Kitaplar

Etkileşim Ritüelleri -Yüz yüze Davranış Üzerine Denemeler Etkileşim Ritüelleri -Yüz yüze Davranış Üzerine Denemeler / Interaction Ritual, Essay on Face-to-Face Behavior

Altı zor bölümden oluşan kitabın, ilk dört bölümü, yazarın daha önce yayınlanmış makalelerinden oluşuyor. Diğer ikisi ise kısmen bu kitap için yazılmış bölümler. Kitabın "bel kemiği" denilebilecek bölüm ise son bölüm. Bölümlerin isimleri şöyle: "Yüz Çalışması", "Hürmetin ve Tavrın Mahiyeti", "Mahcubiyet ve Toplumsal Örgütlenme", "Etkileşime Yabancılaşmak", "Akıl Hastalığı Belirtileri ve Kamu Düzeni" ve "Aksiyonun Döndüğü Yer".

Kitabın tamamı, sosyal bir canlı olan insanın, başka insanlarla karşılaştığında, onlarla sohbet ederken nasıl davrandığı ve nasıl davranması gerektiğini açıklıyor. Evet, hepimiz bu kitapta yazanlara aşinayız. Bazen alıcı bazen de verici rolündeyiz. Yine de etkileşimlerimize dair teorik cümleleri okumak zevk verdi. Özellikle, bir akıl hastanesinde ve kumarhanelerdeki etkileşimler dikkat çekiciydi. Bolca dipnot barındıran kitabı okumak bazı okuyuculara zor gelebilir. Bunda çevirinin de etkisi olduğunu düşünüyorum. Gerçi, kusursuz bir çeviri de olsa bazı kitapları anlamamak kimileri için "kader" de olabilir! İyi kitaptı.

Bir alıntı: "Her normal yetişkinin fiziksel yetenekleri, eğer isterse, hemen elinin altındaki dünyayı aşırı bir şekilde yıkıp alt üst etme gücünü ona verir. Nesneleri, kendini ve diğer insanları yok edebilir. Kendisini kirletebilir, başkalarını aşağılayıp lekeleyebilir ve onların serbestçe geçip gidişine müdahale edebilir." (s.197).

Yalan Radarı- 5 Adımda Yalanı ve Yalancıyı Yakalamak Yalan Radarı- 5 Adımda Yalanı ve Yalancıyı Yakalamak / Yalan Radarı- 5 Adımda Yalanı ve Yalancıyı Yakalamak

Yalan Radarı ismi, bir yalanı yakalamak için kullanılabilecek yöntemin, her bir aşamasının ilk kelimesinin baş harfinden oluşturulmuş bir akrostiş. Şöyle: "Resmet ve Temel Al", "Ânı Yakala-Mikro İfadeler", "Davranış Değişikliklerini Gözlemle", "Aç Kulağını Dinle", "Rahatsız Edici Sorular Sor".

Oldukça akıcı bir dili olan kitap, pek çok hikâyeyle de desteklenmiş. Benlioğlu'nun önceki kitabı "Mikro İfadeler"in bir tekrarı olmayan kitap, mikro ifadeler konusuna kısa da olsa değiniyor. Üçüncü kitabını sabırsızlıkla bekliyorum :)

Bir alıntı: "Sanılanın aksine, alçak sesle konuşmak yüksek sesle konuşmaktan daha dikkat çekicidir." (s.166).

Hükümdar Hükümdar / Il Principe

Yanlış bir şekilde, "amaca giden her yol mubahtır" şeklinde açıklanan ve adına da Makyavelizm denilen kavrama isim olan yazardan kendi fikirlerini okumak, kulaktan dolma bilgilerin ne kadar geçersiz olabildiğini, doğru bilgi için eleştirel okumanın ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha gösterdi. Dilimize "Prens" olarak da çevrilen kitabı "Hükümdar" ismiyle okudum. Bugünden bakıldığında, "Hükümdar" isminin kitaba daha çok yakıştığını düşünüyorum. 1400'lerin sonu ve 1500'lerin başındaki İtalya'nın ne kadar karışık siyasi ve askeri bir yapı gösterdiğini kitapta görmek mümkün. Bununla birlikte, Eski Yunan ve Roma'dan da örneklerin olduğu kitapta, Machiavelli'nin Medici ailesine kitabın bir nüshasını gönderirken yazdığı mektup, bende bir hayal kırıklığı yarattı :) Kitabın ikinci yarısını akıcı okusam da ilk yarısı için sabırlı olmanızı tavsiye edebilirim.

