Kitaplar

Kenyalılar Otobüs Şoförlerine Neden Bağırır? Kenyalılar Otobüs Şoförlerine Neden Bağırır? /

"Okuyacağınız en sıra dışı Harvard kitabı!

Birileri gerçekten de şirket performansı ile CEO'ların yüzlerinin genişliği arasındaki ilişki üzerinde bir araştırma yapmış olabilir mi? Yani şimdi bir sürü bilim insanı, ikramiye aldığımız hafta içindeki ölme olasılığımızı tahmin etmeye mi kalkmış? Google öğlen yemeklerinde ideal sıra bekleme süresini mi belirlemiş? Bekâr erkek CEO'ların daha çekici görünmek adına daha büyük mali riskler aldığı nasıl ispatlanmış? Yüksek statüdeki insanlar, çevredekilerin kendisine gülümseyerek baktığını sanmaya daha mı eğilimliler? Ve evet, Kenyalılar otobüs şoförlerinden ne istiyorlar?

Öncelikle şunu belirtelim: Elinizdeki kitap, iş sorunlarınıza hemen uygulayabileceğiniz birtakım tavsiyelerde bulunmuyorsa, bir Harvard Busines Review kitabı olamaz. Dört yıl boyunca Harvard Business Review'da, iş yaşamı, ekonomi ve psikoloji alanında yapılmış araştırma raporlarından derlenen şaşırtıcı derecede yararlı bulgular, günümüzün ileri teknoloji çağında bile en insani kusurlarımızı ve zaaflarımızı farkında olmaksızın her gün sergilediğimizi gösterecek. Karanlık taraflarımızı gözler önüne sererek bizlere aslında kim olduğumuzla ilgili bir hikâye anlatan bu ilginç verileri okumakla kalmayıp, arkadaş sohbetlerinde bolca aktaracağınızın garantisiyle…
(Tanıtım Bülteninden)" idefix.com

Bunları Kimse Yazamadı (İsim İsim Medya) Bunları Kimse Yazamadı (İsim İsim Medya) /

"Sekreterine bilgisayar aldıramayan yayın yönetmenleri, kapıyı vurup çıkamayanlar, maaş alabilmek için tetikçilik yapanlar, sınıf atlama çabasında gazeteciler, başka masaları dinleyip patronlarına yetiştirenler, meslektaşlarını hedef gösteren ve tutuklanmasını isteyen köşe yazarları, psikolojik harbin mimarları, aklı almadığı cehalet örneklerine imza atanlar, kitap satmak için zulüm gördüğünü söyleyenler, Amerika'dan misyonla Türk medyasına gönderilenler...

"Medyaya kavga etmek için girdim" diyen Orağ Eğin'den Türk basını hakkında hiç kimsenin yazamadığı gerçekler...

Patronlar, yöneticiler, köşe yazarlarıyla medyanın önemli figürlerinin maskeleri teker teker düşüyor. İsim isim! Medyaya yön veren herkes bu kitapta." Arka Kapak Yazısından

Ve Günler Yürümeye Başladı Ve Günler Yürümeye Başladı /

Galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek.
Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. 
Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin... Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur. 
Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek "dünyanın vicdanı" yakıştırmasını Eduardo Galeano'nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor. idefix.com

  • 1