Kitaplar

Karakter Aşınması: Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri Karakter Aşınması: Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri / The Corrosion of Character: The Personal Consequences of Work in the New Capitalism

Tüm tecrübelerimizin kişiliğimiz üzerinde etkisi olduğunu söyleyenler olduğu gibi, aksini iddia edenler de var yani insanın kişiliğinin değişmediğini. Sennett 1998 yılında yazdığı bu kitapta, yeni kapitalizm denilen düzenin çalışanlar üzerindeki etkisini ele almış. Özetle, 1800'lerin sonunda ortaya çıkan kapitalist iş hayatının, adı, teknolojileri veya yönetim araçları değişse de çalışan üzerindeki olumsuz etkisinin devam ettiğini belirtmiş. Kitapta beğendiğim şeylerden biri, Sennett'in bir kavramdan bahsetmeden önce o kavramın kökeninden bahsetmesi oldu. Daha Önsöz'de kariyer (İng.Career) kelimesiyle başlıyor bu durum. Kitabın bölüm isimleri de anlamlı. Sekiz bölümün isimleri şöyle: Sürüklenme, Rutin, Esnek, Okunaksız, Risk, İş Etiği, Başarısızlık ve Tehlikeli Bir Zamir.

Bir alıntı: "Michel Foucault'nun söylediği gibi, disiplin kişinin kendisini cezalandırmasıdır." (s.120).

Araştırma Deseni Araştırma Deseni / Research Design

Araştırma yöntemleriyle ilgili yazılmış pek çok kitap var. Bunlar da genellikle -doğal olarak- birbirinin benzeri oluyorlar. Yazar Creswell, araştırma yöntemleri konusunda, özellikle nitel yöntemler konusunda adı literatürde sıklıkla geçen biri. Araştırma yöntemleriyle ilgili Türkçe'ye çevrilmiş birkaç kitabı var. Bu kitabında, nicel, nitel ve karma yöntemlerle ilgili olarak, başlangıç seviyesinde bilgilere yer verilmiş. Bol örnekli, çevirisi yer yer Türk okuyucuya özel bilgiler veren (örneğin, tez aramalarında YÖK'ün Ulusal Tez Merkezi sistemini örnekleyen), dil açısından yeterli düzeyde olan kitaptaki sorun, Amerikan tarzı olması. Bununla neyi kastediyorum? Konuya bir türlü girmiyorlar. Sürekli "şundan şundan bahsedeceğiz" diyorlar yani sonraki sayfaların reklamını yapıyorlar ama konuyu ele alışları o kadar göz alıcı olmuyor. Bir de aşırı tekrar içeriyorlar; aynı şeyi, kitabın farklı sayfalarında okumak mümkün olabiliyor. Tabi, tekrar, öğrenme açısından faydalı da. Kitapta bir şeyin de karıştırıldığını düşünüyorum. Bu da: makalelerin başında "Özet"ten hemen sonra yer alan "Giriş" başlığı ile bir metnin "başlangıç" kısmı anlamına gelen "girişi" kavramındaki ayrıma dikkat edilmemiş olması. Kitapta 10 bölüm var ve özellikle ilk dört bölüm, araştırmaya yeni başlayanlar için daha faydalı olacaktır. Çeviri için emek veren tüm hocalarımıza kendi adıma teşekkür ederim.

Bir alıntı: "Genel manasıyla sosyal bilimlerde araştırma, dünyayı anlama, yorumlama ve dönüştürmeye yönelik sistemli ve belirli kurallar çerçevesinde yürütülen tüm faaliyetleri kapsamaktadır." (s.xxix).

Akıl Tutulması Akıl Tutulması / Eclipse of Reason

Bazı kitapları okumak için daha sakin, daha konsantre bir ruh haline sahip olmak gerekiyor. Horkheimer'in kitabı da böyle yaklaşılması gereken kitaplardan biri.  Kitabın arka kapağında, kitap için "Pragmatizmi ve onun temelinde yatan pozitivizmi eleştirirken, Batı düşüncesinde Akıl kavramının tarihini, önce hurafeye ve mitosa karşı mücadelesini, ardından kendisinin de bir hurafeye dönüşmesini tartışmaktadır." diyor. Bu tartışma 160 sayfa sürüyor. Kitabın başlangıcında çevirmenin 48 sayfalık bir önsözü var. Bu kısım, Horkheimer'ı, düşüncelerini, çevresini ve yaşadıklarına ışık tutuyor.  Eser beş başlıktan oluşuyor: Araçlar ve Amaçlar, Çatışan Reçeteler, Doğanın Başkaldırması, Bireyin Yükselişi ve Düşüşü, Felsefe Kavramı Üzerine. Sayfalar geçtikçe okuması kolaylaşan kitapta, üç ve dördüncü bölümler en rahat okuduğum bölümler oldu. Eseri okurken bir yerden sonra okuyucunun da aklı tutulabilir :)

Bir alıntı: "Nazi sisteminin etkisiyle bireyselliğin kabuğu çatladı ve geçmişte Spangler'in 'yeni kaba insan' dediği o atomlaşmış, anarşik insanoğluna benzer bir şey çıktı ortaya." (s.148).