Bir alıntı: "Dalkavukluktan kurtulmanın tek yolu, senin, gerçeği duymaktan rahatsız olmayacağını herkesin bilmesidir. Ama önüne gelen herkes gerçeği yüzüne söylemeye kalkarsa, bu kez de saygınlığın kalmaz." (s.90).

Şüphecinin El Kitabı Şüphecinin El Kitabı / Şüphecinin El Kitabı

Herhangi bir münazarada (bilerek, tartışma demiyorum) taraflardan birinin argümanının mantıksal geçerliliğinin olmaması ve dayanaklarının temelsiz olması durumunda ortaya çıkan hataya "mantık safsatası" deniyor ve maalesef hepimiz bu hatayı yapıyoruz; Alev Alatlı'nın "Ben Böyle Düşünüyorum! Demekle Olmuyor" kitabında bunun onlarca örneğini görmüştüm.

Şüphecinin El Kitabı, mantık safsataları hakkında okuduğum en akıcı, en açıklayıcı kitap oldu. Bunu sadece basitçe yapmak yerine, bilimsel bakış açısıyla yapması da ayrıca doyurucuydu. Kitap beş bölümden oluşuyor. Bunlar: Bilimsel Şüphecilik, Sahtebilim, Mantık Safsataları, İddialar ve Olası Açıklamalar ve Argümanların Değeri isimlerini taşıyor. İçindekiler kısmı biraz daha geniş tutulabilirmiş. Özellikle, popüler kültürde kendine yer bulan 33 iddiaya verilen cevaplar, içindekilerde yer alsaydı daha iyi olurdu sanki ama ne gam, kendim oluşturdum bunu :)

Kitaba başladığımda elimde tam bir kırmızı kalem vardı. Kitap bittiğinde, kalemim de bitmişti. Bu da ne çok yerin altını çizdiğimi gösteriyor.

Bilimsel şüphecilik nedir? Mantık safsataları nelerdir? Sahtebilimler nasıl anlaşılır gibi konuları merak ediyorsanız bu kitaba bakabilirsiniz. Yazarların yeni kitaplarını bekleyeceğim.

Bir alıntı: "Kara mizahçı George D.P. Carlin'in söylediği gibi: 'Her kötümser insanın içinde hayal kırıklığına uğramış bir idealist vardır.'". (s.403).

Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor / Rahel Rechtet Mit Gott

Harika bir Zweig kitabı daha. İçinde "Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor", "Üçüncü Güvercinin Hikâyesi" ve "Ölümsüz Kardeşin Gözleri" isimli öyküler var. Bu öykülerden ve diğer pek çok öyküden açık ara önde olan öykü, "Ölümsüz Kardeşin Gözleri" isimli öyküsü. Bir insanın kendini bulma ama her buluşunda, kendisinden onca memnun insana rağmen memnun olmayan bir kişinin çıkmasıyla hayatında yeniden bir değişim yapan bir adamın, Virata'nın öyküsü. Kısmet olursa bu hikâyeyi seslendirmeyi de düşünüyorum. Kitap zaten 80 sayfa ama okuyacaksanız en azından bu öyküyü okuyun.

Bir alıntı: "Benim hayatımdan çekip gideceklerse, bırakırım onları gitsinler. Hiçbir insanın kaderini tutamam, çünkü başkalarının kaderini belirlemek isteyen kişi, günah işlemiş olur yalnızca." (s.55).