Kitaplar

Kitaplık Kitaplık / Bookshelf

İthaki Yayınları'nın "Minima" isimli dizisinin ilk kitabı. Diğerlerinin adları da ilginç: Toz, Cam, Atık, Sessizlik. Bunlar çıkınca okunacaklar arasında yerlerini aldı. Kitaplık kitabında kitaplıklar var. Beş bölüm ve sonuç kısımından oluşan kitaptaki bölümler şöyle: Ortaçağ'dan Günümüze: Zincirli Kitaplıklar, Kitaplığa Konulan Şeyler, Hareket Eden Kitaplıklar, Gösterge ve Sembol Olarak Kitaplıklar ve Kitaplığın Yaşam Döngüsü. Eser gayet iyi çevrilmiş dilimize. Siz de kitapları seviyor ve onlara ait tarihi merak ediyorsanız beğenebileceğiniz bir kitap olabilir Kitaplık.

Bir alıntı: "Hatta neredeyse bir kişinin kitaplığı Jungvari bir kişilik testi veya Rorschach mürekkep testi gibidir. Kişinin raflarına dizdiği kitaplar ve kitap-olmayan-şeyler onun kişiliğinin bir ifadesine dönüşür." (s.48).

Dönme Dolap Dönme Dolap / Dönme Dolap

Kitap bir tiyatro oyunun metni. Aşırı düzeyde kıskanç bir kocanın bu huyunun evinde yarattığı karmaşa anlatılmış. Durum komedisi yani. Komik bir eser. Kitabın bir oyuna ait olduğunu bilince, her sahneyi, "acaba sahnede nasıl olurdu?" diyerek okudum. Kitabın sonunda dekor tasarımı da mevcut. Bir oyun sahnelemek istiyorsanız bu kitaba bakabilirsiniz.

Bir alıntı: "Şey... Kusura bakma, hani ben senin samimiyetine şey ederek, seni şey etmek istedim, aman şeyimizi yudumlarken..." (s.31).

Turizmin Karanlık Yüzü Seks Turizmi Turizmin Karanlık Yüzü Seks Turizmi / Turizmin Karanlık Yüzü Seks Turizmi

Cinsellik ihtiyacı güçlü bir içgüdü. Bu içgüdüyü kontrol etmek isteyen çok kişi, kurum ve ideoloji çıkmış. Bunların başında önce kişinin kendisi sonra dini otoriteler ve yöneticiler gelmiş. Tarihin geçmiş dönemlerinde çok özgür cinsel yaşantılar olduğu gibi, büyük kısıtlamalar da olmuş. İnsanlar, cinsellik ihtiyaçları için bir noktadan başka noktaya gitmişler. Bugün de adı cinsellikle anılan mekanlar, bölgeler ve ülkeler mevcut. Bu kitap da işte bu mekan, bölge ve ülkeleri, buradaki faaliyetleri ve kimlerin bunlara katıldığını inceliyor. Alanının ilk Türkçe eseri olan kitap, turizmin öneminden başlıyor ve seks turizminin ne olduğu, nerelerde ne türlerde bulunduğuna kadar bilgiler içeriyor.  Akademik bir kitap olmasının yanında, okuyucuyu dipnotlarla boğmuyor. Yazar, kitabı seks turizmi içinde hayatları tüketilen tüm çocuk, kadın ve erkeklere adayarak nezaket göstermiş. En azından farkındalık yaratmak adına olumlu bir kitap olarak değerlendiriyorum.

Bir alıntı: "İkinci  Dünya Savaşı sırasında (özellikle 1941-1944), Japon İmparatorluk Ordusu, kadınları Filipinler'de bulunan Japon askerlerine 'konfor kızları' olarak hizmet etmeye zorladı." (s.62).

Felsefenin Tesellisi Felsefenin Tesellisi / Philosophiae Consolatio

Bir hapishanede ölümü bekleyen Boethius'un, Felsefe isimli kadınla ele aldıkları konulardan ziyade, Boethius'un bu kitabı hapishanede ölümü beklerken yazması bana daha ilginç geldi. Haksız yere idama mâhkum edilen bir filozofun tesellisini yine felsefede bulması, şaşırtıcı bir şey değil aslında. Boethius'un kafası karışıktır ve felsefede kendisine teselli bulur ama Felsefe ismindeki bu kadını konuşturan da yine kendisidir. Bu ikili arasında geçen konuşmalarda, iyilik-kötülük, haksızlık, ölüm, kader ve özgür irade gibi konular var. Metin içindeki şiirler de ayrı bir tat katmış. Alain de Botton'un aynı isimli kitabından farklı olarak, bu kitapta tüm konuşmalar iki kişi arasında geçiyor (Boethius ve Felsefe). Botton'un kitabı ise farklı filozofların hayatlarındaki dikkat çekici unsurlara odaklanıyordu. İki kitabın da okumaya değer olduğunu düşünüyorum.

Bir alıntı: "İnsanların bütün eylemlerinin sonucu şu iki şeye bağlıdır: istenç ve güç." (s.185).

Âdem’den Önce Âdem’den Önce / Before Adam

Evrim teorisini merkezine alan ve tarihteki ilk soykırıma örnek olabilecek bir olayla son bulan roman. Romanın yazıldığı dönemde yaşayan birinin, rüyalarında gördüğü, homo sapiens öncesi türlerin yaşadığı bir dünya satırlara dökülüyor. 18 bölümlük kitabın ilk sayfalarında bir de harita var. Bu harita olayların geçtiği yerleri gösteriyor. Açıkçası, hikâye beni pek çekmedi. Başlarda oldukça iyi gidiyordu ama olaylar kitabın sonuna kadar belirli bir rutini izlemeye başladı. Sonda ise tarihin ilk soykırımı olabilecek olaylar heyecanı bir miktar yükseltiyor. Yine de ortada "homo sapiens öncesi bir dünya nasıl olabilirdi?" sorusuna cevap veren bir hikâye var. Çevirmenin kitabın sonunda yaptığı açıklamalar ise yerinde olmuş. Bu kısımlar bilgi doluydu.

Bir alıntı: "Korktuğumuz tek şey karanlıktı. İçimizde filizlenen bir din, kafamızda görülmeyen bir dünyaya dair bir fikir yoktu. Sadece gerçek dünyayı biliyorduk ve korktuğumuz şeyler gerçek şeyler, somut tehlikeler, kanlı canlı yırtıcı hayvanlardı." (s.104).