Kitaplar

Boğucu Hiçlik-Evcilleştirme, Patolojik Dikkat Dağınıklığı ve Sosyal Medya Üzerine Notlar Boğucu Hiçlik-Evcilleştirme, Patolojik Dikkat Dağınıklığı ve Sosyal Medya Üzerine Notlar / The Suffocating Void Domestication and Pathological Distraction

Uzun bir makale hacminde sayılabilecek kitaba ismini veren "Boğucu Hiçlik" kavramı, "modernliğin talepkâr boşluğu, yazılımcıların ikili kodladığı evcilleştirme sürecine koyun gibi bir itaat" olarak tanımlanmış. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere kitap, yazılımlar, özellikle sosyal medya ve insanları ekrana bağlayan her tür yazılımla ilgili. En çok adı geçen yazılımsa Facebook. Yazarın temel savı, insanların varoluşlarına engel bir "ekran hayatları" olduğu yönünde. Yazar, bu yazılımlar yüzünden hem zaman, hem zihinsel yetenek hem de güvenlik kayıpları yaşadığımızı öne sürüyor. Haksız da sayılmaz. Bu haliyle, zaten bilmediğimiz bir şeyden de bahsetmiyor. Kitap, okuyucuya bir tür "dürtme" yapıyor. Eserin dili buyurgan bir nitelik taşısa da aktardığı konu düşünüldüğünde doğru bir seçim yapılmış sonucuna ulaşılabilir. Kitabın İngilizce metnine internet üzerinden ulaşmak da mümkün. 1976 yapımı Network (Şebeke) isimli filmin sonunda, Howard Beale isimli televizyon sunucusunun televizyon hakkında yaptığı dikkat çekici konuşma, bugün kullandığımız tüm ekranlar için geçerli gibi görünüyor.

Bir alıntı: "Kaybolduk. Bedenlerimiz yerine zihinlerimiz geziyor. İnternet de zincirlerinden boşanan zihinlerimizin arayışında bir vaha oluyor. Huzursuzluğumuz bu işte." (s.34).

Akıllı Homo Sapiens-Dün Ağaçlarda Yaşarken Bugün Nasıl Kozmosu Keşfe Çıktı? Akıllı Homo Sapiens-Dün Ağaçlarda Yaşarken Bugün Nasıl Kozmosu Keşfe Çıktı? / The Upright Thinkers: The Human Journey from Living in Trees to Understanding the Cosmos

Leonard Mlodinow'u Subliminal-Bilinçdışınız Davranışlarınızı Nasıl Yönetir? isimli kitabıyla 2012 yılında tanımıştım. Virgülüne kadar okuduğum ve hayran olduğum bir kitaptı. Mlodinow aslında bir teorik fizikçi yani bir fen bilimci. Subliminal kitabı ise daha çok, sosyal bilimlerin alanına giren bir konuda yazılmıştı. Akıllı Homo Sapiens kitabının ilk sayfalarını okurken şunu düşündüm: Bir fen bilimcinin yazdığı başka bir sosyal bilimler kitabı mı? Kitapta ilerledikçe hiç de öyle olmadığına şahit oldum. Kitabın ilk 125 sayfası sosyal bilimlerle ilgili olsa da geriye kalan 300 sayfa tam da bir fen bilimcinin aktarması gereken konuları içeriyordu. İçeriğe gelecek olursam, kitap üç kısımdan oluşuyor: I.Dik Durup Düşünenler, II.Bilimler ve III.Duyuların Ötesi. Bu kısımlarda 12 ayrı başlık var ve insanın merak ve akıl yeteneklerini kullanmasından kuantum devrimine kadar geçirdiği aşamalar eğlenceli bir dille aktarılıyor. Oldukça şaşırtıcı bilgiler de içeren eserde bana en tuhaf gelen durum, Mlodinow'un sürekli olarak babasından bahsetmesi oldu ki, bunun da sebebini son sayfaya saklamış. Elbette bunu burada paylaşmayacağım :). Kitap bir bilim tarihi geçidi niteliğinde. İnsanlık tarihine adını yazdırmış filozoflardan, fizik, kimya ve biyoloji bilimlerinde isim yapmış neredeyse herkesten bahsediyor. Kitapta, Türkiye'den özellikle iki yerin de adı geçiyor. Bunlar: Çatalhöyük ve Göbeklitepe. İnsan aklının nereden nereye ve nasıl geldiğini merak ediyorsanız bu kitap doğru adres olabilir.

Bir alıntı: "Bir süredir fizik camiasında öyle tuhaf bir durum vardı ki, adeta bir Dünya Kupası maçında sonucu tayin eden gol atılmış ama bunu sadece bir avuç taraftar fark etmiş gibiydi." (s.382).

