Kitaplar

Entelektüellerin Hurafeleri Entelektüellerin Hurafeleri / Entelektüellerin Hurafeleri

İbrahim Paşalı'yı bu kitabı okumadan önce bilmiyordum. Kendisi televizyon ve radyo programcısı olarak medyaya epey emek vermiş. Kitabın ismi dikkatimi çektiği için okumak istedim. Fena da olmadı. Eserde, yazarın 49 başlıkta topladığı denemeleri var. Bu denemeler daha önce başka yerlerde yayımlanmışlar. Bazıları ilgi çekici, bazıları birbirinin aynı konulara değinen, bazıları komik denemeler bunlar. Paşalı'nın ele aldığı konular bir yana, kalemi oldukça iyi. Zaman zaman kimi kesimlere "sataşan" bir dili olsa da (ki bu dilden hiçbir zaman hoşlanmamışımdır) okunmayı hak ediyor. Okuyucuyu ilk sayfada teşekkür yerine, "Borç" başlığı karşılıyor; son sayfada da "Alacak" başlığı uğurluyor. Okuyan birinin elinden çıktığı belli olan kitap, okumalarında farklılık arayanlara önerilebilir.

Bir alıntı:  "Bilgi, gerekçelendirilmiş zandır." (s.79).

Vazgeçmek Özgürlüktür-Türkiye'de İletişimin Elkitabı 1 Vazgeçmek Özgürlüktür-Türkiye'de İletişimin Elkitabı 1 / Vazgeçmek Özgürlüktür-Türkiye'de İletişimin Elkitabı 1

Ali Saydam Türkiye'nin tanınan iletişimcilerinden. Kitapları da buna uygun bir şekilde oldukça iyi gözlemlerle yazılmış. Bu kitap, okuduğum üçüncü kitabı. Diğer kitaplarındaki bilgi, deneyim, Türkçenin iyi kullanımı bu kitapta da okuyucuyu bekliyor. Öncelikle, kitap aslında insani vazgeçmekle ilgili değil. Eserin Sunuş'unda, "vazgeçmek"le ilgili şu cümleler var: "Trade-off, yani marka ruhunun altını çizmek için nelerden vazgeçilmesi gerektiğinin tespiti, markanın en önemli öğelerinden biriydi." Bu cümleden de anlaşıldığı üzere, bir markanın ruhunu korumak için nelerden vazgeçtiği, vazgeçmesi gerektiği gibi örnekler kitaptaki başlıkların içeriğini oluşturuyor. Kitabın ilk yayım yılı 2011. O günlerde gündemde olan işletmecilik konuları bugüne de ışık tutuyor. Eserde dokuz farklı başlık var. Bunlardan bazıları: "Ezberi Bozan, Algılamayı Yönetir", "Ne kadar Hasar, O Kadar Kriz", "Müşteriyi Yöneten, Hayatını da Yönetir". İletişim, pazarlama, halkla ilişkiler, kriz yönetimi ve işletmecilik konularıyla ilgileniyorsanız bu kitabı kaçırmamalısınız. Elbette, Saydam'ın diğer kitaplarını da.

Bir alıntı: "Bertolt Brecht'i anmadan geçersek ayıp olur. 'Şeytan, çekirgeye bayılır...' demiş usta... (...) Neden öyle demiş? Çekirgenin nereye doğru ne zaman sıçrayacağı bilinmezmiş. Her an bir muzırlık, hınzırlık yapma olasılığı var gibi dururmuş ya... Çelişkiden hoşlanan ve ondan beslenen şeytan da bu duruma bayılırmış işte..." (s.141-142).

