Kitaplar

Gıdıgıdı Gıdıgıdı / Gıdıgıdı

Aziz Nesin'in iyi öykü kitaplarından biri daha. 24 öykü var. Özellikle son üç öykü; "Allaha Emanet", "Gülmece Öyküsü Nasıl Yazılır?" ve Yeni Dünya Düzeninde Türkiye'nin Yeri" öykülerini diğerlerinden fazla beğendim. "Bendegörsün Asım Bey" isimli öyküyü yazdığında Aziz Nesin, "Diderot Etkisi" nedir biliyor muydu çok merak ettim ama malesef kendisine bunu soramayacağım.

Bir alıntı: "'Camiden yakaladılar' demek, hapisane dilinde 'suçsuzum' demektir." (s.78).

Koltuk Koltuk / Koltuk

Aziz Nesin'in 1957 yılında Kemal Tahir'le birlikte kurduğu, Düşün isimli yayınevinden çıkan ilk kitap olma özelliği taşıyan Koltuk'un orijinal baskısı 22 öyküden oluşuyor. Bu 22 öyküye kitabın 1972 yılındaki 4. baskısına eklenen Bir Memurun Masası isimli öykü de eklenerek 23 öykülük bir kitap yapılmış. Bunun yanında, Yankılar isimli son bölümde, kitap hakkında yazılan birkaç yazı da eklenmiş. Bu bölümde, Peyami Safa'nın yazdığı iddia edilen tahlilin öykülerden önce okunmasını öneririm. Safa, Koltuk kitabını olumsuz yönde eleştirerek, Nesin'i eserinde oldukça fazla sembol, rumuz ve anahtar kelimeler kullandığı, gizlice komünizm taraftarlığı yaptığı konusunda eleştiriyor. Yıl 1959. Safa'nın kitabın dilinin ahlaka aykırı olduğu iddiasıyla gösterdiği örnekler, dönemin ne düzeyde nazik ve saygılı bir yazma kültürü olduğunu örnekliyor. Çünkü "kabalık" olarak verdiği kelime örnekleri bugünün dünyasında hiçbir şey sayılmaz. Safa, küfür etmeden bütünlüklü bir paragraf konuşamayan günümüz insanlarını görse muhtemelen başka bir ülkede bulunduğunu düşünürdü.  23 öyküden 12'sini diğerlerinden daha fazla beğendim.  Özellikle, Satış Meselesi isimli öyküyü çift yıldızla işaretledim. Nesin'in öyküleri insanda yazma isteği uyandırıyor.

Bir alıntı: "Cezaevinde bir hükümlüyü müdürün kollaması, dışarıda bir insanın bir bakandan torpilli olmasından daha önemlidir." (s.32).

Mutluluğun Mimarisi Mutluluğun Mimarisi / The Architecture of Happiness

"Bakir topraklar üzerine yaptığımız evler bu toprakların sunduğu güzellikten daha fazlasını sunabilmeli bize. Mutluluğun ne olduğunu en kusursuz biçimde, en ustaca anlatabilen binalar inşa etmeliyiz. Hiç değilse bu kadarını borçluyuz üzerine binalar dikerek yok ettiğimiz kırlara, ağaçlara, solucanlara."

Mutluluğun Mimarisi'nin son cümleleri bunlar.  Mimari insanı mutlu edebilir mi? İnsanı mutlu edebilecek bir mimari mümkün mü? Klasik tarzdaki mimari mi tercih edilmeli yoksa yenlikçi mi olmalı? Alain de Botton bu kez mimariye el atıyor ve özellikle Avrupa mimarisinden örneklerle insanlığın evim, iş yerim, bahçem, sarayım, sokağım dediği yapıları mercek altına alıyor. Bu mercek altındaki başlıklar da şöyle: Mimarinin Önemi, Binalarımızı Hangi Üsluba Göre İnşa Edeceğiz?, Konuşan Binalar, İdeal Yuva, Binaların Erdemleri ve Toprağın Vaat Ettikleri. Mimari ve sanata ilgi duyanlar için iyi bir kitap diyebilirim. Bol resim ve bilgi okuyucuyu bekliyor. Nedendir bilmem, kendisi de bir mimar olan Elizabeth Farrelly'nin önce mutlululuk sonra da mimariyi konu aldığı kitabının ismi Mutluluğun Sakıncaları idi. Mimarinin mutlulukla bir ilgisi olmalı :) Bu kitap da iyi bir kitaptır. Özellikle mutlulukla ilgili kısımları.

 

Bir alıntı: "Stendhal söylemiş: 'Güzellik bir mutluluk vaadidir. (...) Kaç çeşit mutluluk varsa  güzelliğin de o kadar çeşidi vardır.'" (s.111-114).

Rıfat Bey Neden Kaşınıyor Rıfat Bey Neden Kaşınıyor / Rıfat Bey Neden Kaşınıyor

1965 yılına ait Aziz Nesin kitabında bu kez 16 öykü bulunuyor. Bu öykülerde, hiciv sanatının ince örneklerini görmek mümkün.  Yağmur Yağdı Böyle Oldu, Rıfat Bey Neden Kaşınıyor?, Sizin Memlekette Eşek Yok mu? ve Bu Eve Gazete Giremez öyküleri diğerlerinden daha fazla beğendiğim öyküler oldu. 1997 yapımı Şeytanın Avukatı filminde Avukat Kevin Lomax'ın Şeytan John Milton'a sorduğu "Neden hukuk?" sorusunun cevabını da kitaptaki Kayıp Çocuk öyküsünde buluyoruz. :)

Bir alıntı: "'Politikada veresiye ve taksit muamelem yoktur, ben peşinciyim. Ben böyle dalgalara yatmam. Ya şimdi bakan olurum yada aramızda çıkan prensip anlaşmazlığından ötürü, demokrasiyi kurtarmak için yapacağımı ben bilirim.'" (s.76).

Maçinli Kız İçin Ev Maçinli Kız İçin Ev / Maçinli Kız İçin Ev

Kitabın ilk başlığı olan "Ç..." Aracılığıyla Okurlarıma Mektup metninden, bu kitaptaki öykülerin anlatıcının sevgililerine uydurarak anlattığı öyküler olduğunu anlıyoruz. Bir hikâye sevgiliye anlatılır da kötü olabilir mi? İlk başlığı saymazsak, kitapta 17 öykü var ve hepsi de birbirinden iyi hikâyeler. En beğendiğim öyküler, Son Seyirci, Yalnızlık Vurgunu ve O Geceyi Yazmak öyküleri oldu. Bunların dışında, Bir Sarmaşığın Özyaşamöyküsü, İçimizdeki Ev, Anlat Bana Kendini, Olanaksızı Zorlamak ve Meşe Ağacının Acısı isimli öyküler beğendiğim diğer öyküler oldu. Her bir öykü bir sevgiliye anlatılmasa bile arkadaş sohbetlerinde okunulup üzerine konuşulacak öykülerden. Tavsiye ederim.

Bir alıntı: "Adam 'İçinde yaşadığım ev, hiçbir zaman içimde yaşayan ev olmadı' diye düşündü." (s.81).