Kitaplar

Utopia Utopia / Utopia

Thomas More'nin Utopia'sından önce More'nin hayatını okumak, bu kitabı anlamayı kolaylaştıracaktır. Gerçi, 250 sayfalık kitabın sadece 105 sayfası More'nin Utopia'sına ait. Kalanı, Mîna Urgan'ın More'nin hayatını ve Utopia incelemesine ayrılmış. Çok da iyi olmuş. Utopia bir ülke. İşlerin bizim bildiğimiz dünyadaki gibi yürümediği bir ülke. Kendilerine insanca yaşamı öngören insanların yaşadığı bir ülke. Bu ülkeyle ilgili hikâyeyi okurken More'yi de tanıyorsunuz. Açıkçası, yakın zamanın Sokrates'i sayılan Thomas More'yi tanımak, kitabı Utopia'yı okumaktan daha çok haz verdi bana. O, bu kitabı yazmasaydı, belki de ismi bugüne kalmayacaktı. More'yi merak ediyorsanız, 1966 yapımı A Man for All Seasons (Her Devrin Adamı) filmini de izleyebilirsiniz. Bu filmden sonra merakınız daha da artacaktır.

Bir alıntı: "Utopialılar şu kuralı hiç unutmazlar: Daha büyük bir zevki tatmamıza engel olacak ve sonunda acı getirecek her zevkten kaçmalı." (s.70).

Kağıt Yolunda Küreselleşme Üstüne Küçük Elkitabı Kağıt Yolunda Küreselleşme Üstüne Küçük Elkitabı / Sur la Route du Papier Petit Précis de Mondialisation III

Kağıt Yolunda adı, kitap için olduğundan daha fazla anlamlı. Yazar Orsenna, bu kitap için Endonezya'dan Kanada'ya dünyanın bir ucundan ötekine dolaşmış. 15 civarında ülkede kağıt yapımını incelemiş. Bu sebeple kitap bir seyahat kitabıymış gibi de okunabilir. Kitabın başında, gidilen bu ülkelerin ve kitapta adı geçen yerleri gösteren bir dünya haritası da paylaşılmış. Eğlenceli bir dili olan yazar, gezisi sırasında yaşadığı olayları anlatırken kağıt ve ormancılığa dair önemli bilgiler de veriyor.

Bir alıntı: "Peki ezeli düşmanımız bakterilerden bizi kurtarabilecek böyle dost virüsleri belli kağıtlara niçin yerleştirmeyelim ki? Örneğin tuvalet kağıtlarına yerleştirilmiş T virüsü, pek çok feci enfeksiyonun müsebbibi olan koli basilinden kurtulmamızı sağlayabilir." (s.131).

Kağıda İşlenen Uygarlık Kağıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi Kağıda İşlenen Uygarlık Kağıdın Tarihi ve İslam Dünyasına Etkisi / Paper Before Print: The History and Impact of Paper in the Islamic World

Epeydir böylesine zevk alarak, dolu dolu bir tarih kitabı okumamıştım. Başladığımda tarih, yer ve kişi bilgilerinin çokluğu nedeniyle biraz ağır geldi ama sonrasında sayfalar su gibi aktı. Bu akıcılıkta kitabın dilinin de önemi var elbette. İyi bir çeviri yapılmış. Kitap yedi bölümden oluşuyor. "Kâğıdın İcadı", "Kâğıt Yapımının İslam Ülkelerinde Yaygınlaşması", "Kâğıt ve Kitaplar", "Kâğıt ve İşaretleme Sistemleri", "Kâğıt ve Görsel Sanatlar" bu bölümlerden bazıları. Kitabın kaynakçasına ek olarak yazar, "Başvuru Kaynakları" adı altında ileri okumalar için başka eserleri de yazmış ki, araştırmayı sevenler için büyük bir kolaylık sağlamış. Kitabın içinde, neredeyse hiç dipnot yok, bol resim var. "İyi kitap, başka kitaplara götüren kitaptır." denir. Bu kitap da öyle. Zaman zaman yabancı yazarlı kitaplarda rastladığım, İslam dünyası hakkındaki yanlış bilgiler de bu kitapta mevcut değil. Konuyla ilgili paylaşılan tüm bilgiler, kitapta objektif olarak yer almış. Sinirbilimde, beynin ilginç bir özelliğinden bahsedilir: "Kendi hakkında düşünebilen, yorum yapabilen tek organ beyindir. Yani beyni beyinle kavrayabiliyoruz." Bu kitapta da benzer bir şey oldu: Kâğıdın 2200 yıllık macerasını, kâğıdın kendisi üzerinden, elimde tutarak, koklayarak, üzerini çizerek, notlar alarak deneyimledim. Maalesef kitabın yeni baskısı yok ve ancak internette, yüksek fiyatla bulunabiliyor. Verdiğim paraya değdi.

