Kitaplar

Gülistan Gülistan / Gülistan

Sadi Şirazi'nin Bostan isimli kitabından sonraki kitabıdur Gülistan. Bostan'a göre daha kısa olan bu kitapta, Padişahların Tabiatına Dair, Dervişlerin Ahlakına Dair, Kanaatin Faziletine Dair, Aşk ve Gençliğe Dair gibi başlıkla altında hikâyeler yer alıyor. Sohbet Edeplerine Dair isimli bölüm, en kısa hikâyelerin yer aldığı bölüm. Toplamda 297 alt başlığa yer verilmiş. Kitabın sonunda, yazarın okuyucudan bir isteği var: "Ey bu kitabı okuyan! Onun yazarına ve yazıcısına Allah'tan rahmet dile. Kendin için hayır iste, kitap sahibi için de mağfiret dile." Tüm hikâyeler olmasa da pek çoğunu zevk alarak okudum. Doğu kültürünün önemli eserlerinden biri.

Bir alıntı: "Biri epey zamandır görmediği dostuna dedi ki, 'Nerdesiniz azizim özledik.' Dostu şöyle cevap verdi: 'Özlemek, usanmaktan iyidir.'" (s.152).

Sosyal Mühendislik - İnsan Kandırma Sanatı Sosyal Mühendislik - İnsan Kandırma Sanatı / Social Engineering-The Art of Human Hacking

Orijinal baskısı 2010 yılında, Türkçe baskısı ise 2013 yılında yapılan bir kitap Sosyal Mühendislik. Adındaki "İnsan Kandırma Sanatı" alt başlığı itici görünse de kitabın orijinalindeki "The Art of Human Hacking" ifadesi Türkçe'ye başka nasıl çevrilirdi bilemiyorum. Sosyal mühendislik yazar tarafından şöyle tanımlanmış: "Bir kişiyi 'hedefin' en fazla çıkarına olabilecek ya da olmayabilecek bir harekette bulunması için manipüle etme edimidir." Sosyal mühendislik, insanlardan (hedef) istenilen bilgileri almak, onları belirli bir davranışa yönlendirmek, kapalı kapılar ardındaki bilgileri almak ve bir bilgisayara sızmaya kadar çeşitlikte amaçlar için çalışıyor. Bir yerde, casusluğa benziyor bu amaçlar. Türkiye'de var mı bilmiyorum ama Türkiye dışında bu işi profesyonel olarak yapan firmalar varmış. Özellikle, şirketlerinin güvenliğini test etmek isteyen yöneticiler bu kimseleri kiralıyorlarmış. Bu konuyu ele alan iki filmi önerebilirim. Escape Plan (2013) ve Sneakers (1992). Kitapta şöyle başlıklar mevcut: Bilgi Toplama, Bilgi İfşa Ettirme, Bir Kimliğe Bürünme, Sosyal Mühendislikte Kullanılan Psikolojik İlkeler, Sosyal Mühendisin Araçları, Vaka İncelemeleri. İkna ve manipülasyon konularına ilgi duyuyorsanız hem bu konuları öğrenmek hem de burada kullanılan yöntemlere karşı kendinizi korumak için okuyabilirsiniz. Eserde hatrı sayılır düzeyde yaşanmış olaydan bahsediliyor. Özellikle, daha Önsöz'deki ilk olay sizi kitaba çekecektir. Yazarın Paul Ekman'la birlikte yazdığı, Sosyal Mühendisin Maskesini Düşürmek isimli kitabı da 2018 yılında Türkçe olarak yayımlandı.

Bir alıntı: "Örneğin, iki kapısı (bir dış, bir iç) olan bir binaya yaklaştığınızda ilk kapıyı hiç tanımadığınız bir kişinin içeri girmesi için açık tutarsanız, o kişinin bir sonraki hareketi sizce ne olur? Ya bir sonraki kapıyı sizin için açık tutar ya da kapının siz girene kadar açık kaldığından emin olur." (s.194).

Kurtlarla Koşan Kadınlar Kurtlarla Koşan Kadınlar / Women Who Run With the Wolves