Factfulness: Dünya Hakkında Yanılmamızın On Nedeni Ve Neden Her Şey Aslında Sandığınızdan Daha İyi Factfulness: Dünya Hakkında Yanılmamızın On Nedeni Ve Neden Her Şey Aslında Sandığınızdan Daha İyi / Factfulness: Ten Reasons We're Wrong About the World and Why Things Are Better Than You Think

Cildi, baskısı, dili, anlatımı nefis kitap. Ana yazar olan Hans Rosling, kitap basılmadan önce, son taslağı değerlendirdikten sonra dünyaya gözlerini yummuş. Kitabı oğlu Ola ve gelini Anna bitirmişler. Kitap, dünyanın bugünkü durumuyla ilgili 13 soruyla başlıyor. Bu sorularda dünyanın bazı konulardaki durumuyla ilgili tahmininiz ölçülüyor. Her soruda üç seçenek var. Örneğin, "Dünya genelinde 30 yaşındaki erkekler hayatlarının ortalama 10 yılını okulda geçirmektedir. Aynı yaştaki kadınlar kaç yılı okulda geçirmiştir? A.9 yıl, B.6 yıl, C.3 yıl" Doğru cevap A yani 9 yılmış. Roslingler anlaşılır istatistiki bilgiler ve grafiklerle dünyanın sandığımızdan daha iyi bir durumda olduğunu 11 bölümde ilgi çekici biçimde aktarıyor. Eser, dünyanın sandığımızdan daha iyi bir durumda olduğunu ispatlamakla kalmıyor, yaptığımız mantık hatalarına da değiniyor. Her bölümün sonunda, o bölümün ana fikri özetleniyor. Factfulness'in 10 temel kuralı da "Kapanış"tan hemen önce sıralanıyor. Bunlar: 1.Uçurum, 2.Olumsuzluk, 3.Düz Çizgi, 4.Korku, 5.Boyut, 6.Genelleme, 7.Kader, 8.Tekil, 9.Suçlama ve 10.Telaş. Elbette böyle yazınca pek anlaşılmıyor. Bu yüzden kitabı okumalısınız :)

Bir alıntı: "Suçlama içgüdüsü, olan kötü bir şeye net, basit bir sebep bulma içgüdüsüdür." (s.216).

Fil Hamdi Fil Hamdi / Fil Hamdi

Bu kez 22 öyküsüyle karşımızda olan Aziz Nesin, bu kitabı 1956 yılında yazmış. Mucize Aynalar, Çete, Kimine Talih Kimine Kör Salih, Amatör Ruhlu Bir Polis, Dalkavukluk İstemem, Mutluluğumu Sana Borçluyum, Zekânızı Bileyiniz ve Tebelleş öyküleri en beğendiğim öyküler oldu. Zekânızı Bileyiniz öyküsü bir Sherlock Holmes öyküsü. Holmes İstanbul'da olsaydı bir cinayeti nasıl çözerdi ya da çözemezdi? :) Bu öyküde, Nesin'in ölünün konuşmasına bir kulp bulamaması da her şeye bir kulp bulan Nesin'in nazar boncuğu olmuş.

Bir alıntı: "Onlarla ortaklaşa sözlüğüm olmadığı için anlaşamıyoruz." (s.141).

Susam ve Zambaklar Susam ve Zambaklar / Sesame and Lilies

Cemil Meriç'in Bu Ülke kitabında bahsettiği Susam ve Zambaklar, yazar Ruskin'in verdiği konferanslardan 1865 yılında derlenmiş. Susam, kitapları; Zambak ise kadınları temsil ediyor. Susam bölümünü beğenerek okudum. Zambaklar kısmı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Ruskin'in kütüphaneler ve kitaplara dair yaptığı benzetmeler, zihnimde doyumsuz bir tat bıraktı. Kitaplar için yaptığı "Kralların Hazineleri" benzetmesi, kitapların aslında ne olduklarına dair açık bir bilgiyi barındırıyor. Ruskin, kitapları ikiye ayırıyor: 1.Günlük kitaplar, 2.Her zaman için geçer olan kitaplar. Birkaç saat içinde okunabilecek kitap, kitapseverlerin kaçırmaması gereken bir eser.

Bir alıntı: "Kitabın asıl gayesi, sesi muhafaza etmektir. (...) anlattıklarının her ne pahasına olursa olsun açık ve anlaşılır olması şarttır." (s.34).