Kitaplar

Fuji Dağını Nasıl Taşırsınız? Fuji Dağını Nasıl Taşırsınız? / How Would You Move Mount Fuji?

İşe alım mülakatlarında sorulan sıra dışı soruları inceleyen kitapta, bu soruların sorulma gerekçesi ve tarihçesi inceleniyor. Özellikle, Microsoft'un işe alım mülakatlarında sordukları oldukça ilgi çekici. Ne iyi ki kitapta soruların cevapları da var. Bu sorulardan bazılarının doğru bir cevabı yok ama geçerli cevapları olan sorular bulmaca meraklılarının ilgisini çekebilir. Kitaba isim olan soru ise aslında "Fuji Dağı'nı nasıl taşırsınız?" değil, "Fuji Dağı'nı ne kadar sürede taşırsınız?" olmalıymış. Çünkü kitapta, Japonya'daki bu dağın taşınma süresi anlatılıyor. Kitabın çevirisi de Türk kültürüne uyarlanmış. Bazı anlatımlar Türkçe'de yer alan deyimler ve metaforlar kullanılarak yapılmış. Örneğin, "çıkmaz ayın son çarşambası" (s.76). İnsan kaynakları yöneticileri ve bulmaca meraklılarının okuması gereken bir kitap.

Bir alıntı: "Kuro5hin.org haber grubundaki bir mesajda, 'Bulmaca çözmeyi severim, ama bulmaca çözmeye dayalı olmayan bir işe alınmanın bulmacalara bağlı olmasını pek hoş karşılamıyorum.' deniyor. 'Bu, eğer bir gün bir prenses kaçırılırsa diye, FBI ajanlarının sürekli Süper Mario'da oyunu bitirmelerini istemek kadar aptalca.'" (s.45).

Mutfak Sırları Mutfak Sırları / Kitchen Confidential

Aşçılık ya da mutfakla ilgim sadece yapılan yemeği yemek kadar. Bu yüzden, kitabı, uzmanlık gerektiren bir işin arka planında neler olup bittiğini merak ettiğim için okudum. Bu kitaba benzer bir kitap da Alain de Botton'un Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı idi onu beğenmiştim. Botton'un aksine, Mutfak Sırları tek bir işi anlatıyor ve bu işi kahramanının cümleleriyle okuyoruz. Kitabın orijinal dildeki ilk baskısı 2000 yılında yapılmış, 2018 yılındaki Türkçe baskısına esas teşkil eden kitapsa 2013 yılında yayınlanan ve bazı düzeltmeler, eklemeler içeren baskısı. Kitabın birkaç yerinde kitabın "aşçılar için yazıldığı" ifade ediliyor ama okumayı seven herkesin ilgisini çekebilir. Bourdain, yemeklere olan ilgisinin başladığı andan kariyerini sonlandırdığı yere kadar olan hikâyesini oldukça akıcı bir biçimde anlatıyor. Bunda çevirmen ve yayınevinin katkısı büyük olmalı. Kitabın bölümleri, bir yemeğin aşamaları şeklinde kaleme alınmış. Bunlar; Birinci Servis, İkinci Servis, Üçüncü Servis, Tatlı, Kahve ve Sigara isimlerini taşıyor. Kitabın dili yer yer argo ama rahatsız edici düzeyde değil. Bununla birlikte, "Muhabbet Düzeyi" ismini taşıyan başlık, "tercüme edilemez" gerekçesiyle bazı çevirilerde yer almamış. Bu başlık diğer başlıklara göre daha yüksek düzeyde bir argo dil barındırıyor. Yazarın sayfa üzerinde kalemle aldığı notlar izlenimini veren düzen de gayet hoş olmuş. Gülerek okunan, mutfak sırlarının öğrenildiği, eğlenceli bir kitap olmuş. Hayatı dolu dolu yaşamış, mesleğini ciddiyetle yapmaktan büyük zevk almış yakışıklı bir adamın kendisi kadar yakışıklı kitabını okumaktan zevk aldım. Toprağın bol olsun Tony.

Bir alıntı: "On bir buçukta günün spesiyallerini salon ekibine tattırmam ve ayrıntılarıyla tanıtmam gerekiyor, sülünden 'tavuk eti gibi sayılır' şeklinde bahsetmesinler diye." (s.200).