Kitaplar

Ateistler İçin Din Ateistler İçin Din / Religion for Atheists

Ateizm (tanrı tanımazlık) bir yaratıcının varlığını reddetmektir. Ateizmi benimseyenlere de ateist denir. Bu sebeple, Botton'un kitabının ismi ilgi çekmekte. Okuyucu sormadan edemiyor: ateistler için din olur mu? Olmaz elbette ama her inanç bir dine dönüşebilir; ateizm de. Botton bu kitabında, ateistlere bir din önermiyor ya da ateistlerin dine nasıl baktıklarını anlatmıyor. Kitabında bahsettiği konu, ateistlerin ya da sekülerlerin dinlerden öğrenecekleri, hayatlarına uygulayabilecekleri pek çok şey olduğu.  Bunlar arasında; bilgelik, topluluk halinde yaşama, kibarlık, eğitim yöntemleri, şefkatli olma, kötümserlik, bakış açısı, sanat, mimari ve kurumlar var. Yazar, kitabını şu cümlelerle temellendiriyor: "Modern ateizm, temel ilkeleri çürütüldükten sonra bile inanç sistemlerinin çok sayıda farklı yönünün geçerliliğini korumayı başardığını görmeyerek önemli bir hata yaptı. (...) Dinlerde seküler hayatın en inatçı en ihmal edilmiş hastalıklarının birkaçını dindirmek için yararlanabileceğimiz çok sayıda, yetenekli kavramlarla dolu bir deponun bulunduğunu keşfedebiliriz." (s.12, 13). Kitap en çok Hıristiyanlıktan bahsediyor. Zaman zaman Yahudilik ve ara sıra da Budizmden örnekler veriyor. Eserin iyi yanlarından biri, bahsedilen bir yer ya da kişinin fotoğrafını da paylaşması. Hem öğrenerek hem düşünerek hem de eğlenerek süren, faydalı bir okuma oldu.

Bir alıntı: "Modern ruhların sorunlarının birçoğu, dinler tarafından bulunan çözümlerle iyileştirilebilir, yeter ki bu çözümler içine doğdukları o doğaüstü yapıdan çıkarılsınlar. İnanç sistemlerindeki bilgelik, tüm insanlığa aittir, içimizdeki en mantıklı insana aittir ve üstünün en büyük düşmanları da bu bilgelikten kendi seçimlerine göre yararlanabilirler. Dinler, yalnızca inananlara bırakılmayacak kadar yararlı, etkili ve zeki olan bir bakış açısını dönem dönem de olsa sunmayı her zaman başarmışlardır." (s.301, 302).

Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir? Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir? / How Proust Can Change Your Life

Kayıp Zamanın İzinde romanının yazarı Marcel Proust'un  romanını nasıl yazdığı, ailesi ve arkadaşlarıyla yaptığı yazışmaları, hastalıkları, korkuları, sevdikleri ve kendisi hakkında ilginç bilgileri, kısacası, hayatını eğlenceli bir şekilde anlatan kitap, Kayıp Zamanın İzinde romanının hangi zihinsel yapının eseri olduğunu ortaya koyuyor. Kitapta dokuz bölüm var ve Yaşamayı nasıl sevebiliriz?, Zamanı nasıl iyi kullanabiliriz?, Kitapları nasıl elimizden bırakırız? gibi başlıklardan oluşuyor. Proust'tan çokça alıntı var. Okuyucuda Kayıp Zamanın İzinde gibi bir kitabı okuma macerasına girişmeyi teşvik ediyor. Proust'un hayatı yaşamımızı değiştirebilir. İlgiyle okudum.

Bir alıntı: "Bazen öğleden sonra beyaz bir ay ufak bir bulut gibi gizlice, gösterişsiz bir edayla gökyüzüne sokulur; henüz 'sahneye çıkma' sırası gelmeyen, bu yüzden bir süre oyuncu arkadaşlarını izlemek için günlük giysileriyle biraz 'öne ilerleyen' ama ilgiyi üstüne çekmek istemediğinden yine de sahne arkasında kalan bir aktrisi hatırlatır insana bu haliyle." (s.89).

