Kitaplar

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens Hayvanlardan Tanrılara Sapiens /

- Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü?
- Para neden herkesin güvendiği tek şey?
- Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen?
- Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar?
- Geleceğin dini bilim mi?
- İnsanların miadı çoktan doldu mu?

100 bin yıl önce Yeryüzü'nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak?

Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim'le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor.

Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir?
(Tanıtım Bülteninden)

Doğuştan Yalancı Doğuştan Yalancı /

Ian Leslie, Doğuştan Yalancı'da okuru, aldatmaya dair psikoloji, nörobilim ve felsefe alanından son gelişmelerin yer aldığı keyifli bir fikir turuna çıkarıyor; çocukluğumuz, kariyerimiz ve sağlığımızın yanı sıra reklamcılıkta, siyasette, sporda ve savaşlarda yalanın oynadığı rolü inceliyor. 

Aziz Augustinus, Charles Darwin, Sigmund Freud ve Joni Mitchell gibi değişik şahsiyetlere odaklanarak insanın yazılımındaki hata olmak bir yana, yalanın benliğimizde önemli bir yere sahip olduğunu, aldatmanın dinamiklerini anlamadan kendimizi anlamanın mümkün olmadığını savunuyor.

Doğuştan Yalancı heyecan verici hikâyelerle dolu. 1944'te, Anzio sahilinde yaralı askerler için yapılacak en iyi yardımın onlara yalan söylemek olduğunu keşfeden genç bir doktorla tanışacak, Saddam Hüseyin'in zihnine girecek, yalan makinesini alt eden bir ajanın ve televizyonda bir milyon sterlin kazanmak uğruna hile yapmaktan suçlu bulunan bir adamın hikâyesine tanık olacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Beyin Oyunları Beyin Oyunları /

Bir farkındalık, iyileşme ve keşif kitabı. Birini tanımanın en kolay yolu, ona insanlar hakkındaki düşüncelerini sormaktır. Tıpkı bu cümle kadar basit gerçeklerin ışığında, sıra dışı sonuçlara ulaşabilirsiniz. Beyin Oyunları, bilinçaltınızın gücünü keşfetmeniz için yazıldı. Kendi gücünüzden ne kadar haberdarsınız? Çevrenizi ve doğru bildiğiniz yanlışları nasıl değiştirebilirsiniz? Yazarın yaşanmış hikâyeleriyle bezeli Beyin Oyunları, kolayca okuyup, uygulayabileceğiniz tüyolarla dolu. Bu kitabı defalarca sindire sindire okurken devamını iple çekiyor olacağım.
-Alper Utku Management Centre Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı-

Beyin Oyunları için yorum yazmamı isteyen e-posta bana ulaştığında saat 19'u gösteriyordu, Barcelona-A. Madrid şampiyonlar ligi maçını seyretmeyi planlıyordum; sabah 5 uçağıyla uzun bir seyahate çıkacaktım. Bir göz atayım diyerek okumaya başladım. Ne mi oldu? Birkaç sayfa derken koca kitabı bir çırpıda okudum, maç ise sona ermişti.
-Abdullah Karacık New Life Yaşam Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi-

30 yıllık dostluğumuz süresince iş ve özel hayatımda nerede sıkıştıysam Tamer yanımdaydı. Şimdi kitabı ilk okuyanlardan biri olma mutluluğuna eriştim ve kitabın satırlarıyla birlikte bu yıllar gözümün önünden film şeridi gibi geçti…
-Op. Dr. Levent Afşar-

İnsan zihni keşfedilmeyi bekleyen uçsuz bucaksız bir coğrafya. Yapabileceğimiz en değerli şeyse birbirimizin keşiflerine destek vermek. Sevgili Tamer kendi yolculuğunu başkalarının yolculuklarına bir rehber haline getirmiş...
-Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Kuşçu-

Bana göre sigorta sektörünün en iyi ekip kurucusu, satış koçları arasında yer alan Tamer Demirdelen, birikimlerini kendine saklamıyor. Pazarlama ve satışta çalışarak kariyerini bu alanda yapmak isteyen herkese tavsiye edebileceğim bir kitap yazdığı için kendisine müteşekkirim.
-İhsan Çevik ING Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı-

İşiniz satış olup olmamasıyla ilintisiz olarak tüm yaşamınıza adapte edebileceğiniz değerli bilgilerle süslenmiş hikâyelerden öğrendiklerinizi dost sohbetlerinde paylaşacaksınız. İkinci kitabı şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum.
-Opr. Dr. Abdülkadir Göksel-
(Tanıtım Bülteninden)

