Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Gerçekler / Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Gerçekler

Züppe Kocanın Şarkıcı Karısı ve Başka Nahoş Gerçekler
Bitirme Tarihi 10.1.2018
Yazar Sevil Atasoy
Tür Poisiye
Yayınevi Doğan Kitap
Sayfa Sayısı 224
Alınan Yer Konya

Kitap Hakkında

"Kusursuz cinayet yoktur." Kitabı havaalanındaki kitapçıda gördüm. Önce arka kapağını okudum sonra bir sayfasını açtım ve Publilius Syrus'un şu sözüne rastladım: "Tek bir saç kılının dahi gölgesi vardır." Önce bu sayfanın fotoğrafını çektim. Sonra internetten siparişini verdim. Polisiye hikâyelere merakım yoktur ama bu kitap başka. Gerçek olaylar, bilim ve Sevil Hocanın harika anlatımı var. Kitabı okurken Sevil Hocanın, TV'deki "Kanıt" programını izliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Kendisinin okuduğum ilk kitabı ve diğer kitaplarını da okuma isteği uyandıran kitabı. Kitapta neler var? 24 başlıktan oluşan bir içindekiler kısmı var ama daha fazla hikâye olduğunu söylemeliyim. Kitaba ismini veren hikâye ilk hikâye. Kitapta, uzun süre yakalanamamış seri katillerin çok küçük ihmalleriyle kendilerini nasıl ele verdiklerini, bir başka katilin yakalanışının ise kendi kızının tamamen ilgisiz bir biçimde hastaneye verdiği bir örnekten oluşunu, masum insanların hapse girişlerini, polislerle suçluların amansız mücadelelerini ve zeka çarpışmalarını okuyorsunuz. Her sayfada öncekilerinden daha ilginç bilgiler var. Özellikle kitabın sonlarında, hikâyelerdeki bilgileri özetleyen, DNA analizinin yeterliliğini sorgulayan cümleler oldukça ilgi çekiciydi. Mesela, "İki kişi otuz saniye kadar karşılıklı konuştuğunda, yüzlerinden alınan sürüntülerde karşısındakinin sıçrayan tükürük taneciklerinin DNA'sı da bulunuyor." (s.220).

Bir alıntı: "Bir suçluyu kurtarmak bir masumu mahkûm etmekten evladır." François-Marie Arouet, Voltaire (s.217).

Bir alıntı daha: ""Anlaşılan Guiseppe'nin kimsenin bilmediği, bu bölgede doğmuş, bu bölgede yaşayan, gözleri açık renk ama soyadı farklı gayrimeşru bir oğlu varmış' dedi savcı ve puldan DNA elde edilmesi işine fazla güvenmediğinden çapkın ölüyü bir perşembe sabahı günün ilk ışıklarıyla birlikte mezarından çıkarttı." (s.154).

Yorum Ekle