Kitaplar

Küçük Adamlara Büyük Oyunlar Küçük Adamlara Büyük Oyunlar / Küçük Adamlara Büyük Oyunlar

Etrafımızda, özellikle çocukların etrafında bu kadar tehlike varken, nasıl oluyor da hâlâ hepimiz birer sapığa ya da caniye dönüşmüyoruz? Kitapta filmler ve çizgi filmlerde izleyicilere verilen gizli, satanik, cinsel mesajlar örnekleniyor. Yazar, kendi örneklerini bile yanlış yorumlamış. Şirinler, Voltron, Heman, Ninja Kablumbağalar çocukluğumda izlediğim çizgi filmlerdi. Biz mi iyiydik yoksa saf mıydık bilemiyorum ama o bahsedilen mesajların hiçbirini almadık. Sanıyorum, gizli mesajlardan ziyade, açık verilen mesajlar daha önemli. Yazarın haklı olduğu yerler de var ancak bunların sayısı komplo teorilerinin sayısı yanında "devede kulak" gibi kalıyor. Televizyon programları ya da bilgisayar oyunları hiçbirini abartmamalı. Doğruyu bulmak içinse biraz okuma ve mantıklı düşünme işe yarayacaktır. İnsanları korkutarak sonuç elde edilebilir ama bu korku kültürüyle o mesajları yaydığı iddia edilen film ve oyun yapımcılarından ne farkımız kalır?

Bir alıntı: "... yapılan uygulamalar toplumumuzun çıkarlarına aykırıysa ve zarar veriyorsa, 'özgür' ya da 'demokratik' olmasının hiçbir anlamı yoktur." (s.149).

İskenderiyeli Hypatia İskenderiyeli Hypatia / İskenderiyeli Hypatia

Bilinen ilk kadın şehit(!) bilim insanı Hipatya'nın çizgi romanı. Hipatya'yı 2009 yapımı Agora filmiyle tanımıştım. Hayatını daha çok merak edip bu kitabı okumaya karar verdim ama bir çizgi roman olduğunu bilmiyordum. On beş dakikada biten bir kitap oldu. Hipatya hakkında çok fazla bilgi yok. Merakı ve iradeli duruşuyla tanınıyor. Dünyanın eliptik yörüngesi hakkında düşünen ve bu yörüngeyi öngördüğü düşünülüyor. Hanımefendinin hayatı hakkında bir şeyler öğrenmek için başlangıç kitabı olabilir.

Bir alıntı: "Hayat gizemlerin çözülmesidir. Daha ötelere yolculuk ettikçe daha fazla gerçeği idrak ederiz...Kapımızın önündeki şeyleri anlamaya çalışmak, daha ötelerde yatanları anlamak için en iyi hazırlıktır." (s.29).

Başarı Bilgesi Başarı Bilgesi / Başarı Bilgesi

Kendisini "başarı baz istasyonu" olarak tanımlayan Mümin Sekman'ın başarı, başarısızlık ve bunlara muhatap insanlar hakkında yazdığı kısa ama faydalı fikirlerinden oluşan kitap, sınıflandırmalar açısından bir hayli zengin. Sekman, neredeyse her konuyu sınıflandırarak aktarıyor. Başarının türleri, insanları, düşünceleri vb. Kitapta pek çok özlü söz de bulunuyor. Kitabın dili sade, neredeyse hatasız bir Türkçe kullanılmış ama şu sınıflandırma işi o kadar çok kullanılmış ki, beni rahatsız etti. Kitap, altı çizilecek pek çok satır barındırıyor.

Bir alıntı: "Oscar Wilde'ın Önemsiz Bir Kadın adlı oyununda bir kadın karakter şöyle der, 'biz kadınlar bayılırız başarısızlığa. Erkekler bize sığınırlar, başarısız oldukça..." (s.127).

Medrese v. Üniversite Medrese v. Üniversite / Medrese v. Üniversite

Medrese ve üniversitelerin tarihsel gelişimlerinin incelendiği, üniversitenin medreseye nasıl galip geldiğinin karşılaştırmalı bir analizi. Kitabın ilk iki bölümü az önce belirttiğim amaca uygun ilerlese de sonraki bölümleri özellikle Avrupa olmak üzere ABD'deki üniversitelerin nasıl geliştiği, buradaki öğretim ve yönetim modelleri, yöneticileri, mezunları gibi bilgilere yer vermekte. Kitapta, bilim tarihinde isim yapmış pek çok ünlü ismin nerelerden geçtiği gösteriliyor. Bu isimlerin bir kısmının formel bir öğrenim görmediklerini de öğreniyoruz. Derin bir araştırmanın sonucu olan kitap, Gürüz Hocanın samimi diliyle tatlanmış.

Bir alıntı: "Henry Newman'a göre, üniversitenin amacı mesleki eğitim değil, kişilere geniş bir bakış açısı, zihinsel kıvraklık, kritik düşünme alışkanlığı ve toplumsal ve siyasal etkileşim kapasitesi kazandırmaktır." (s.219).

'Evet' Boyun Eğmeden Anlaşmaya Varmak 'Evet' Boyun Eğmeden Anlaşmaya Varmak / Getting to Yes Negotiating Agreement without Giving in

"Hoşunuza gitsin veya gitmesin siz bir müzakerecisiniz." Harvard Müzakere Projesi kapsamında yazılan kitapta, iyi bir müzakerenin nasıl olması gerektiği anlatılmış. Bu proje kapsamında pek çok uluslararası soruna çözüm üretilmiş. Kitapta bu çözümlerle birlikte, günlük hayatta karşılaşılabilecek sorunlardan da bahsediliyor. Yazarların da belirttiği gibi, okuyucu kitapta anlatılan yöntemlerin bir kısmını halihazırda biliyor olabilir. Müzakerede iyi niyetli, açık ve katılımcıların menfaatlerini koruyan bir yöntem izlenmesi gerektiği bildiriliyor. Sıkça tekrar edildiği üzere, Müzakere Edilmiş Anlaşmanın En İyi Alternatifi (MEAEİA)'niz yeterince iyiyse masadan kalkabilirsiniz.

Bir alıntı: "Bombay tren istasyonundaki işportacıdan küçük bir pirinç kabı uygun bir fiyata almak isteyen zengin turisti düşünün. İşportacı fakir olabilir fakat piyasayı bilmesi olası. Kabı bu turiste satmazsa, başka bir turiste satabilir. Tecrübesiyle, kabı birine ne zaman ve kaç paraya satabileceğini tahmin edebilir. Turist zengin ve 'güçlü' olabilir, fakat bu müzakerede, kabın aşağı yukarı kaç para edeceğini ve benzer bir kabı başka bir yerde bulmanın zorluğunun ne olduğunu bilmedikçe, aslında güçsüz olacaktır." (s.119).