Kitaplar

Akılla Bir Konuşmam Oldu Akılla Bir Konuşmam Oldu / Akılla Bir Konuşmam Oldu

Yazarı bir müzisyenin olan, okuduğum ilk kitap oldu. Fazıl Say'ın yazdığı başka kitaplar da varmış. Akılla Bir Konuşmam Oldu kitabı bu kitapların sonuncusu. Eserde dört bölüm var:  "Dünyam" bölümünde, yazarın hayatı ve dünya görüşüne dair yazılar var. "Yüzler" bölümünde, yazarın hayatında iz bırakmış kimselerle ilgili yazılar paylaşılmış. Üçüncü bölüm "Şairlerim" ismini taşıyor ve müzisyenin hayatına etki eden, şiirlerini bestelediği şairlerden bahsediliyor. Son bölümün adı, "Çocuklarım". Bu bölümde de müzisyenin besteleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Kitabın ismi, Say'ın "İlk Şarkılar" albümünde yer alan Hayyam şiirinden geliyor. Bu albüm çok iyidir. Bir bakmanızı tavsiye ederim. Say, kitabın önsözünde, bu kitabın bir yazarın eseri olarak değil, bir müzisyenin müzik ve fikir paylaşımı olarak değerlendirilmesini istiyor. Bu kitaba kadar Fazıl Say benim için başarılı bir müzisyen ama daha çok, medyada yer alan tartışma ve hukuk davalarıyla tanıdığım biriydi. Kitapla birlikte, dünyada ne kadar çok tanındığı, ne kadar çok beste yaptığıyla ilgili bilgiler de edinmiş oldum. Kolay değil, beş yaşından beri müzikle uğraşan ve çocukluğundan beri ailece görüştükleri, Türkiye kültür hayatında önemli izleri olan kimselerin yanında bulunmuş biri var karşımızda. Kitapta pek çok müzisyen ve şaire övgüler var. Bunun yanında, küçük bir hata da var. Kitabın 174. sayfasında, "'İyi şef' Hikmet Şimşek" isimli başlığın altında verilen, Hikmet Şimşek'in TRT1 kanalında yaptığı programın adı, "Konser Saati" değil, "Pazar Konseri" olmalıydı. Dünyaca ünlü bir müzisyenin aklından geçenleri, hayalleri, dostlarını ve insan yanını merak edenler, bunun yanında, iyi müzik eseri önerisi almak isteyenler için faydalı bir kitap olabilir.

Bir alıntı: "Babam hızlı adımlarla yürüyordu, ben çok hızlı adımlarla..." (s.210).

Okumanın Halleri Okumanın Halleri / Okumanın Halleri

2019 yılına iyi bir kitapla başladım. Kitap, yazar Sırma Köksal'ın okuma serüvenine ortak eden denemelerinden oluşuyor. Konular 18 başlıkta aktarılmış. Bunlardan bazıları; Sonbahar, Büyümek, Acelesizlik, Gece, Aile, Yorgunluk ve Aylaklık başlıklarını taşıyor. Köksal, her bir konuyu, kitap sayfalarından alıntılarla aktarıyor. Bu yöntem, bir kitabı okurken başka pek çok yazarın görüşlerini de öğrenme imkanı veriyor. Hele bir de o kitap ve yazarları siz de okumuşsanız alınan haz kat kat artıyor. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap. Denemeleri neden sevdiğimi bir kez daha anlıyorum.  Edebiyata ilginiz varsa kesinlikle kaçırmayın.

Bir alıntı: "Okumanın zevki, gözlerimizin önünden akıp giden bir başka dünyanın izleyicisi olmaktır...". (s.36-37).