Pavlov'dan Günümüze Deneylerle Psikoloji Pavlov'dan Günümüze Deneylerle Psikoloji / Pavlov's Dog: And 49 Other Experiments That Revolutionised Psychology

Psikoloji alanında yapılmış 50 ünlü deneyin özeti sayılabilecek kitap, bu deneylere yabancı kimseler için oldukça ilgi çekici olabilir ama ilgili deneyleri farklı kitap ya da makalelerden öğrenmiş okuyucular için tatmin edici olmayabilir. Bununla birlikte, ünlü deneyleri bir araya getirmiş bir eser olarak da kıymetli bir kitap olduğu söylenebilir. Kitabın beğendiğim yanı her deneyin başında, o deneyin yapıldığı yıl, araştırmacılar, deneyin konusu ve kısa bir sonucun verildiği özet kutuları oldu. Elbette buradaki özet bazen yetersiz de kalıyor. Bu sebeple, deneyin ayrıntısına bakmak gerekiyor. Burada da bir sorun var. Bazı deneyler tam olarak açıklanamamış. Bu sorun orijinal metinden mi kaynaklanıyor yoksa çeviri mi buna sebeptir anlayamadım. Bol resimli ve not almak için bol alan barındıran kitap, okuyucunun ilgisini çeken bir nitelikte. Deneylerin anlatılmasında kronolojik bir yol izlenmiş. İlk deney, 1881 yılında Darwin'in solucanların zeki canlılar olup olmadığına yönelik yaptığı deney. Son deneyse 2007 yılında Lenggenhager vd.'nin yaptığı, astral seyahatlerle ilgili bir araştırmaya ait. Eser altı bölüm ve her bölüm, belirli bir tarih aralığında popüler olan konulara göre sınıflandırılmış. Kitabın sonunda küçük bir sözlüğe de yer verilmiş.

Bir alıntı: "Buna araştırma dediğiniz sürece bir akıl hastanesinde neredeyse her şeyi yapabilirsiniz." (s.90).

Hayat Problem Çözmektir-Bilgi, Tarih ve Politika Üzerine Hayat Problem Çözmektir-Bilgi, Tarih ve Politika Üzerine / Alles Leben ist Problemlösen. Über Erkenntnis, Geschicte und Politik

Önsöz'den öğrendiğimize göre, orijinal baskısı 1994 yılında yapılmış kitap, Popper'in bilgi, tarih ve politika üzerine yazdığı makaleler ve yaptığı konuşmaların metinlerinden oluşuyor. Yazarın, Daha İyi Bir Dünya Arayışı kitabının devamı niteliğindeki eserde, ilgimi daha çok, bilgi ve politikayla ilgili olan sayfalar çekti. Eserde iki temel kısım var. Bunlar: I.Doğa Hakkındaki Bilginin Sorunları ve II.Tarih ve Politika Üzerine Düşünceler. İki kısımda toplam 16 başlık var. Kitabın tamamı için ortalama altı okuyucuya hitap etmediğini söyleyebilirim. İlginç bilgiler olsa da özellikle tarih kısmında daha çok, Avrupa tarihine yönelen yazılar okuyucunun ilgisini kaybettirebilir. Bununla birlikte, Popper'in bana göre akıcı dili tüm sayfalarda kendini gösteriyor. Farklı zamanlarda yapılmış konuşmalardan bazıları tekrar bilgiler içeriyor ama bunlar da gözardı edilebilir düzeyde. Kitaba ismini veren, Hayat Problem Çözmektir başlığı ise kitabın 12. başlığı.

Bir alıntı: "Yedi Yıl Savaşları'nda II. Friedrich, halkını ölümün yüzüne bakmaya zorlamaya mecbur kalmıştı. Şu haykırışı meşhurdur: 'Hergeleler, ebediyen yaşamak mı istiyorsunuz?'" (s.217).

Bellek Yanılgısı Bellek Yanılgısı / The Memory Illusion

Bellek ya da hafıza üzerine yazılmış iyi kitaplardan biri de bu kitap. İçinde o kadar çok araştırmadan bahsediliyor ki, kitap, bir literatür taraması özelliği de taşıyor. Bu yorumum elbette bir beğeninin ifadesi. İddiaların farklı araştırmacılarca teyit edildiğini veya reddedildiğini okumak benim gibi okuyucular açısından hatta böyle bir kitaptan beklenen bir özelliktir. Yazar bu araştırmalardan bahsederken karşıt fikirleri savunan araştırmacıların çalışmalarına da yer vermiş. Bu da kitabı iyi yapan özelliklerden biri. Kitapta 10 bölüm var. Bunlardan bazıları: "Doğduğum Anı Hatırlıyorum", "Arılarla Dans", "Subliminal Anılar", "Akıl Oyunları" isimlerini taşıyor. Yazar, belleklerimizin sandığımızdan kırılgan olduğundan ve anılarımızı sürekli yeniden yazdığımızdan bahsediyor. Başından sonuna ilgimi kaybetmediğim bir kitap oldu.

Bir alıntı: "Fotoğrafik bellek diye bir şey olsaydı ki böyle bir şeyin olduğu oldukça şüphelidir, onunla birlikte bellek Photoshop'u diye bir şey de olurdu." (s.119).