Kitaplar

Hukuku Sinemada Görmek Hukuku Sinemada Görmek / Hukuku Sinemada Görmek

Kitap, 11 farklı yazarın, 11 farklı filmi hukuk kavramları açısından incelemesinden oluşuyor. Aslında sadece hukuk demek haksızlık olur. Bazı filmler için alt metin okumaları da yapılmış. Bir yerde, film okuması denebilir buna. Filmlerden bazılarını izlememe rağmen kitap, bunları yeniden izleme isteği uyandırdı. Sinema okumalarıyla ilgilenmek istiyorsanız bilginizi bir üst aşamaya çıkarabilecek bilgiler var. Epeydir bekletmeme rağmen birkaç saat içinde okuduğum bir kitap oldu. Beğendim.

Bir alıntı: "'İkinci tecavüz' kavramı mağdurun soruşturma ve kovuşturma aşamasında yer alması ve kadının yaşadığı acıların duyarsızca tekrar tekrar anlattırılıp yaşatılması demektir." (s.58).

Sevme Sanatı Sevme Sanatı / The Art of Loving

Kapak tasarımından mıdır bilmiyorum, bu kitabı okumayı şimdiye kadar hiç istememiştim. Bir de adında "sanatı", "gizemi", "sırrı" gibi ifadeler olan kitaplara mesafeliyim. Gerçi, Erich Fromm bu gruba dahil edilemezdi ama şimdiye kadar okumamıştım işte. Okuduğum "Freud Bu işe Ne Derdi?" isimli kitapta, Sevme Sanatı'na fazlaca atıf görünce okumaya karar verdim. İyi de oldu bu. Fromm'un sevgi kavramıyla karıştırılan duygulardan bahsetmesi, düşüncelerimi onaylar nitelikteydi. Ben de sevgi ile kıskançlığı, alışkanlığı, sahip olmayı(!) karıştırdığımızı düşünüyorum. Fromm kitabında şöyle diyor: "Sevgi zorunluluk altında değil, yalnızca özgürlük içinde gerçekleşebilecek bir eylemdir; insanca güçlerin ortaya dökülmesidir. Sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir: Sevgi vermektir, almak değildir." Bu küçük kitap yukarıdaki fikirler eşliğinde dört bölümden oluşuyor. Fromm önce, "Sevmek bir sanat mıdır? sorusuna cevap veriyor. Sonra da "Sevgi Kuramı"ndan bahsediyor. "Sevgi ve Çağdaş Batı Toplumunda Sevginin Soysuzlaşması" ile "Sevginin Uygulanması" da kitaptaki diğer bölümler. Fromm sevgi nesnelerini; kardeş, anne, cinsel, tanrı sevgisi ve kendini sevme olarak ayırıyor. Birkaç saat içinde okunabilecek ama üzerine uzun süre düşünülebilecek bir kitap.

Bir alıntı: "İnsanın kattığı anlam dışında yaşamın hiçbir anlamı yoktur; insan başkalarına yardım etmediği sürece yapayalnızdır." (s.71).

Yedi Ucuz Şey Üzerinden Dünya Tarihi Yedi Ucuz Şey Üzerinden Dünya Tarihi / A History of the World in Seven Cheap Things A Guide to Capitalism, Nature and the Future of the Planet

Yedi ucuz şey, zaman içinde değeri azalan ve belki de bazıların hiç değerli olmadığı; doğa, para, emek, bakım, gıda, enerji ve yaşamdan bahsediyor. 38 sayfalık, diğer kitaplara göre fazla sayılabilecek bir girişe sahip olan kitap dünya tarihine ışık tutuyor. Çevirisi iyi olan kitabın zaman zaman sıkıcı olduğunu itiraf etmeliyim. Bunda yıllar önce okuduğum ve dünya tarihi adına pek çok bilgi edindiğim, Henry Hobhouse'un dünya tarihini değiştiren yedi bitkiden bahsettiği "Değişim Tohumları" isimli kitabın tadını bulamamam olabilir.  Dünya tarihini çeşitli açılardan ele alan kitaplar arasında, henüz okumadığım, "Dünyamızı Değiştiren On İki Hastalık" ve "Altı Bardakta Dünya Tarihi" isimli kitaplar da var. Yedi Ucuz Şey iyi bir kitap, özellikle, doğa, para, emek ve gıda bölümleri ilgimi çekti. Kitabın kaynakçası da girişi gibi uzun; tam 73 sayfa ki kitap zaten 286 sayfa.  Dünya tarihine bir de "ucuzluk" açısından bakmak isterseniz faydalı bir okuma olabilir.

Bir alıntı: "Çalışmak asla eğlence anlamına gelmedi. Çalışmak kelimesinin karşılığı olan, Fransızca travail ve İspanyolca trabajo sözcüklerinin etimolojisine bakın: Latince kökleri, 'işkence etmek, ıstırap veya acı çektirmek' anlamına gelen trepaliare'dir." (s.101).

Ters Ninja Ters Ninja / Ters Ninja

Ege Görgün'ün tersninja.com isimli sitede yazdığı denemelerini içeren kitap, sinema ile ilgili yazılardan oluşuyor ama bunlara "sadece sinemayla ilgilidir" demek doğru olmayacaktır. "Ters ninja kanunu, özellikle aksiyon filmlerinde kullanılan bir klişedir. Bu kanuna göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazlaysa kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür." açıklamasıyla başlayan kitap, 67 okumaya değer yazıyı barındırıyor. Bunlar arasında bazı sinema yazarlarıyla yapılan kısa röportajlar da var. Sinemayla ilgiliyseniz ve özellikle Türk sinemasını ve arka planda kalmış bilgileri merak ediyorsanız zevk alacağınız bir okuma olabilir. Beğendim.

Bir alıntı: "İnanç perdesi ne kadar kalın olursa, akıl güneşi o kadar geç doğar." Sinan Çetin (s.90).

Freud Bu İşe Ne Derdi? Freud Bu İşe Ne Derdi? / What Would Freud Do?

Kitabın künyesine göre Çin'de basılmış bir kitap "Freud Bu İşe Ne Derdi?". "Nasıl Biriyim?", "Neden Böyle Davranıyorum?", "Diğer İnsanlar", "Neler Oluyor?" ve "Kendimi Nasıl Geliştirebilirim?" isimli bölümler altında, 30'dan fazla soruya psikoloji bilimi açısından verilmiş cevaplar var kitapta. Bu cevaplar, resim, grafik ve çizimlerle daha zengin hale getirilmiş.  Her soruda, ilgili soruya cevap vermek için kullanılan görüş ve teoriler, bu görüş ve teorilerin sahiplerinin adı özellikle belirtilerek verilmiş. Serinin Nietzsche Bu İşe Ne Derdi? adında başka bir kitabı daha var. Sanıyorum o da iyi bir kitap.

Bir alıntı: "Başka insanların sınırlı algılarının bizi tanımlamasına izin vermemeliyiz." Virginia Satir (s.24).