Kitaplar

Uyku Uyku / Uyku

Işığın gecelerimizi aydınlatması, teknoloji, iletişim araçlarının artması gibi nedenlerle bugün, uyumama imkanına geçmişe göre daha fazla sahibiz. Bu her zaman iyi bir durum değil elbette. Uygun olmayan uyku zamanı bir alışkanlığa dönüştüğünde, düzeltmesi de oldukça zor. İşte bu kitapta, hayati öneme sahip uykumuzla ilgili 60'tan fazla başlık altında incelenmiş konular yer alıyor. Sadece bir konu yer almıyor: Bazı rüyalarımızı neden hatırlamayız? Kitabın genelinden çıkardığım birkaç sonuç şöyle: 1.Uyku düzeni kişiye özgüdür. 2.Gece uykusunun yerini gündüz uykusu tutmaz. 3.Uyumayı kafamıza ne kadar takarsak, uyumamız o ölçüde zorlaşabilir. 4.Uykumuzu düzenli hale getirmek istiyorsak "uyku hijyenine" dikkat etmeliyiz. Kitap, bir profesörün kaleminden çıksa da dili akademik sayılmaz. Evet, bazı kısımlar konu gereği akademik ama bu kısımlar çok az. Genel okuyucu kitlesine hitap ediyor. Yazarın kitabın sonundaki temennisi de şöyle: "lütfen gecenizi gündüz yapmayın".

Bir alıntı: "Uykunun tek bir merkezi yoktur. Hani 'Şu nokta uyku merkezidir. Tahrip olursa kişi uyuyamaz,' diyeceğimiz tek bir yer yoktur." (s.52).

Felsefi Masallar Felsefi Masallar / Philosophical Tales

Martin Cohen'in okuduğum üçüncü kitabı. Bu kitapta, 30 farklı filozofla ilgili yanlış bilinen konular ele alınmış.  Filozoflar sekiz ayrı bölümde ele alınmış. Örneğin, Antikler, Ortaçağ Felsefesi, İdealistler ve Romantikler. Her bir filozofun konuyla ilgili bir çizimi de satırlara eşlik ediyor. Bununla birlikte, Cohen "dalga geçmeye" varan bir dil kullanması da kitabı kısmen eğlenceli hale getirmiş. Adından beklendiği üzere, kitapta masal yok ama her bir filozof hakkında masallaşmış bilgilerle ilgili farklı açıklamalar var. Felsefe ile ilgileniyorsanız okumanızda fayda olabilir. Özellikle, kitaba ek olarak verilen, Felsefede Kadınlar ve Neden Bu Kadar Azlar? isimli başlık geniş bir araştırmanın sonucu olmalı. Burada bahsedilen 30 filozofun bilinmeyen yönleri sizi de şaşırtabilir.

Bir alıntı: Jean-Jacques Rousseau'nun karıştığı bir hırsızlığı evin hizmetçisi üzerine atmasından sonra kendini savunurken: "Benim için zalimlikten daha büyük bir kötülük yoktu ve zavallı kızı suçlamışsam, bu yaptığım çelişkili olsa da, nedeni ona olan sevgimdi. O zaten hep aklımdaydı ve suçu aklıma ilk gelenin üzerine atmış bulundum." (s.163).

Din ve Seks Din ve Seks / Din ve Seks

Cinsellik kadın-erkek herkesi ilgilendiren bir konu. İş böyle olunca, her otorite bu konuda düzenlemeler getirmiş; dinler, iktidarlar ve diğer güç sahipleri. Bu kitapta ise kadın-erkek ilişkilerine daha çok, Tevrat üzerinden değinilmiş, çeşitli ayetler üzerinden farklı dini kitaplar karşılaştırılmış. Kitabın sonuna Turan Dursun'un Sosyal Antropolog Gürbüz Tüfekçi'yle olan bir sohbeti de eklenmiş. Şaşırtıcı ve bazı okuyucuları kızdırabilecek bilgiler var kitapta. Özellikle erkek egemen toplumların kadın korumacılığı ve erkek üstünlüğü konuları dikkat çekici. Peygamberlere dair bilinen olayların da farklı yorumlarını bu kitapta bulmak mümkün. Bu tip kitaplar, pek çok okuyucunun kulaktan dolma öğrendiği bilgilerin aksinde bilgiler taşıyor. Bu da okuyucuya öğrendiği bu yeni şeylerin doğruluğu hakkında başka araştırmalar yapma yükümlülüğü getiriyor. Öğrenmek hiç bitmeyecek.

Bir alıntı: "Evrende yaşamlarını ve topluluklarını sürdürmeye yarayacak hiçbir içgüdüsü olmayan tek varlık insandır." (s.93).

Süpertahmin Süpertahmin / Superforecasting

Kitap, Amerikan İleri İstihbarat Araştırma Projeleri Etkinliği (Intelligence Advanced Research Projects Activity-IARPA) tarafından desteklenen, İyi Yargı Projesi (Good Judgment Project-GJP) kapsamında, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olayları önceden tahmin etme amacıyla oluşturulan turnuvalardaki deneyimleri aktarıyor. 12 bölüm, Sonsöz ve Süpertahminci Adayları İçin On Emir başlıklarından oluşan kitapta, tarihsel olaylar, tahminleme yanlışları, süpertahmincinin özellikleri gibi konular var. Çevirisinin iyi olması okumayı oldukça kolaylaştırmış. Bazı konular ilgimi çekmese bile okumaya ara vermeden devam edebildim. Daha önce farklı kaynaklarda, uzmanların bazı tahminlerindeki isabet oranının, "dart atan bir şempanzenin dart tahtasını vurması" kadar olduğuyla ilgili satırları okumuştum. İşte bu tespitin sahibi aynı zamanda bu kitabın da yazarı. Kitabın özeti şu: Gelecek belirsizliklerle doludur ve bazı yöntemlerle bu belirsizliklerin etkisi azaltılarak süpertahminlerde bulunulabilir. Bu yöntemler neler derseniz, kitaba bakmanız gerekecek.

Bir alıntı: "Önemli olan ham haldeki zekâ değildir. Bu zekâyı nasıl kullandığınızdır." (s.139).

Kervansaray Ateşlerinin Başında Kervansaray Ateşlerinin Başında / An Nachtfeuern der Karawan

Yazar ve kitabından İstanbul'da katıldığım 2. Uluslararası İstanbul Hikâye Anlatıcılığı Festivali'nde haberdar olmuştum. Baskısı tükenmiş bir kitap. İçinde 11 farklı hikâye (masal) var. İlk hikâye olan "Kadı'nın Namazı" harika bir hikâye. Gerçi Sheakspeare'nin Venedik Taciri'ni andırıyor ama yine de iyi. "Halime" isimli hikâye de içerdiği anlamlar bakımından oldukça hoşuma gitti. Kitabı sadece ben değil, annem de beğendi. Çünkü kendisine sesli okuduğum bir kitap oldu bu. Üç kitaplık serinin ilk kitabıymış Kervansaray Ateşlerinin Başında ama diğerlerini bulamadım. Kamphoevener bu hikâyeleri Türklerden dinlemiş. Yanlış değilse Almanya'da da aynı isimde bir radyo programı yapmış. 1001 Gece Masalları tadında hikâyeler okumaya değer.

Bir alıntı: "Çoğu zaman böyle olmaz mı, düşüncemiz bizden gizlenenlerin üzerine koyu bir örtü örtse de, içimizdeki bir şey onların hepsini bilmez mi? Bu da kaderin mucizelerinden biridir." (s.159).