Kitaplar

Mutlu Olma Sanatı Mutlu Olma Sanatı /

Mutlu Olma Sanatı Bertrand Russell'ın iyi bir yaşam sürmek isteyenlere sunduğu bir reçetedir. Kişisel Gelişim kitaplarının vermeyi vaat ettiği ama veremediği mutluluk sırlarını açıklar. Russell'a göre mutluluk birtakım insanların bizim elimizden alabileceği temel insan haklarından biri değildir. Kişi mutluluğa başkalarını suçlayarak değil, belirlediği hedeflere erişmek için mücadele ederek ve bu mücadele sırasında eğlenerek ulaşır. Üstelik kişi bu mücadeleyi iç dünyasına değil, sosyal yaşamına dönerek vermelidir.

Deyim yerindeyse, Mutlu Olma Sanatı, kişisel gelişim vaat eden bir popüler felsefe kitabıdır. dr.com.tr

Zizek'ten Nükteler Zizek'ten Nükteler /

"Ciddi ve iyi bir felsefi çalışma tamamen nüktelerle yazılabilir"
-Ludwig Wittgenstein-

Slavoj Zizek'in diğer kitaplarının aksine yazılarından derlenen nükteler, fıkralar ve şakalar onun felsefi, politik, psikanalitik düşünceleri için bir dizin sağlıyor. Zizek'e gore nükte felsefi bir içgörünün kısa yolu olan eğlenceli hikayelerdir.

"Emniyet teşkilatındaki rüşvetçiliği dalgaya alan eski bir Yugoslav fıkrası vardır: Bir polis habersizce evine gider ve karısını besbelli şehvete ve heyecana kapılmış halde yataklarında çırılçıplak yaterken bulur. Acaba onu başka bir adamla bastım mı diye şüpheye kapılıp odanın etrafını yoklamaya başlar. Kocası yatağın altına bakmak için eğildiğinde karısının beti benzi atar; ama iki saniye süren fısıldaşmadan sonra, polis yüzünde tatmin olmuş, halinden memnun bir sırıtışla doğrulup 'Kusura bakma canım, yanlış alarmmış. Yatağın altında kimse yok!' der. Elinde ise sıkı sıkı kavradığı, yüksek meblağda bir deste para vardır."

"Öteki'nin bilgisinin anahtar rolünü örneklemek üzere Lacancılar arasında yıllardır klasik bir fıkra anlatılır: Kendisini darı tanesi sanan bir adam akıl hastanesine kaldırılır, orada doktorlar onu bir darı tanesi olmadığına, insan olduğuna inandırmak için ellerinden geleni yapar; fakat iyileşip (darı tanesi değil de insan olduğuna inanıp) hastaneden ayrılmasına izin verildikten sonra, çok geçmeden tir tir titreyerek ve ödü kopmuş bir halde geri gelir kapıda duran bir tavuğun kendisini yiyeceğinden korktuğunu söyler. 'Dostum,' der doktoru, 'sen darı tanesi değil de insan olduğunu çok iyi biliyorsun.' 'Ben biliyorum tabii ki,' diye cevap verir hasta, 'peki ya tavuk biliyor mu?'"
(Tanıtım Bülteninden) idefix.com

Aramızda Elektrik Var Aramızda Elektrik Var /

Figen Özer'in kitabının bir "serbest tüketici portföy yöneticisi" ya da "elektrik tedarik danışmanı" nın sistemin işleyişine yönelik bir bilgilendirme yapmaktan öteye, bir değeri var. Kullandığı dil ve biçim ile, baskın olarak arz güvenliği, "ithalata bağımlılık", kurulu güç, yeni yatırımlar, enerji borsası gibi kavramlar ile anılan bir piyasanın, asıl muhataplarını esas alması ve bunu da akıcı bir üslup ve düşündürücü aforizmalar ile kaleme alması.

