazar: Dr. Ferdi Bişkin

[yukarı]
Yorum Ekle