Kitaplar

Hikâye Tasarımı Hikâye Tasarımı / Storyscaping

Hikâyeler pek çok kimsenin ilgisini çeker. Ben de edebiyat ve sinemada hem hikâye tasarımı hem de anlatılmış hikâyelerle ilgileniyorum. Bu kitabın da pazarlama hikâyeleri ile ilgili olduğunu düşünmüştüm. Aslında kitabın adı için iki farklı yanlış anlaşılmaya sebep olacak bir isim seçildiğini düşünüyorum. Kitabın orijinal adı "Storyscaping". Bu ad "Hikâye Tasarımı" olarak Türkçe'ye çevrilmiş ki kitap, edebiyat ve sinemada bilinen hikâye tanımından çok farklı bir alan için yazılmış: pazarlama. Bunu kitabın alt başlığından anlıyoruz: "Yeni reklamlar değil, yeni dünyalar yaratın". Yani bu kitap pazarlama dünyasındaki hikâyelerle ilgili(!). Malesef bu da değil. Evet, kitapta pazarlama alanında başarılı olmuş markaların bazı hikâyeleri var ama bunlar kitabın adında "hikâye" kelimesini kullanmayı gerektirecek kadar etkili değiller. Kitap, pazarlama faaliyetleri için yeni bir model öneriyor. Tabi bu, kitabın iddiası. Bana göre yeni olan bir şey yok. Çünkü yazarlar zaten modellerinin temelini başkasından (Simon Sinek) aldıklarını belirtiyorlar. Kitap, İki kısımdan ve 12 bölümden oluşuyor. İçinde iyi örnekler var ama bunlar da kitabı kurtarmaya yetmiyor. İlk sayfalarında oldukça iyi bir kitap olduğunu düşündürmüştü ama ilerleyen sayfalarda bunu devam ettiremedi. Öyle yazım hataları vardı ki, "bu kadar da olmaz!" dedirtti. MediaCat daha iyi işler çıkarabilir.

Bir alıntı: "Bu durum aslında bir paradoks. Kimse reklam görmek istemiyor, ama herkes reklamları arayıp, bulup, 'bunu gördün mü?' diye sorarak başkalarına anlatıyor." (s.72).

Vermek ve Almak: Başarı İçin Devrimsel Bir Yaklaşım Vermek ve Almak: Başarı İçin Devrimsel Bir Yaklaşım / Give and Take: A Revolutionary Approach to Success

Verici misiniz yoksa bir alıcı mı? Belki bir dengeleyicisiniz. Adam Grant, bir verici olmanın yani daha çok, kendisi dışındaki insanlara değer yaratan bir birey olmanın kişiyi başarı merdiveninde nasıl tırmandırdığını gerçek kişiler üzerinden örnekleyerek anlatıyor. İlk üçte birinde sıkıcı gelen kitap, sonrasında açıldı benim için. İçinde çok fazla örnek ve sosyal psikoloji deneyi barındıran kitabın sonunda yer alan "Tavsiye Edilen Uygulamalar" kısmı da neredeyse tüm kitabı özeti niteliğinde. Bu son bölümde tavsiye edilen internet sitelerine bakmakta fayda var. Özellikle, hem kendi kendinizi hem de başkalarının sizi değerlendirebildiği, vericilik oranını tespit eden bir ölçeği barındıran adamgrant.net adresine (kitaptaki adres giveandtake.com ama bu adres çalışmıyor ve adamgrant.net adresine yönleniyor) bakabilirsiniz. İlgili ölçeğin İngilizce olduğunu da belirteyim. Kitaptaki başlıklar da çok iyi seçilmiş ve her biri doyurucu içeriğe sahip. Yazarın temel savı: "Vericiler de başarılı olurlar. Üstelik hem pastayı büyüterek hem de kimsenin önünü kesmeden bunu yaparlar. Dahası, vericilerin artması, alıcıları da vericilere dönüştürür." Kitabı okuma süremin uzamasının sebebi ise araya başka kitaplar almam oldu. Kitap her ne kadar kişisel gelişim sınıfında olsa da içerdiği deneyler sebebiyle bir araştırma kitabı niteliği de gösteriyor. Çevirideki akıcılık başarısı için de çevirmen Acar Erdoğan'ı tebrik etmeli. Tatmin edici bir okumaydı.

Bir alıntı: "Üniversite öğrencilerine ders verirken ilk açılışı hayatımdaki en büyük başarısızlıklarımı anlatarak yaparım." (s.151).

Bir alıntı daha: "Baş harfi K olan profesyonel beyzbol oyuncularının, K harfiyle sembolize edilen strikeout (üç hatalı vuruştan sonra vurucunun oyun dışı kalması -ç.n.) olma olasılıkları diğer oyunculara göre %9 daha yüksek." (s.268).

Geleneğin İcadı Geleneğin İcadı / The Invention of Tradition

Jenerik sayfasındaki bilgilere göre, orijinal dildeki ilk baskısı 1983 yılında yapılmış, Türkçe ilk baskısı 2006, ikinci baskısı 2013 yılında yapılmış kitap, İngilizlerin (evet, yine) İskoçya, Galler, Hindistan ve Afrika ülkelerinde, bugün gelenek olarak görülen davranış, eşya ve ritüellerin ortaya çıkışından bahsediyor. Mesela, İskoçların bugün geleneksel kıyafet olarak kabul edilen kiltin aslında bir gelenek olmadığı, yakın zamanda ortaya çıkan bir kıyafet olduğu bu kitaptaki bilgiler arasında. Kitabın çevirisi, okumayı aşırı derecede zorlaştırıyor. Örneğin, bugün "üretim" olarak Türkçekleştirdiğimiz İngilizce "manifacture" kelimesine "manifaktür" gibi bir karşılık verilmiş ki bunun da yeniden Türkçeleştirilmesi gerekiyor. Kıymetli bilgiler var kitapta ama bunları bulmak, samanlıkta iğne aramaktan farksız. Kitabı bitirmek için çok azimli olmak gerek. Sosyoloji ve tarih alanına ilginizin olması yetmeyebilir. Şeylerin aslını merak ediyorsanız, bu merak okumayı sürekli kılabilir. Bende öyle oldu. Kitabın bir alt başlığı olabilirdi: İngilizlerin geleneklere etkileri. Çünkü gelenek çok geniş anlamlı bir kavram. Kitap ise İngilizlerin bazı ülkelerdeki geleneklere etkisini aktarıyor. Ancak meraklısının bitirebileceği bir kitap olarak değerlendiriyorum.

Bir alıntı: "Ulusal bir sembol olarak pırasa yerine nergis'in kullanılması, 1907 gibi yakın bir zamanda görülmeye başladı ve bu Galce 'bulb' (soğan, ampul) kelimesinin yanlış anlaşılmasından kaynaklandı." (s.107).

Bir alıntı daha: "Okul kitapları yazmaya teşvik edilmeleriyle Hintliler, çoğu zaman Hindistan'ın geçmişi hakkında Avrupalı fikirleri de ödünç alarak Avrupai tarzda tarih yazmaya koyuldular." (s.214).

Bir alıntı daha: "İtalya, d'Azeglio'nun şu sözlerle özetlediği sorunu çözmekte sıfırdan başlamak zorundaydı: 'İtalya'yı yarattık, şimdi de İtalyanları yaratmak zorundayız.'" (s.310).