Denemeler- Güvenilir Öğütler ya da Meselelerin Özü Denemeler- Güvenilir Öğütler ya da Meselelerin Özü / Sermones Fideles Sive Interiora Rerum

Kitapta bahsedildiğine göre, Bacon'un Denemeler'i 1612 ve 1625 yıllarında İngilizce, 1638 yılında da Latince olarak basılıyor. Okuduğum bu nüshanın çevirisine 1638 yılındaki Latince baskı temel olmuş. Çevirmenler her bir denemede, İngilizce baskılardaki farklılıkları belirtmişler. Böylelikle, diğer baskılar hakkında bilgi sahibi olunabiliyor. Denemeler denilince akla ilk gelen Montaigne'nin Denemeler'i oluyor. Onun da ilk baskısı 1580 yılında yapılmıştı. Bacon'un Denemeler'i Montaigne'ye göre daha az kapsamlı ve başlıktaki konuya daha çok odaklanmış olarak karşımıza çıkıyor. Montaigne'nin, kendisinin de itiraf ettiği üzere, konuları dağıtan bir üslubu vardı. Kitapta 56 farklı konu ele alınmış. Birkaç tanesi dışında diğerleri ilgi çekici. Kitabın Sunuş ve Latince baskısıyla ilgili açıklamalar da kitaba giriş açısından başarılı olmuş. Eserin sonunda yer alan, "Kişiler Sözlüğü" de kitapta adı geçen şahsiyetleri kısaca açıklıyor. Hızlı okunan, üzerinde düşündüren iyi bir kitap. Hasan Âli Yücel Dizisinde çok hoş kırmızı bezli bir ciltli baskısı da mevcut.

Bir alıntı: "İtalyanların bir sözü vardır: 'Sospetto licentia fede (Kuşku inancı savar)', sanki kuşku inancı kovabilirmiş gibi. Oysa kuşku kendini rahatlatabilmek için, inancı daha da körüklemek zorundadır." (s.148).

İntihar İntihar / Le Suicide Étude de Sociologie

Modern sosyolojinin kurucularından biri sayılan Fransız Émile Durkheim'in intihar üzerine yazılmış kitabı, ilk basıldığında ilgileri üzerine çekmese de kısa bir süre sonra popüler olan bir kitap. Konuyu ele alışı ve ortaya koyduğu ispatlar açısından da farklı bir yeri var. Eser kendi içinde üç kitap ve 13 bölümden oluşuyor. İlk kitap, Durkheim'in intiharın sebeplerine yönelik yanlış iddialara getirdiği açıklamalardan oluşuyor. İkinci kitap, Durkheim'in intihar sınıflandırmasını açıklıyor. Buna göre intihar türleri, bencil, özgeci ve kuralsız olmak üzere üç tanedir. Son kitapta ise Durkheim'in intiharın sebebi olarak gösterdiği "toplumsal oluş" konusu inceleniyor. Kitabın tamamında iddiaları ispatlarken istatistiksel pek çok tablo kullanılmış. Tabi kitabı okurken, bu tabloların 1800'lü yıllara ait olduğunu unutmamak gerekiyor. Kitabın ilk yayım tarihi 1897 çünkü. Durkheim'in konuları ele alış biçiminden etkilendim. İddia ve eleştirilerini tek tek ve yavaş yavaş ele alan Durkheim'in cümleleri aynı sebeple sıkıcı da olabiliyor. Özellikle, her bölümün giriş kısımlarında verdiği bilgiler hayli ilgi uyandırıcı ama bölümler ilerlerken (özellikle sayısal ispatlara girildiğinde) bu ilgi kaybolabiliyor. Bunda verilerin 100 yıldan eski olmasının da etkisi var tabi. Uzun süren ama bilgilendirici bir okuma oldu benim için.

Bir alıntı: "İyilik ve kötülük arasındaki zıtlık halk arasında düşünüldüğü kadar keskin değildir. Hissedilmeyecek bir farkla birinden öbürüne geçilebilmektedir. Aralarındaki sınırlar belli belirsizdir." (s.391).