Mastürbasyon İlmi Üzerine Mastürbasyon İlmi Üzerine /

Herkesin kadın cinselliğinin bastırılması üzerine ahhkam kestiği bir ortamda , erkek cinselliğinin nasıl baskılandığı konusunda değişik bir okuma.
İnsanın ayağa ilk defa ellerini masturbasyon yapmak için serbest bırakmak amacıyla kalktığına inanmak için sebebimiz var.
(Tanıtım Bülteninden)

Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey Sen, Ben ve Aramızdaki Her Şey /

Acı, onu araştıran ve anlayan herkes için muhteşem bir bilgidir. Acı, yaşama ve yaşadıklarımıza verdiğimiz değeri gösterir. Bir terapi oturumunda ağlayan eşinin gözyaşlarına hiçbir anlam veremediğini söyleyen ve "Ben hiç ağlamadım," diye övünen birine, "Sizin için çok üzüldüm," demiştim. "Niye?" diye sorduğunda ise, "İnsanın yaşamında ağlayacak kadar değer verdiği hiçbir şeyin olmaması çok acı verici de ondan," dediğimi hatırlıyorum.

Neredeyse, "Çözüm yoksa sorun da yoktur," biçimindeki aşırı pragmatik bir anlayışın pompalandığı bir dünyada, kim acıyı derinlemesine incelemek ve gösterdiği adresi bulmak ister ki? Bu kitabın bazı bölümleri ve özellikle sadakatsizliğe ayrılan bölümü, kendi acısından öğrenmeyi ve anlam çıkarmayı amaçlayan insanlar için yazıldı... Acı yaşamın kaçınılmazlarından biridir. Ancak acı çekmekten daha da önemli olan Acı Çekmeye Değer Bir Yaşam Öyküsü'ne sahip olabilmektir.

Bu kitap yalnızca sadakatsizlik gibi travmatik yaşantıları daha iyi anlamak ve onları daha az acıyla geride bırakarak yaşama devam etmenin yollarını aktarmak için yazılmadı. İnsan yaşamının vazgeçilmez bir yanılsaması olan aşk ve neredeyse felaket sayılabilecek olumsuz sonuçlarına rağmen halen dünyanın en büyük gönüllü organizasyonu olarak ayakta kalmayı başaran evlilik de, bu kitabın konularından bazıları oldu. Evlilik, Abd ve İngiltere gibi birçok ülkede kendisine başvuranların yarısını hayal kırıklığına uğratan ve iflas ettiren bir kurum. Başka bir deyişle istatistikler, birçok ülkede iki evlilikten birinin boşanma ile sonuçlandığını göstermekte. Eğer bu istatistikler yapacağınız evlilikle ilgili değil de bir iş ortaklığı ile ilgili olsaydı, yani birisiyle iş ortaklığı yapacağınız sırada istatistiklerine çok güvendiğiniz bir arkadaşınız, "İkinizin iş ortaklığınızın yürüme şansı sadece yüzde 50," deseydi hâlâ tüm varlığınızı bu ortaklığa yatırır mıydınız? Ne gariptir ki iş evliliğe gelince insanların yüzde 90'ından fazlası, yüzde 50 yürüme şansı olan bir ortaklığa yatırım yapabiliyor. Bu kitabın bir bölümü de böylesi bir davranışı daha iyi anlamaya ve evliliklerin daha sağlıklı yürüyebilmesi yönünden yapılması gerekenlere ilişkin görüşlere ayrıldı.

Kitabın bir bölümü ise çoğu kez yalnızca politik doğruların konuşulduğu bir dünyada, politik olarak kolaylıkla yanlış anlaşılabileceği için konuşulmaması beklenen kadın-erkek farklarına ayrıldı. Benzerliklerin eşitlikle eşdeğer anlaşıldığı bir dünyada farklılıkları konuşmak cesaret ister. Oysa gerçekte farklılık, eşitliğe aykırı bir kavram değildir. Doğal olarak erkek ve kadına ait genellemeler her türlü genellemenin içerdiği tüm hataları kapsayacaktır. Ancak kitapta sözü edilen farklılıkların en azından bir kısmı bile gerçekse, bu farklılıkları anlamak birlikte yaşamayı kolaylaştırabilir. Bu anlayıştan yola çıkarak, 'Erkekler Mars'tan, Kadınlar Venüs'ten mi?' başlığı altında farklılıkları mizahla yumuşatarak aktarmaya çalışan bir bölüm eklendi kitaba. Bu bölümün okuyucuları eğlendirirken bir yandan da düşündürebileceğini umuyorum. -Prof. Dr. Mehmet Sungur-