Kitaplar

Ters Ninja Ters Ninja / Ters Ninja

Ege Görgün'ün tersninja.com isimli sitede yazdığı denemelerini içeren kitap, sinema ile ilgili yazılardan oluşuyor ama bunlara "sadece sinemayla ilgilidir" demek doğru olmayacaktır. "Ters ninja kanunu, özellikle aksiyon filmlerinde kullanılan bir klişedir. Bu kanuna göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazlaysa kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür." açıklamasıyla başlayan kitap, 67 okumaya değer yazıyı barındırıyor. Bunlar arasında bazı sinema yazarlarıyla yapılan kısa röportajlar da var. Sinemayla ilgiliyseniz ve özellikle Türk sinemasını ve arka planda kalmış bilgileri merak ediyorsanız zevk alacağınız bir okuma olabilir. Beğendim.

Bir alıntı: "İnanç perdesi ne kadar kalın olursa, akıl güneşi o kadar geç doğar." Sinan Çetin (s.90).

Freud Bu İşe Ne Derdi? Freud Bu İşe Ne Derdi? / What Would Freud Do?

Kitabın künyesine göre Çin'de basılmış bir kitap "Freud Bu İşe Ne Derdi?". "Nasıl Biriyim?", "Neden Böyle Davranıyorum?", "Diğer İnsanlar", "Neler Oluyor?" ve "Kendimi Nasıl Geliştirebilirim?" isimli bölümler altında, 30'dan fazla soruya psikoloji bilimi açısından verilmiş cevaplar var kitapta. Bu cevaplar, resim, grafik ve çizimlerle daha zengin hale getirilmiş.  Her soruda, ilgili soruya cevap vermek için kullanılan görüş ve teoriler, bu görüş ve teorilerin sahiplerinin adı özellikle belirtilerek verilmiş. Serinin Nietzsche Bu İşe Ne Derdi? adında başka bir kitabı daha var. Sanıyorum o da iyi bir kitap.

Bir alıntı: "Başka insanların sınırlı algılarının bizi tanımlamasına izin vermemeliyiz." Virginia Satir (s.24).

Kızımla Ekonomi Sohbetleri-Kapitalizmin Kısa Tarihi Kızımla Ekonomi Sohbetleri-Kapitalizmin Kısa Tarihi / Talking to My Doughter About the Economy: A Brief History of Capitalism

Yunanistan eski ekonomi bakanının yazarlığını yaptığı kitap,  kızıyla ekonomi ve kapitalist sistem hakkında sohbet eden ekonomist bir babanın düşüncelerinden oluşuyor. Eğlenceli ve bilgilendirici bir dil var kitapta. Yazım yöntemi olarak, temel bir soru ve bunun başlıklandırılmış cevaplarını içeren bir yazım yöntemi kullanılmış. Örneğin, ilk bölümü: "Neden Avustralyalı Aborijinler İngiltere'yi İşgal Etmedi?" sorusu ile başlıyor ve "Piyasalar ve Ekonomiler: Apayrı İki Kavram", "İki Büyük Sıçrama: Konuşma ve İhtiyaç Fazlası", "Yazı" gibi alt başlıkları içeriyor. Yazar, kitabı dokuz günde yazmış ve hiçbir kaynakça kullanmamış. Böylesi bir kitap için de uygun olmuş. Kapitalist sistemin tarihini eğlenceli bir biçimde okumak isterseniz bu kitaba bakabilirsiniz. Muadili, Mahfi Eğilmez'in Dünya Ekonomisi kitabı olabilir. Her iki kitabı da beğenerek okudum.

Bir alıntı: "Kurban olmaktan beteri kendi kurbanlığınla suçlanmaktır herhalde." (s.84).

Bana Yalan Söylediler Bana Yalan Söylediler / Everybody Lies: Big Data, New Data, and What the Internet Can Tell Us About Who We Really Are

Adına yakışır bir içerik var kitapta. Özellikle sosyal medya verilerinin toplanmasıyla yapılan çıkarımlar, bireysel olarak kendimize tuhaf gelmese de toplumsal olarak kabul edilmesi zor gerçeklere değiniyor. Yazar, Google ve diğer veri kaynaklarını kullanarak, kullanıcıların yaptığı aramalardan, gerçekte ne düşündüklerini ortaya koyuyor. Bunun için de büyük veriyi kullanıyor. Sadece Google değil, porno sitelerinde yapılan aramaları da araştırmasına konu ediyor. Yöntemi, gerçeği ortaya çıkarmaya yönelik. Örneğin, kitabın Giriş bölümünde şöyle deniliyor: "İnsanların zaman zaman Google'da bir şey aramaktan ziyade Google'la sırlarını paylaştıklarını düşününce, bu tespitin doğruluğu iyice açığa çıkıyor." Kitapta sekiz bölüm var. Her biri ilginç ve kimileri için şok edici gerçekleri açığa çıkarıyor. Yazarın "Dijital Hakikat Serumu" adını verdiği dördüncü bölüm oldukça ilgi çekici. Bu bölümde, insanların gerçekte ne düşündüklerini öğrenmenin üç değişkene bağlı olduğu söyleniyor. Bunlar: İnternet, yalnız başına olma ve anket yapan birinin olmaması. Fikirlerimizde başkalarına karşı dürüst değiliz ama internet aramalarında dürüstüz demek istiyor. Beğenerek okudum.

Bir alıntı: "Örneğin, bir erkek ile bir kadının ilk buluşmada nasıl konuştuklarına bakarak ikinci kez buluşup buluşmayacaklarını tahmin edebiliriz." (s.67).

Büyük Muztaripler (Schopenhauer-Nietzsche-Tolstoy) Büyük Muztaripler (Schopenhauer-Nietzsche-Tolstoy) / Büyük Muztaripler (Schopenhauer-Nietzsche-Tolstoy)

1932 yılından bir felsefe-biyografi kitabı. Yazar Suut Kemalettin, Shopenhauer, Nietzsche ve Tolstoy'un hayatlarını ve bazı önemli eser ve düşüncelerini kısa bir biçimde açıklamış. Basıldığı yıl gözönüne alındığında, kıymetli bir çalışma. Dili eski ama anlaşılmayacak düzeyde değil. Hem arada bir sözlüğe bakmanın da zararı yok. Samimi bir dili var üstelik. Adı geçen kişilerin hayatlarını bir yerlerden okumuş olabilirsiniz ama 1932 baskılı bir kitaptan okumanın zevki de farklı olabilir.

Bir alıntı: "Bu cehennemin ısıran alevlerile yanmış bağrımızı biran saracak rüzgârı, bu yanan çölde kuruyan ruhumuzu ebedî sükûnetile ıslatacak cenneti nerede bulmalı? Sehopenhauer bize o rüzgârı, o cenneti gösteriyor: O rüzgâr san'at, o cennet riyazettir." (s.26).