Kitabı okumam da yazar Estés'in ilgili kitabı 25 yılda yazması ve kendisinin ifade ettiği gibi, "dura kalka, gire çıka" oldu. Ayrıntı Yayınları'nın "Ağır Kitaplar" serisinde yer alan kitap, bu seride bulunmayı hak edecek kadar ağır. Eseri okumayı zorlaştıran unsur, yazarın her ayrıntıyı açıklaması ve bunu tekrarlayarak devam ettirmesi.  Kitabın okunması ciddi konsantrasyon gerektiriyor. İçinde ne var? Bir kurda benzetilen "vahşi kadın"ın hayat yolculuğunun 16 bölümde, 16'dan fazla hikâye ve bu hikâyelerin açıklanmasıyla anlatılması var. Hikâye deyince, bunları okunur okunmaz anlaşılan hikâyeler olarak görmeyin. Her biri arkasında derin anlamlar, metaforlar (benzetmeler) ve göndermeler içeren hikâyeler. Özellikle arketip ve simgesel anlatımın bol bol örneklendiği hikâyeler bunlar. Eski Latin geleneğinde, "cantadora" denilen kişiler varmış. Yazarımız da bunlardan biri. Cantadora, eski öyküleri toplayıp saklayan kişilere deniliyormuş. Yazar hem bir psikanalist hem de bir cantadora olarak hikâyelerini paylaşıyor. Bununla birlikte, bu kitap serinin ilk kitabıymış. Asıl kitap 2200 sayfa ve 100 öyküden oluşuyormuş. Estés bunu şöyle ifade ediyor: "Kurtlarla Koşan Kadınlar içsel hayat üzerine 100 masalı kapsayan beş bölümlük bir dizinin ilk kısmıdır." Adı; masal, öykü ya da hikâye olsun bu edebiyat türünün "iyileştirici" bir etkisi olduğunu biliyoruz. İşte bu kitap da özellikle kadınlara iyileştirici olma özelliği taşıyor. Bu kitaptan yaklaşık 650 yıl önce yazılmış Decameron'un amacı da buydu. Kitabın sonunda, kurtlara benzetilen vahşi kadının, hangi açılardan benzetilişi, Kurtların Genel Hayat Kuralları olarak, 10 başlık halinde şöyle belirtilmiş:  1.Ye, 2.Dinlen, 3.Aralarda dolaş, 4.Sadakat göster, 5.Çocukları sev, 6.Ay ışığında gevezelik et, 7.Kulaklarını ayarla, 8.Kemiklere kulak ver, 9.Seviş, 10.Sık sık ulu.

Bir alıntı: "Hoşnutsuzluk, anlamlı ve hayat-verici değişikliklere açılan gizli kapıdır." (s.316).

Bostan Bostan / Sadinâme

Daha çok, özlü sözleriyle bilinen Sadi Şirazi'nin, on bölüm, 276 başlıkta, konuşma, hikâye, temsil isimleriyle okuyucuyla buluşturduğu mesellerin yer aldığı iki kitaptan ilkidir Bostan. Diğer kitabı Gülistan'dır ve Bostan'dan sonra yazılmıştır. Hikâye okumaktan hoşlanıyorsanız 13. yüzyıldan kalma hikâyeler ilginizi çekebilir. Kitapta, Adalet ve Hükümdarlık, İhsan ve Cömertlik, Aşk, Velilerin Yolu ve Onlara Muhabbet, Alçakgönüllülük, Rıza, Kanaat, Terbiyenin Etkisi gibi bölümler var. Bir kısmı da Sadi'nin kendi başından geçmiş hikâyeler okunmaya değer.

Bir alıntı: "Senin iyiliğini esas isteyen, 'sende şu kusurlar vardır,' diyen kimsedir." (s.197).

İnsanın Anlam Arayışı İnsanın Anlam Arayışı / Man's Search for Meaning

Bir psikiyatrist için toplama kampı deneyimi, bir psikiyatrik tedavi yöntemi için nasıl bir fırsata dönüşür? Kişinin fikirlerini en derinden sorgulayacağı yerlerden biri herhalde toplama kampları olmalı. Açlık, hor görülme, hastalık, ağır koşullarda çalıştırılma, arkadaşların ölümü vd. zorluklar karşısında hem kendi bilincini kontrol etme hem de inançlarını sorgulama süreci. Viktor E. Frankl bunların tamamını okuyucuya birinci ağızdan aktarıyor. Bir psikiyatristin 2. Dünya Savaşı sırasında esir tutulduğu Nazi kamplarındaki deneyimlerini okuyoruz kitabın ilk bölümünde. İkinci bölümde, bir tedavi yöntemi olarak Logoterapi'yi açıklıyor yazar. Üçüncü bölümde ise iyimserlik üzerine satırlar bulunuyor. Frankl, Logoterapi yöntemiyle, kişinin hayatında ve yaşadıklarında bir anlam bulması halinde psikolojik rahatsızlıklar yaşamayacağını, yaşıyorsa da anlamı bulduğu takdirde, bunlardan kurtulacağını ifade ediyor. Kitabın ilk baskısına kendi ismini koymayan Frankl, kitabın bu kadar popüler olmasını da (kitap 30'un üzerindeki dile çevrilmiş ve 15 milyondan fazla satmış) insanların yoğun anlam arayışına bağlıyor. Üzülerek, öğrenerek, anlayarak ve düşünerek geçen bir okuma zamanı oldu. Psikoloji ve tarihe ilgi duyuyorsanız listenize alabilirsiniz. İyi kitap.

Bir alıntı: "Logoterapiye göre, kişinin kendi yaşamında bir anlam bulma arayışı, insandaki temel güdülendirici güçtür. Freudçu psikanalizde merkezi bir öneme sahip haz ilkesine (ya da buna haz istemi de diyebiliriz) karşıtlık içinde olduğu kadar, Adlerci psikolojinin dayandığı "üstünlük arayışı"na (buna üstünlük istemi de diyebiliriz) da karşıt bir anlam isteminden söz etmemin nedeni işte budur." (s.113).