Kitaplar

Zamanı Durdurmanın Yolları Zamanı Durdurmanın Yolları / How to Stop Time

Ortalamadan uzun yaşamak ister misiniz? Peki bu süre içinde neredeyse hiç yaşlanmamak? Matt Haig, romanında bu sorulara olası birkaç cevap veriyor. Sıra dışı bir roman var karşımızda. Roman, yaşlanmadan yıllarca yaşayan (1581 yılında doğuyor karakter) Tom Hazard'ın doğumundan günümüze yaşadıklarını konu alıyor. Onun hayatına bakınca, uzun yaşamanın, etrafımızdaki insanlar ölürken pek de bir anlamı olmadığını anlıyoruz. Hele bir de yaşını göstermeyen biri olarak ne kadar çok dikkat çektiğini düşünürsek bu kişinin, yaşaması da o kadar zorlaşıyor. Kitap, bir bugünden bir de geçmişten bahsederek ilerliyor. Tarihi yaşamış bir tarih öğretmeninin (ki bu iyi bir seçim) tarih anlatmasına şahit oluyoruz. Gerçi, bu tarihsel kısım daha fazla uzatılabilirdi. Kitap ayrıca yakında Benedict Cumberbatch tarafından sinemaya aktarılacakmış. Sinemada izlemeden önce kitabını okumak isteyenler için hâlâ zaman var.

Bir alıntı: "'Kaygı', diye yazmış Kierkegaard, on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, 'özgürlüğün verdiği baş dönmesidir.'" (s.231).

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / The Subtle Art of Not Giving A Fuck

Kafaya takmamak diye bir şey yoktur. Sadece anlamlı ve faydalı şeyleri kafaya takmalısınız. Kitabın anafikri bu ve bu fikri de dokuz bölümde okuyucuyla paylaşıyor. Bu bölümler: Çabalama (çaba gösterme demek istiyor), Mutluluk Bir Sorundur, Özel Değilsiniz, Istırap Çekmenin Değeri, Seçim Sizindir, Her Konuda Yanılırsınız, Başarısızlık İlerlemektir, Hayır Demenin Önemi, ... Ve Ölürsünüz. Bölüm içeriklerini doyurucu buldum. Yazar Manson, kendi hayatındaki çıkmazlardan kurtuluşunun okuyucuya da faydalı olacağını düşünmüş. Bunun için açtığı bir blog sayfası da var.  Kitapta vurucu cümleler olduğu gibi, sıradan bir kişisel gelişim kitabında rastlanabilecek cümleler de var. Gerçi yazar, o kişisel gelişim cümlelerine karşıt şeyler yazdığını iddia ediyor. Kısacası, kafaya takacağımız bir şeyler illa olacak, takmaya değer şeyleri takalım.

Bir alıntı: "Aristoteles şöyle demiştir: 'Bir fikri kabul etmeden onunla oyalanmak eğitimli bir zihnin işaretidir.'" (s.135).

Mustafa Kemal Mustafa Kemal / Mustafa Kemal

Farklı bir dille, Mustafa Kemal Atatürk'ün farklı yönleriyle anlatıldığı kitabın eleştirilecek birkaç ve önemli yanı var. İlkin bir kaynakçaya sahip değil. İkinci olarak, bir başlıklandırma düşünülmemiş. Kitabın sonunda bir içindekiler kısmı olsa da bunu içerikte de görmek okumayı kolaylaştırabilirdi. Yılmaz Özdil'in bazı konulardaki eleştirel bakış açısını Atatürk'ün aleyhindeki konularda da göstermemesi kitabın güvenilirliliğini düşürüyor. Bu yüzden kitapta çelişkili ifadeler de görmek mümkün. Bunlar kitabın teknik eleştirisi. Geri kalansa ancak Atatürk ve silah arkadaşlarına duyulacak bir hayranlık olabilir. Atatürk'ün bir dava adamı olduğu, bin bir zorlukla mücadele ettiğine katılmamak mümkün değil. Çok şey öğrendim kitaptan. Bir devleti yeniden ve farklı temeller üzerinde inşa etmek yılmaz bir inanç gerektirebilirdi ve bunlar da iyi ki Mustafa Kemal Atatürk'te mevcuttu. Atatürk'ü anlamak için bu kitap yeterli değil ama bir başlangıç olabilir. Cumhuriyetimizin kurucusunu ve kitapta adı geçen geçmeyen herkesi saygı ve minnetle anıyorum.

Bir alıntı: "'Kitap okumak hususi bir sanattır' diyordu." (s.292).

Devlet Devlet / Politeia

Kitap Platon'a ait olsa da tüm fikirler Sokrates'ten. Sokrates ve arkadaşlarının bir devletin kurulması ve devamı için nelerin gerektiğine dair yaptıkları sohbet iştirak etmeye değer. Hayranlıkla okuduğum bir kitaptı. Bundan 2400 yıl önce konuşulan şeylerin bugünün de sorunları olduğunu görmek hem şaşırttı hem de başka nasıl olabilirdi ki dedirtti. Sokrates'in fikirlerinin çoğuna katılmakla birlikte, neslin devamı için öngördüğü çözümlere katılamıyorum. Yine de onun fikirleri, tasarladığı devlet için gerekli olabilir. Kitabın yedinci bölümündeki "Mağara Metaforu"nu kaynağından okumak ayrıca bir haz verdi. Hayatımızın her alanında hatırlamamız gereken bu metaforu öğrenmeyi tavsiye ederim.  Daha önce, Sokrates'in Savunması kitabına yaptığım incelemede yazdığım gibi, seninle tanışıp, sohbetinde olmayı ne çok isterdim Sokrates.

Bir alıntı: "-...Yalan, devlet gemisini batıracak fırtınadır. -Evet, hele bu sözleri davranışlar da tamamlarsa..." (s.79).

Dava Dava / The Trial

Okuduğum kitap, çevirisini Gökçe Müderrisoğlu Aktaş'ın yaptığı, İndigo Yayınları'ndan çıkan baskısıydı. Kafka'nın okuduğum ikinci kitabı. İlki Dönüşüm'dü ve yine aynı hayal kırıklığını yaşamıştım. Bu kitap edebiyat dünyasında bir köşetaşı olabilir ama ben aynı fikirde değilim. Bazı bölümlerinde öyle zorlanarak ilerledim ki, arada birkaç ilginç satır olmasa beni sona kadar tutamazdı. Gerçek dünya ile uyuşmayan bu satırlar, kitabın ilerleyen kısımlarında ilginç bir şeyler olacak beklentimi körükledi fakat öyle olmadı. Kafka da yazdıklarına dayanamamış olacak ki, kitabın "İş adamı Block, Avukatın Azli" isimli sekizinci bölümünü yarım bırakmış. Her kitap herkese hitap etmeyebilir ya da okuyucu her kitabı okuyup anlayacak düzeyde olmayabilir. Bu kitap benim için hangi sınıfa giriyor bilemedim. :)

Bir alıntı: "...ve aslında boş konuştuğunu ne zaman fark edeceğini düşünmeye başladı." (s.170).

  • 1