Kurumsal düzenlemelerinin taslaklarını kamuoyunun görüşüne açarak interaktif bir sürecin sonucunda nihaî hale getirmeyi esas alan bir kurumun başkanı ve sosyal ağı yaygın bir şekilde kullanmanın karşılıklı bilgilenmedeki işlevselliğine inanan bir kişi olarak Özer'in kitabındaki değerlendirmeleri ve görüşlerini internet siteleri ve twitter ile etkileşime açık kılmasını da değer arttırıcı bir unsur olarak görüyorum. 
Hasan Köktaş
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı 


Duymaya alışık olduğunuz bir konuda, alışık olmadığınız bir kitap var elinizde. 
Elektrik faturalarının yüksek gelmesinden şikayet eder dururuz. Peki bilinçli bir elektrik tüketicisi miyiz? Avantajımızı koruyarak indirimli elektrik tedarik etmenin püf noktalarını biliyor muyuz?

Özer'in kitabı, geniş bir alana hitap ediyor. Sadece nihai tüketici olarak bizleri değil, aynı zamanda kurumları da bilgilendiriyor.

Sıkça sorulanları ve her yerde konuşulanları değil, asıl bilinmesi gereken önemli detayları okumaya hazır mısınız? 

Özer'in akıcı bir üslupla anlattığı konuları okurken hiç zorlanmayacaksınız. 
Elinizdeki kitap "kazançlı elektrik tedariği" konusunu ve "İndirimli elektrik satışı" sorunsalını, sahip oldukları kaotik durumları nedeniyle irdeleyen ve doğru bakış açısını kazandırmayı hedefleyen bir başucu kitabı niteliğinde... dr.com.tr

Incognito Beynin Gizli Hayatı Incognito Beynin Gizli Hayatı / Incognito

'Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.'
Montaigne

Siz daha tehlikeyi algılamadan, ayağınızı fren pedalının üstüne götüren kim? Neden sır saklamakta böylesine başarısız, nedenini bilmeden birini çekici bulmakta bu kadar başarılıyız? Eğer bilinçli zihin, yani sabah uyandığınızda sizinle birlikte uyanan ben, buzdağının yalnızca görünen kısmıysa, zihninizin geri kalanı tüm bir ömür neyle iştigal etmekte?
Ünlü nörobilimci David Eagleman, 20 dilde yayımlanan -ve neredeyse şimdiden klasikleşen- kitabı Incognito ile beynimizin derinlerine dalarak, yaptığımız, düşündüğümüz ya da hissettiklerimizin çok büyük bir kısmının bizden başka bir biz tarafından yönetildiğini ürkütücü bir berraklıkla ortaya koyuyor. Sadakat geninden sizi olmadığınız birine dönüştüren beyin zedelenmelerine; optik yanılsamalardan striptizcilerin neden ayın belirli zamanlarında daha çok para kazandığına; Truva fatihi Odysseus'tan renkleri işitip biçimleri tadabilen sinestezik insanlara kadar geniş bir yelpazeden vakaları ve araştırmaları bir araya getiren Incognito, beynimizin işleyişi ve çelişkileri hakkında olağanüstü bir keşif yolculuğu sunuyor.

"Bir kitap okudum, hayatım değişti." 
İsmet Berkan, Hürriyet

"Zihniniz bu kitap için size teşekkür edecek." 
Wired

Matrix Sapkınlığın İki Yüzü Matrix Sapkınlığın İki Yüzü /

Matrix'i Slovenya'da bir sinemada seyrederken, filmin ideal seyircisinin -yani bir budalanın- yanında oturmak gibi bir daha ele geçmez bir fırsata sahip oldum. Sağımda oturan, yirmili yaşlarının sonunda bir adam filme kendini kaptırmış, "Aman Tanrım, vay be, demek ki gerçeklik merçeklik yok! …" gibi yüksek sesli nidalarla seyircileri habire rahatsız ediyordu. O kılı kırk yaran felsefi ya da psikanalitik kavramsal ayrımları filmle bağdaştıran sözde-sofistike entelektüel okumalardansa böylesi naif kaptırmaları hiç düşünmeden tercih ederim. idefixe.com