Kitaplar

İntihar İntihar / Le Suicide Étude de Sociologie

Modern sosyolojinin kurucularından biri sayılan Fransız Émile Durkheim'in intihar üzerine yazılmış kitabı, ilk basıldığında ilgileri üzerine çekmese de kısa bir süre sonra popüler olan bir kitap. Konuyu ele alışı ve ortaya koyduğu ispatlar açısından da farklı bir yeri var. Eser kendi içinde üç kitap ve 13 bölümden oluşuyor. İlk kitap, Durkheim'in intiharın sebeplerine yönelik yanlış iddialara getirdiği açıklamalardan oluşuyor. İkinci kitap, Durkheim'in intihar sınıflandırmasını açıklıyor. Buna göre intihar türleri, bencil, özgeci ve kuralsız olmak üzere üç tanedir. Son kitapta ise Durkheim'in intiharın sebebi olarak gösterdiği "toplumsal oluş" konusu inceleniyor. Kitabın tamamında iddiaları ispatlarken istatistiksel pek çok tablo kullanılmış. Tabi kitabı okurken, bu tabloların 1800'lü yıllara ait olduğunu unutmamak gerekiyor. Kitabın ilk yayım tarihi 1897 çünkü. Durkheim'in konuları ele alış biçiminden etkilendim. İddia ve eleştirilerini tek tek ve yavaş yavaş ele alan Durkheim'in cümleleri aynı sebeple sıkıcı da olabiliyor. Özellikle, her bölümün giriş kısımlarında verdiği bilgiler hayli ilgi uyandırıcı ama bölümler ilerlerken (özellikle sayısal ispatlara girildiğinde) bu ilgi kaybolabiliyor. Bunda verilerin 100 yıldan eski olmasının da etkisi var tabi. Uzun süren ama bilgilendirici bir okuma oldu benim için.

Bir alıntı: "İyilik ve kötülük arasındaki zıtlık halk arasında düşünüldüğü kadar keskin değildir. Hissedilmeyecek bir farkla birinden öbürüne geçilebilmektedir. Aralarındaki sınırlar belli belirsizdir." (s.391).

Çünkü Bir Anlamı Vardır Çünkü Bir Anlamı Vardır / Çünkü Bir Anlamı Vardır

Güventürk'ün ilk kitabı. Diğer iki kitabına göre biraz geride kalsa da yine de okunmayı hak ediyor. Güventürk'ün herhangi bir kitabını okuyan kişi diğer kitaplarını da merak edecektir. Çünkü bir anlamı vardır. :)

Bir alıntı: "Yeni yıla nasıl girersek, o yılın öyle geçtiğine gerçekten inanmaya başladım: Üüüç... İkiii... Biiirrr... Sıfııırrr!" (s.75).

Cem Güventürk Cem Güventürk / Sanki Sen Aynı Ben

Cem Güventürk'ün yayınlanmış son kitabı olan Sanki Sen Aynı Ben önceki kitapları kadar iyi. Sadece bir karikatür kitabı olarak değil, bir duygular atlası olarak da okunabilir.

Bir alıntı: "İşe geç kalmamın bahanesi: dışımın uyuyakalması. İşe geç kalmamın gerçek sebebi: içimin ölmüş olması." (s.55).

Türkiye'de Yeni Hayat-İnkılap ve Travma 1908񮕘 Türkiye'de Yeni Hayat-İnkılap ve Travma 1908񮕘 / Türkiye'de Yeni Hayat-İnkılap ve Travma 1908-1928

Uzun zamandır beni bu kadar zorlayan, okumakta bu kadar heveslendiren ama bir o kadar da iten bir kitap olmamıştı. Nefis bir kitapla karşılaştığımı biliyordum fakat satırlarında bu kadar çok tekrar içereceğini düşünmemiştim. Yakın dönem Türkiye tarihi hakkında ne kadar az şey bildiğimin bir kanıtı oldu bu kitap. İçindeki bilgiler, anlatım dili, değindiği olaylar müthişti. Yazarın aynı şeyleri farklı sayfalarda, farklı kelimelerle ifade etmesi okumamı oldukça zorlaştırdı. Sıklıkla hep aynı sayfadaymışım duygusunu yaşadım. Bu olumsuzluğuna rağmen kitap enfes. Yedi bölümden oluşan eserin bölümleri şöyle: “Meşrutiyet ve 'Yeni Hayat'”, “Mütareke ve Feminizm”, “Cumhuriyet ve 'Asrî Aile'”, “'Asrî Hayat' ve Çocuk”, “Monden Hayat ve Moda”, “Gençlik, Eğlence ve Cazbant”, “Fuhuş ve Ahlak Buhranı”, “Akut Travma ve İntihar”. Türkiye'nin yeni bir ülke olarak ne gibi oluşum sancıları çektiğini okumak isterseniz bu kitaba bakın derim. İçeriği kadar, kaynakça ve dipnotlarıyla da zengin bir eser.

Bir alıntı: "Feminizm sonucu kadınlar kadınlaşmıyor, erkekleşiyorlardı." (s.103).

Yine Öyle Hissetiğinde Yine Öyle Hissetiğinde / Yine Öyle Hissetiğinde

Cem Güventürk'ü bu karikatür kitabıyla tanıdım. Hem çizimleri hem de değindiği konular müthiş. İyi ki iki kitabı daha varmış.  Onları da edindim. :) Karikatür kitabını okumak çok kısa sürüyor ama bu kitaplara arada bir dönüp bakmak oldukça iyi oluyor. Bu tip kitaplar yemek sonrası yenen birer tatlı gibi. Elbette, ana yemek olarak da tüketilebilen tatlılardan.

Bir alıntı: “Yaşasın!... Sonunda herkesin istediği gibi biri olarak yaşamış oldum!..." (s.29).