Zamanı Durdurmanın Yolları Zamanı Durdurmanın Yolları / How to Stop Time

Ortalamadan uzun yaşamak ister misiniz? Peki bu süre içinde neredeyse hiç yaşlanmamak? Matt Haig, romanında bu sorulara olası birkaç cevap veriyor. Sıra dışı bir roman var karşımızda. Roman, yaşlanmadan yıllarca yaşayan (1581 yılında doğuyor karakter) Tom Hazard'ın doğumundan günümüze yaşadıklarını konu alıyor. Onun hayatına bakınca, uzun yaşamanın, etrafımızdaki insanlar ölürken pek de bir anlamı olmadığını anlıyoruz. Hele bir de yaşını göstermeyen biri olarak ne kadar çok dikkat çektiğini düşünürsek bu kişinin, yaşaması da o kadar zorlaşıyor. Kitap, bir bugünden bir de geçmişten bahsederek ilerliyor. Tarihi yaşamış bir tarih öğretmeninin (ki bu iyi bir seçim) tarih anlatmasına şahit oluyoruz. Gerçi, bu tarihsel kısım daha fazla uzatılabilirdi. Kitap ayrıca yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacakmış. Sinemada izlemeden önce kitabını okumak isteyenler için hâlâ zaman var.

Bir alıntı: "'Kaygı', diye yazmış Kierkegaard, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, 'özgürlüğün verdiği baş dönmesidir.'" (s.231).

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / The Subtle Art of Not Giving A Fuck

Kafaya takmamak diye bir şey yoktur. Sadece anlamlı ve faydalı şeyleri kafaya takmalısınız. Kitabın anafikri bu ve bu fikri de dokuz bölümde okuyucuyla paylaşıyor. Bu bölümler: Çabalama (çaba gösterme demek istiyor), Mutluluk Bir Sorundur, Özel Değilsiniz, Istırap Çekmenin Değeri, Seçim Sizindir, Her Konuda Yanılırsınız, Başarısızlık İlerlemektir, Hayır Demenin Önemi, ... Ve Ölürsünüz. Bölüm içeriklerini doyurucu buldum. Yazar Manson, kendi hayatındaki çıkmazlardan kurtuluşunun okuyucuya da faydalı olacağını düşünmüş. Bunun için açtığı bir blog sayfası da var.  Kitapta vurucu cümleler olduğu gibi, sıradan bir kişisel gelişim kitabında rastlanabilecek cümleler de var. Gerçi yazar, o kişisel gelişim cümlelerine karşıt şeyler yazdığını iddia ediyor. Kısacası, kafaya takacağımız bir şeyler illa olacak, takmaya değer şeyleri takalım.

Bir alıntı: "Aristoteles şöyle demiştir: 'Bir fikri kabul etmeden onunla oyalanmak eğitimli bir zihnin işaretidir.'" (s.135).

Mustafa Kemal Mustafa Kemal / Mustafa Kemal

Farklı bir dille, Mustafa Kemal Atatürk'ün farklı yönleriyle anlatıldığı kitabın eleştirilecek birkaç ve önemli yanı var. İlkin bir kaynakçaya sahip değil. İkinci olarak, bir başlıklandırma düşünülmemiş. Kitabın sonunda bir içindekiler kısmı olsa da bunu içerikte de görmek okumayı kolaylaştırabilirdi. Yılmaz Özdil'in bazı konulardaki eleştirel bakış açısını Atatürk'ün aleyhindeki konularda da göstermemesi kitabın güvenilirliliğini düşürüyor. Bu yüzden kitapta çelişkili ifadeler de görmek mümkün. Bunlar kitabın teknik eleştirisi. Geri kalansa ancak Atatürk ve silah arkadaşlarına duyulacak bir hayranlık olabilir. Atatürk'ün bir dava adamı olduğu, bin bir zorlukla mücadele ettiğine katılmamak mümkün değil. Çok şey öğrendim kitaptan. Bir devleti yeniden ve farklı temeller üzerinde inşa etmek yılmaz bir inanç gerektirebilirdi ve bunlar da iyi ki Mustafa Kemal Atatürk'te mevcuttu. Atatürk'ü anlamak için bu kitap yeterli değil ama bir başlangıç olabilir. Cumhuriyetimizin kurucusunu ve kitapta adı geçen geçmeyen herkesi saygı ve minnetle anıyorum.

Bir alıntı: "'Kitap okumak hususi bir sanattır' diyordu." (s.292).