Bir alıntı: "Çağdaş yazarların tersine, ortaçağda İslam ülkelerinde yazarlar hemen hemen asla kendi kişisel görüşlerini yazmaz, genelde belirli bir konuda kendi seçtikleri, kaynaktan kaynağa aktarılmış bir görüş ve gelenek zincirini aktarırlardı." (s.159).

Bozuk Para 1 Lira Yıllar Sonra Geri Dönen Sevgili Bozuk Para 1 Lira Yıllar Sonra Geri Dönen Sevgili / Bozuk Para 1 Lira Yıllar Sonra Geri Dönen Sevgili

Eğlenceli, nostaljik, bol resimli bir tarih kitabı istiyorsanız bu kitap sizi tatmin edebilir. Türk Lirasından altı sıfırın atılmasıyla Türkiye, 2005 yılında, ideal bozuk paralarına yeniden kavuştu. Böylelikle, metal 1 liranın yerine kullanılan kağıt 1 milyon lira yeniden metale dönüşmüştü. İşte, bir zamanların muhteşem 1 lirasıyla birlikte, Türk Lirasının Cumhuriyet tarihindeki yolculuğunu izliyoruz bu kitapta. İzliyoruz diyorum çünkü bu yolculuk, resimler, reklam afişleri ve gazete haberleriyle birlikte sürüyor. Çok şaşırtıcı bilgiler de var kitapta. Mesela, İngiltere'den Türkiye'ye yeni basılmış Türk Lirası taşıyan geminin, Almanlarca batırılması gibi. Yazarın aynı isimle kitaptan önce çektiği bir de belgesel varmış ama onu henüz bulamadım. Gerçi, kitabın da yeni baskısı yok. Bildiğim kadarıyla, 2005 yılında tek baskı yapmış. Kitaba ulaşmak için sahafları gezmeniz ya da nadirkitap'ı ziyaret etmeniz gerekebilir. Kitabı beğendim.

Bir alıntı: "İşin erbabı arasında, kâğıt paralara verilen isim 'banknot'tur. Yabancı dilden gelen bu kelime 'bankanın yazdığı not, ödeme vaadi' anlamına gelir. Teknik bir terim olarak 'para' sözü, sadece bozuklukları ifade etmektedir. Yani uzmanlar ve meraklılar arasında 'para' dendi mi metal bozukluklar, banknot dendi mi de kâğıtlar anlaşılmaktadır." (s.11, 12).

Bu Kalem Un (Ufak) Bu Kalem Un (Ufak) / Bu Kalem Un (Ufak)

Beş bölümlük kitap, Enis Batur'un sıra dışı tarzını yansıtıyor. Bununla, bu kitabın bir yerde, "yazarın kendi kendine konuşması" hissini vermesini kastediyorum. Pek çok cümle, yazarın kendisine aldığı notlarmış gibi geldi bana. Henüz okumadığım başka bir kitabı olan "Bu Kalem Melûn" bu tarzı daha çok yansıtıyor. Bu Kalem Un (Ufak) kitabında, örneğin, 124 sayfa boyunca, sayfa başına üçer soru var. Bu sorular üzerine düşünmek, kendimizle ilgili yeni şeyler keşfetmek adına farklı bir etkinlik olabilir. Toplamda 364 sorudan bazıları ilginç: "Üç yıl sonra atlatacağınız kaza ne zaman başlamıştır?", "Bir taş olacaksınız: Nerede?", "Bir su olacaksınız: Hangisi?", "Maske dolabınız büyük müdür?" ve "Bazı fotoğraflarda fazla mıydınız?".  Kitabın son bölümü ise bir şiirden oluşuyor. Sayfa başına az yazı ama bol düşünceli kitapları seviyorsanız tercihiniz olabilir.

Bir alıntı: "Tuvalette okuma: Yaygın uygulama. Bir dostum zekâsına işaret etmeden yapamazdı, sorduydu: 'Boktan kitapları mı okuyorsun burada?' Hayır: Etten, kemikten ve kandan olduğum kadar boktan da yapılmış olduğumu bana unutturan şeyler okuyorum tuvaletteyken." (s.24).