Kitaplar

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu / Brief Einer Unbekannten

Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!

Proust Bir Sinirbilimciydi Proust Bir Sinirbilimciydi / Proust Was a Neuroscientist

Lehrer, sinirbilimdeki son çalışmaların ışığında; Proust|un romanlarının belleğimizin, Cézanne|ın resimlerinin görme duyumuzun, Stravinski|nin müziğinin işitsel algımızın, Stein|ın şiirsel arayışlarının dil yetimizin, Woolf|un bilinçakışı metinlerinin ise zihnimizin çalışma ilkelerini nasıl da doğru bir şekilde önceden ortaya koyduklarını çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Sanat ve bilimin, bunca zamandır birbirleriyle iletişim kuramayan iki farklı kültürün artık konuşması gerektiğini söyleyen bu kitap, biz kimiz sorusuna ikili bir cevap öneriyor: |Rüyaların yapıldığı maddeden yapılmışız, ama aynı zamanda yalnızca maddeyiz.|
Jonah Lehrer bu kitapta yemek yapmanın kimyadan ibaret olmadığını harikulade bir tarzda gösteriyor. Bilim ve tekniğin ötesinde yetenek, sezgi ve içgüdüler de vardır ve bunlar da olduğunda, sanat ve bilim el ele verip ortaya enfes bir yemek çıkaracaktır.

İnsan Neyle Yaşar? İnsan Neyle Yaşar? /

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.

Cahil: Aforizmalar Cahil: Aforizmalar / Cahil: Aforizmalar

Cahillik, başa belâ, demiş eskiler.
Bugün tam tersi: Cahillik baş tacı.
Yalnız politikada değil, edebiyat, sanat hattâ akademik yaşamda en çok aranan nitelik (üstün nitelik) cahillik.
Cahil olmayana tüm yollar kapalı.
Bu bir fantezi değil, bir gerçek.
(Tanıtım Bülteninden)

Zelot: Nasıralı İsa'nın Hayatı ve Dönemi Zelot: Nasıralı İsa'nın Hayatı ve Dönemi /

İsa kim? Tanrı'nın Oğlu ya da Tanrı mı, yoksa Roma İmparatorluğu'na başkaldıran bir direnişçi mi? Barışçı bir maneviyat öğreticisi mi, politik bir devrimci mi? Bunca yıl İsa hakkındaki gerçek gizlendi mi?

İran asıllı ABD'li ilahiyat profesörü ve yazar Reza Aslan, Nasıralı İsa'nın hayatını ve o dönemi anlattığı Zelot'la, Hıristiyan dünyasında büyük tartışmalara yol açtı. Aslan, tutucu Hıristiyan kesimin şiddetli tepkisiyle karşılaştı.

2000 yıl önce, gezgin bir Yahudi vaiz ve şifacı, takipçileriyle birlikte Tanrı'nın Krallığı'nı kurmak için Celile topraklarında dolaştı. Başlattığı devrimci hareket, kurulu düzene karşı öylesine büyük bir tehditti ki; yakalanmasına, işkence görmesine ve bir devlet suçlusu olarak idam edilmesine yol açtı.

Utanç verici ölümünden on yıllar sonra, takipçileri ona 'Tanrı' diyeceklerdi. Peki o gerçekten Tanrı mıydı?

Zelot, Nasıralı İsa'nın hayatı ve misyonuyla ilgili; radikal ve dönüştürücü yapısını doğrulamakla birlikte şu ana kadar anlatılagelen hikâyelere yeni bir bakış açısı getiriyor ve ezberleri bozuyor. Sorgulatan ve akıcı anlatımıyla bir roman tadında olan Zelot, özenle yazılmış bir biyografi. Tarihin en etkin karakterlerinden birinin portresi; aynı zamanda bir dönemin ve bir dinin doğuşunun anlatıldığı bir inceleme.

"Sürükleyici... Aslan Kutsal Kitap'la bilimi sentezleyerek özgün bir hikâye yaratıyor"
-The New Yorker-

"Duru ve zekice yazılmış, sürükleyici bir kitap."
-Los Angeles Times-

"Büyüleyici ve ikna edici… Aslan, İsa'ya, modern Hıristiyanlık'ta tasvir edildiği şekliyle; barışsever, 'yüzünün diğer tarafını çeviren', Tanrı'nın gerçek oğlu olarak saygı duyan birisine olabildiğince yaklaşmış… Her ne kadar bu imajı yerle bir etse de."
-The Seattle Times-
(Tanıtım Bülteninden)