Kitaplar

İrade Terbiyesi İrade Terbiyesi / L'éducation de la Volonté

Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil'in kitabı öven sözleri sebebiyle, okuma merakı uyandıran kitap, yazarının zamanında (d.1859-ö.1939) Fransa'da gençlerin kendilerini boş işlerden nasıl kurtarması gerektiğiyle ilgili pratik önerilere yer veriyor. Beş başlık altında 16 bölümden oluşan kitaptan bir cümle çıkaracak olsam şunu söylerdim: "Alışkanlık haline getirilmiş bir çalışma disiplini, çalışma az olsa da bir anda çok fazla çalışmaktan daha fazla verimlidir." Bir yerde, "damlaya damlaya göl olur". Payot, insanın tembel oluşu gerçeğini inkar etmiyor, aksine, bunun nasıl yönetilebileceğini açıklıyor. Kitabın ilk üç bölümü oldukça akıcıydı ama özellikle son bölümde hızı oldukça düştü. Bazı fikirlerine katılmasam da okunmasını tavsiye edebileceğim bir kitap.

Bir alıntı: "Küçük şeyleri küçümseyen yok olmaya mahkûmdur." (s.118).

Nefis Terbiyesi Nefis Terbiyesi / Nefis Terbiyesi

Jules Payot'un İrade Terbiyesi kitabını okumak isterken, bir arkadaşımın, Payot'un kitabının Gazâli'den esinlenilmiş olduğunu söylemesiyle, önceye aldığım kitap oldu Gazâli'nin Nefis Terbiyesi kitabı. Daha sonra Payot'un kitabını da okudum ve ikisi arasında ne yöntem ne de konular açısından kayda değer bir benzerlik gördüm. Gazâli'nin kitabı dört bölümden oluşuyor. Bu bölümler: İdareciler nasıl olmalı?, İnsanı helak eden hususlar, nefsin riyazeti ve kötü ahlâktan temizlenmesi, midenin ve fercin aşırı isteklerini kırmanın yolları olarak isimlendirilmiş. Kitapta bol miktarda hikâye ve özlü söz var. Payot'un kitabını daha çok beğendim.

Bir alıntı: "Hâtem-i Asam şöyle demiştir: Mü'min her şeyden umutsuzdur, ancak Allahu Teâlâ'dan umudu olur. Münafık ise herkeste ümitlidir. Yalnız Allahu Teâlâ'dan ümidi kesmiştir." (s.76).

Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme / Düşünmeyi Öğrenme ve Öğretme

Düşünmeyi öğrenmek zor ve zaman isteyen bir eylem. Bunu öğretmek, öğrenmekten daha da zor bir süreç. Yazar İpşiroğlu, kitaba bir deneyle başlıyor ve şu soruların cevaplarını arıyor: Okuduğumuzu anlıyor muyuz? Okuduğumuz metinle gerçekler arasındaki farkı kavrayabiliyor muyuz? Bir metinde yer alan kelimelerin ifade ettiği gerçek anlamları çözümleyebiliyor muyuz? Bu sorulara bulduğu cevap, büyük oranda "hayır". Sonrasında, özellikle üniversite öğrenimi açısından, öğrenme ve eleştirel düşünmenin nasıl geliştirilebileceğine dair somut uygulamaları örnekleyen İpşiroğlu, hem öğretmenler hem de öğrenciler için bazı yöntemler öneriyor. Kitap, bir makalenin kitaplaştırılmış hali gibi görülebilir. Çünkü büyük kısmında, yazarın yaptığı deneylerin sonuçlarına yer veriliyor. Özellikle, öğretmenler açısından kıymetli buluyorum kitabı. Kitabı ilk keşfettiğimde, yazarın deneyini kendi öğrencilerime uygulamış, benzer sonuçlara ulaşmıştım. Okumak bir amaç değil, bir araç; hayatı anlamaya, empati kurmaya, sorun çözmeye, kendimizi iyi hissetmeye, çevremizin iyi hissetmesine yardımcı olmaya bir araç. Sadece okumak yeterli olmuyor, bir de okunanın doğru anlaşılması gerekiyor.

Bir alıntı: "Öğrencilerin tiyatro, sinema gibi sanatsal etkinlikleri izlemelerini sağlamak ve derslerde bu konulara yer vermek onları olumlu yönde etkileyecektir kuşkusuz. Ama bunun için öğretim üyesinin kendi dar ilgi alanını aşması, çevresinde olup biteni izlemesi, başını kuma gömen devekuşu kimliğinden kurtulması gerekiyor." (s.52).

Palto Palto / Шинель

Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." dediği rivayet edilen kısa hikâye, Sovyet Rusya'da saplantı derecesinde çalışkan bir memur olan ve artık giyilemez haldeki paltosunu yenilemek zorunda kalan Akakiy Akakiyeviç'in mücadelesini konu alıyor. Hikâye 46 sayfa. Devamında Victor Brombert'in hikâyedeki anlam ve belirsizlikler üzerine yazdığı bir sonsöz bulunuyor. Toplamı 66 sayfa. Beğendiğim bir hikâyeydi.

Bir alıntı: "Bu terzi hakkında uzun uzun konuşmaya pek de gerek yok ama ne yapalım ki, öykülerde geçen her şahsın karakterinin her yönüyle anlatılması gelenek olduğundan biz de size mecburen Petroviç'i anlatacağız." (s.17).

Görünmez Goril: Sezgilerimiz Bizi Nasıl Yanıltır? Görünmez Goril: Sezgilerimiz Bizi Nasıl Yanıltır? / The Invisible Gorilla: How Our Intuitions Deceive Us

Kitap, ismini, dikkat üzerine yapılmış en bilinen deneylerden birinden alıyor. Deneyi yapanlarla kitabı yazanlar aynı kişiler. Böyle kitapları okumayı çok seviyorum. Benim açımdan müthiş bir kitaptı. Kitap altı bölümden oluşuyor ve her bir bölüm sezgilerimizin bizi nasıl aldattığını farklı açılardan ele alıyor.  Subliminal uyaranların insanları etkilediği safsasatasına değindikleri bölüm ilgimi en çok çeken bölüm oldu. Özellikle, reklam ve sinema sektörünün kullandığı subliminal uyaranlar, insanlar üzerinde söylendiği gibi etkili değildir. Yazarlar, dikkatimize, aslında kendimize aşırı güvenmekle ne büyük hatalar yapabileceğimizi çeşitli gerçek olay ve deneyler üzerinden örnekliyor. Kitabın iki ayrı baskısı var. Daha önce NTV Yayınları'ndan çıkan kitap, daha küçük hacimli. Say Yayınları'ndan çıkan ise daha sonraki bir baskının tercümesi. Yazarlar bu kitabın sonunda, önceki baskıda itiraz edilen bazı noktalara da açıklık getirmişler. İnsan davranışı konusunda bir kitap okumak istiyorsanız kaçırmayın derim.

Bir alıntı: "Woody Allen'ın efsanevi stand-up komedilerinin sonuna geldiğinde dediği gibi: 'Size son olarak verecek olumlu bir mesajım olsun isterdim. Ama yok. İki olumsuz mesaj versem olur mu?'" (s.292).