Kitaplar

Satranç Satranç / Schachnovelle

Satranç gibi bir oyunun bir insanın hayatını kurtarabileceği ve aynı oyunun aynı adamın aklını kaçırmasına sebep olabileceğini, zihninin üçe bölünebileceğini gösteren öykü. Hem Czentovic'in satrançtan başka bir şey bilmeyen kişiliğini hem de bir entelektüel olan Dr. B.'nin satranç sayesinde benliğinin nasıl bölündüğünü okumak oldukça zevkliydi. Sonunu tatmin edici bulmamakla birlikte, Revolver (2005) filminin bu kitaptan esinlenildiğini düşünüyorum.

Bir alıntı: "Yeryüzünde beni sorguya çekmeyen, bana acı vermeyen bir insan kalmış mıydı hâlâ gerçekten?" (s.61).

1984 1984 / Nineteen Eighty-Four

1940'lardan 1984 yılına dair distopik bir anlatı. Winston'un başına gelenler bir zaman sonra başkalarının da başına gelebilir mi bilinmez ama Orwell'in anlattıklarının olabileceğine olan inancın 1940'lardan daha fazla olduğu açık. Orwell belki tahmin edemedi ama dijital çağın iletişim imkanları hepimizi izlenebilir yapıyor. Gerçek nedir? Bir şeye inanan kaç kişi olduğunda o şey gerçek olur? Hafıza nedir? Bir şeyi yalnız biz hatırlıyorsak o şey gerçek midir? Dilerim, Büyük Birader sadece bu romandaki bir hayal olarak kalır.

Bir alıntı: "En iyi kitaplar insana zaten bildiklerini söyleyen kitaplardır." (s.231).

Hayvan Çiftliği Hayvan Çiftliği / Animal Farm

Hayvan Çiftliği. Bir romandan fazlası. Çiftlik hayvanlarının çiftliği ele geçirmesi ve bu kez domuzların o çiftliğe idareci oluşunu anlatan, tarihin tekerrürden ibaret olduğuna inanmayı kolaylaştıran, romanın ana karakteri Napolyon'u her yerde görebileceğimiz kısa ve özlü eser. Okunmalı.

Bir alıntı: "Benjamin adlı eşek... 'Tanrı bana sinekleri kovayım diye bir kuyruk vermiş; ama keşke sinekler de olmasaydı, kuyruğum da.'" (s.20).

Eğitici Olarak Schopenhauer Eğitici Olarak Schopenhauer / Schopenhauer Als Erzieher

Nietzsche'nin, Schopenhauer'ü merkeze koyarak, bilim, bilgin, felsefe, filozof, üniversite, devlet, eğitim ve gelişim gibi konulardaki fikirlerinden bahsettiği, anlaşılması zaman zaman zor, zaman zaman da akıcı devam eden eser. Aslında, kitaptan çok umutluydum. Beklentimi karşılamadı. Kitabın isminden Schopenhauer'u çıkarsak da pek bir şey değişmeyecektir. Özellikle "bilginin özellikleri"nin sıralandığı satırları ilginç buldum. Altı çizilecek pek çok satır bulunsa da meraklısı dışında birinin ilk sayfalarından sonra kitabı bırakabileceği söylenebilir.

Bir alıntı: "Ortaçağ'da bir hükümdar, Papa'nın kendisine taç giydirmesini isteyip de, buna ulaşamadığında, kendisine bu hizmeti görecek birini karşı papa ilan ederdi." (s.86).

Yavşaklık Virüsü Yavşaklık Virüsü / Yavşaklık Virüsü

Kitap yerine, "kitapçık" demek daha doğru olur. Yazarın 3-5'er sayfalık denemelerinden oluşuyor. Esere ismini veren de bu denemelerden birinin adı aynı zamanda. Bu yazılar daha önce başka yerlerde yayımlanmış. Bunu da kitabın ilk sayfalarında okuyoruz. Yazarın bazı fikirlerine katılmamakla birlikte, bazı fikirlerini de beğendim. Eğlenceli bir üslubu var. İtiraf niteliğindeki cümleleri de yaşadığı toplumun özelliklerini barındırıyor. Çok kısa sürede okunabilir. Reklam sayfalarını saymazsak serideki her kitap 55 sayfadan oluşuyor.

Bir alıntı: "...Emperyalizmin bir ülkeyi ele geçirme stratejisini öğrendim. Üç aşamalı bir stratejiydi bu: Önce o ülkenin değerlerini aşağıla, aşağılayanları ödüllendir. Sonra kendi değerlerini yücelt ve yüceltenleri ödüllendir. Son aşamada da ülkeyi rahatça işgal et." (s.41-42)