Kitaplar

Sosyal Bilimleri Açın-Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılanması Üzerine Rapor Sosyal Bilimleri Açın-Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılanması Üzerine Rapor / Open the Social Sciences

Kitap, farklı dallardan on bilim insanını bir araya getiren Calouste Gulbenkian Vakfı'nın öncülük ettiği projenin bir çıktısı. Rapor olarak tasarlanan proje, iki yılda tamamlanıyor ve 1995'te son halini alıyor. Kitapta dört bölüm var: Sosyal Bilimlerin Tarihsel Kuruluşu, Sosyal Bilimler İçinde Yapılagelen Tartışmalar, Şimdi Nasıl Bir Sosyal Bilim Kurmalıyız? ve Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılandırılması. Açıkçası, kendi alanım olan işletme bilimi ve daha özelde pazarlama adına bir şeyler bulabilmeyi ümit etmiştim fakat bu alanlarda neredeyse bir cümle bile okuyamadım. Daha çok, tarih, psikoloji, ekonomi ve hukuk alanlarına değinilmiş. Sosyal bilimlerin doğa bilimlerinden neden ayrıldığı, doğa bilimlerinden yöntem olarak neleri aldığı, nicel ve nitel yöntemleri nasıl kullandığı gibi konular ele alınmış. Beklediğimi bulamasam da beklemediğim pek çok şey öğrendim.

Bir alıntı: "1945'ten önce, sosyal bilimler kendi içinde, iki kültür arasında bölünmüştü ve sosyal bilimlerin, herkesin kendi tercihine göre, ya doğa bilimleriyle ya da insan bilimleriyle birleşerek ortadan kalkmasını savunan pek çok ses vardı. Başka bir deyişle sosyal bilimler, iki kültür kavramının derin gerçeğini kabul ederek, bunlardan birine ya da diğerine, onların koşullarını kabul ederek dahil olmaya çağrııyorlardı." (s.72).

Ölmüş Eşek Ölmüş Eşek / Ölmüş Eşek

Ölmüş bir eşeğin, arkadaşı Eşekarısı'na Tahtalıköy'den yazdığı 23 mektuptan oluşan kitapta, Nesin'in, dönemin Türkiye'sini hicvedişine şahit oluyoruz. Eşeğin ölmesi, hastaneye götürülmesi, hastanede yaşadıkları ve son olarak gömülmesi mektupların konusunu oluşturuyor. Onyedinci ve onsekizinci mektupları diğerlerinden daha fazla beğendim. Kitap 1957 yılına ait. O günlere bugünden baktığımızda, Türkiye ve Türk insanında çok şeyin değiştiği söylenebilir ama hâlâ değişmemiş bazı şeyler olduğunu da satırlardan çıkarabiliriz. Aziz Nesin öyküleri hiç eskimeyecek sanıyorum.

Bir alıntı: "Nasıl film yıldızı olmanın yolu yatak odasından geçerse, hastane yatağına giden yol da hekimin özel muayenesinden geçer." (s.123).

Derde Deva Randevu No:2 Derde Deva Randevu No:2 / Derde Deva Randevu No:2

Aynı isme sahip serinin ikinci kitabı olan Derde Deva Randevu No:2, okuyucuyu önceki kitaptaki gibi edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimleriyle buluşturuyor. Bu kitapta, Konfüçyüs, Yunus Emre, Balzac, Ahmet Mithat, Arthur Conan Doyle, Halide Edib, Theodor Adorno, Orhan Kemal, Attilâ İlhan, Ursula K. Le Guin, Cemal Süreya, Umberto Eco ve Bruce Lee ile yapılan ve eserlerinden esinlenerek oluşturulan söyleşiler var. Eserdeki çizimler önceki kitapta olduğu gibi Hakan Karataş'a ait. Çizimler siyah beyaz ama Halide Edib ile söyleşideki, yaralı bir askeri gösteren (çizilen asker sanıyorum Murat Menteş), 99. sayfadaki bir çizimde, askerin vücudundaki kan izlerinde kırmızı renk kullanılmış. Siyah beyazın dışında renk kullanılan tek çizim de bu olmalı. Bana göre, önceki kitap daha az sayfalı olmasına rağmen daha iyiydi sanki. Bazı sorular söyleşi yapılan kişiye özellikle bir şeyleri söyletmek için sorulmuş gibi geldi. Yine de beğenerek okudum. Önceki kitabın kapağı sarı kırmızı idi. Bu kitap sarı lacivert. Üçüncü kitabın siyah beyaz olması şaşırtıcı olmayacaktır. Altlarını çizdiğim bolca satır oldu. İyi kitap.

Bir alıntı: Umberto Eco ile söyleşiden "-Görüşleri değiştirmek, yanlışa düşmeyi önler mi? -Elbette hayır. Fakat böylece bir tek yanlışın esiri olmaktan kurtulursunuz." (s.205).

Problem Çözümüne Giriş 101 Problem Çözümüne Giriş 101 / Problem Solving 101

Ünlü McKinsey danışmanlık firmasının çalışanlarından biri olan yazarın, bu şirkette elde ettiği deneyimleri ışığında yazdığı kitap, sorun çözme ve karar alma konularında önce çocuklara olmak üzere, yetişkinler için de ciddi ve eğlenceli öneriler sunuyor. Bir soruna bilimsel yaklaşımın ve sorunu çözmenin yollarını oldukça açıklayıcı biçimde sunan kitap, çizim ve örnekleriyle de ilgi çekici. Kitaptaki konulardan bazıları lisansüstü düzeyde verilen bilimsel araştırma teknikleri konularıyla aynı fakat bu kitabı okuması çok daha zevk verdi. Bu kitabı 10'lu yaşlarda okuyabilmeyi dilerdim.

Bir alıntı: "Hipotez bir önsezidir. Size göre probleminiz için en muhtemel açıklamadır, ancak onu henüz doğrulamamışsınızdır." (s.35).

Süper İyi Günler Süper İyi Günler / The Curious Incident of the Dog in the Night-Time

Christopher John Francis Boone 15 yaşında otizmli bir bireydir. Asal sayılara ve bilime meraklıdır. Bir gün evlerinin karşısındaki evin köpeğinin bir tırmıkla öldürülmüş olduğunu görür. Cinayeti soruşturmaya başlar. Bu soruşturmayla birlikte Christopher, hayatındaki bazı sırları da ortaya çıkaracaktır. Bölüm numaralandırmasından içindeki çizimlere, Christopher'in düşünce dünyasından aslında farkında olmadığımız gerçeklere kadar eğlence dolu bir okuma okuyucusunu bekliyor. Fahrenheit 451'de dendiği gibi, "Kitabı kapağına göre yargılamayın." Kapak bir çocuk kitabıymış izlenimi verse de yetişkinler için de bilgi dolu bir roman.  Bu arada, süper iyi bir gün caddeden peş peşe beş kırmızı arabanın geçmesi anlamına geliyor.

Bir alıntı: "Dünya, hiç kimsenin asla fark edemediği apaçık şeylerle dolu." (s.102).