Kitaplar

İnsan Neyle Yaşar? İnsan Neyle Yaşar? /

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.

Cahil: Aforizmalar Cahil: Aforizmalar / Cahil: Aforizmalar

Cahillik, başa belâ, demiş eskiler.
Bugün tam tersi: Cahillik baş tacı.
Yalnız politikada değil, edebiyat, sanat hattâ akademik yaşamda en çok aranan nitelik (üstün nitelik) cahillik.
Cahil olmayana tüm yollar kapalı.
Bu bir fantezi değil, bir gerçek.
(Tanıtım Bülteninden)

Zelot: Nasıralı İsa'nın Hayatı ve Dönemi Zelot: Nasıralı İsa'nın Hayatı ve Dönemi /

İsa kim? Tanrı'nın Oğlu ya da Tanrı mı, yoksa Roma İmparatorluğu'na başkaldıran bir direnişçi mi? Barışçı bir maneviyat öğreticisi mi, politik bir devrimci mi? Bunca yıl İsa hakkındaki gerçek gizlendi mi?

İran asıllı ABD'li ilahiyat profesörü ve yazar Reza Aslan, Nasıralı İsa'nın hayatını ve o dönemi anlattığı Zelot'la, Hıristiyan dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Aslan, tutucu Hıristiyan kesimin şiddetli tepkisiyle karşılaştı.

2000 yıl önce, gezgin bir Yahudi vaiz ve şifacı, takipçileriyle birlikte Tanrı'nın Krallığı'nı kurmak için Celile topraklarında dolaştı. Başlattığı devrimci hareket, kurulu düzene karşı öylesine büyük bir tehditti ki; yakalanmasına, işkence görmesine ve bir devlet suçlusu olarak idam edilmesine yol açtı.

Utanç verici ölümünden on yıllar sonra, takipçileri ona 'Tanrı' diyeceklerdi. Peki o gerçekten Tanrı mıydı?

Zelot, Nasıralı İsa'nın hayatı ve misyonuyla ilgili; radikal ve dönüştürücü yapısını doğrulamakla birlikte şu ana kadar anlatılagelen hikâyelere yeni bir bakış açısı getiriyor ve ezberleri bozuyor. Sorgulatan ve akıcı anlatımıyla bir roman tadında olan Zelot, özenle yazılmış bir biyografi. Tarihin en etkin karakterlerinden birinin portresi; aynı zamanda bir dönemin ve bir dinin doğuşunun anlatıldığı bir inceleme.

"Sürükleyici... Aslan Kutsal Kitap'la bilimi sentezleyerek özgün bir hikâye yaratıyor"
-The New Yorker-

"Duru ve zekice yazılmış, sürükleyici bir kitap."
-Los Angeles Times-

"Büyüleyici ve ikna edici… Aslan, İsa'ya, modern Hıristiyanlık'ta tasvir edildiği şekliyle; barışsever, 'yüzünün diğer tarafını çeviren', Tanrı'nın gerçek oğlu olarak saygı duyan birisine olabildiğince yaklaşmış… Her ne kadar bu imajı yerle bir etse de."
-The Seattle Times-
(Tanıtım Bülteninden)

Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes I. Cilt Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes I. Cilt /

Dünyanın önde gelen Victoria dönemi ve Sherlock Holmes uzmanlarından Leslie S. Klinger'ın editörlüğünde hazırlanan Açıklamalı Notlarıyla Sherlock Holmes, yalnızca polisiye meraklılarına değil, tüm edebiyatseverlere hitap eden bir çalışma.

Bu dünyanın en ünlü dedektifiyle yeni tanışan okurlar, Klinger'ın her öykünün girişindeki berrak sunumundan yararlanırken; deneyimli Sherlockçular, Victoria Çağı İngiltere'siyle ilgili tarihi bilgilerin yanı sıra Sherlock üzerine üretilen en önemli teorileri de içeren binden fazla notla büyülenecekler. Sherlock Holmes külliyatını içerecek olan üç kitaplık serinin ilk cildi, 1891-1893 arasında Strand Magazine'de yayımlanan öykülerin özgün hallerini içeriyor. Daha sonra Sherlock Holmes'un Maceraları ile Sherlock Holmes'un Anıları adlarıyla kitaplaştırılırken oluşan hataları gideren çalışma, bugüne kadar hazırlanmış en derli toplu ve en kapsamlı Sherlock Holmes külliyatı.

Türk okurları ise bu baskıda dünya okurlarından daha fazlasını elde edecekler: Türkiye'nin en önemli polisiye eleştirmeni Erol Üyepazarcı'nın önsözü! II. Abdülhamit ile Sherlock'un yaratıcısı Sir Arthur Conan Doyle arasındaki saklı kalmış hikaye, bu önsözde gizli... 

Şimdi okumaya devam edin. Elinizde Sherlock Holmes'un toplu öykülerinin uzun ve bilgi dolu bir giriş bölümüyle zenginleştirilmiş "Son Çözümü" var. Korkmayın.

Holmes ve Watson hakkında insanlar ancak sevgi dolu sözler yazabilir. 
John le Carre

Aptalı Tanımak Aptalı Tanımak /

Şu anda Türkiye'ye egemen olan cehâlet yönetimi, toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir. Öncelikle, toplumun bir grup olarak rasyonal düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması, toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. Buna ilâveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir. Tüm bunları yapanların eleştirilmesine, toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen, fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır.

Bahsettiğim yıkım projesi, bir grup kötü niyetli insanın Türkiye'yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır. Kuşkusuz, içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da. Ancak bu projeyi içimizde (ve başımızda) bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum. Ortaya çıkan ve benim kısaca "proje" diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir. Tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur. Zira cahil, çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez. Aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez. Cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar, zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez, olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez. Bu durumda yapabileceği tek şey, bugün Türkiye'de olduğu gibi, toplumsal terör, yani korku yaratmaktan ibaret olur.
(Tanıtım Bülteninden)