Felsefenin Tesellisi Felsefenin Tesellisi / The Consolations of Philosophy

İnsan felsefede teselli bulabilir mi? Öyle ya, felsefe bir "bilgi, düşünme, bilgi ve düşünmeyi sevme" eylemi. Hal böyle olunca, belirli bir konuyu düşündükçe o konunun sebep olduğu acılar azalmak yerine, artabilir. Burada şu soru akla geliyor: "Acı mı düşüncenin sebebidir yoksa düşünce mi acıya sebep olur?" Cevaplardan biri, "düşüncenin sebep olduğu acıları yok etmenin yolu, yine düşünce olabilir ya da acının sebep olduğu düşünceler de düşünerek çözüme kavuşabilir." olabilir. Botton bu kitabında herkesin zaman zaman yaşayabileceği sorunları, altı filozofun hayatı ve fikirlerinden yararlanarak açıklıyor. Bu sorunlar: toplum tarafından kabul görmenin tesellisi (Sokrates), yeterince paraya sahip olmamanın tesellisi (Epikuros), düşkırıklığı yaşamanın tesellisi (Seneca), kendini yetersiz hissetmenin tesellisi (Montaigne), kırık bir kalbin tesellisi (Shopenhauer) ve zorluklar yaşamanın tesellisi (Nietzsche) olarak belirlenmiş. 

Botton konuları açıklarken, okurlarının alışık olduğu üzere resimleri kullanmaya devam etmiş, iyi de olmuş. Adı geçen filozofların hayatlarından ilginç ayrıntıların da bulunduğu kitap, "düşünmeden" tavsiye edebileceğim Botton kitapları arasına girdi. İnsan felsefede teselli bulabilir.

Bir alıntı: "Keyif ile keyifsizliğin birbirinden asla ayrılmaz şeyler olduğunu düşünelim, öyle ki insan birinin ne kadarına sahip olmak isterse ötekinin de ancak o kadarına sahip olacak... seçim sizin: mümkün olduğu kadar az keyifsizlik, kısacası acısız bir yaşam mı... yoksa o ana kadar hiç tadılmamış zevkleri tatmanın, keyifleri yaşamanın bedelini ödemeyi göze alarak mümkün olduğu kadar çok keyifsizlik mi? Eğer ilk seçeneği yeğler ve acılarınızı azaltmayı, hatta yok etmeyi isterseniz, o zaman keyif alma kapasiteniz de azalacak, hatta yok olacak." (s.264).

Öp ve Anlat Öp ve Anlat / Kiss & Tell

"Biyografiler hep önemli kişiler için mi yazılır?" sorusuna "Elbette hayır. Sıradan insanların da biyografileri yazılabilir." cevabını veren Botton, bu kitapta, Isabel adındaki bir kadının biyografisini yazıyor. Bu yazım, biyografilerin nasıl yazıldıkları, başka nasıl yazılabilecekleri hakkındaki fikirlerle sürüyor. Isabel'in sevdiği yemeklerden ailesine, sevgililerinden belirli olaylar hakkındaki görüşlerine kadar bilgi ediniyoruz.  Kitap 11 bölümden oluşuyor. İlk Yıllar, İlk Randevular, Soy Ağaçları, Mutfak Biyografisi bu bölümlerden bazıları.

Eğer bir Botton okuruysanız diğer kitaplarının izlerini bu kitapta görebilirsiniz. Öp ve Anlat Botton'un okuduğum diğer kitaplarına göre "hafif" kalan bir kitap oldu. Sonu da hızlı bağlanmış. Aşk Dersleri romanında da böyle olmuştu. Statü Endişesi, Romantik Hareket, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Görmek ve Fark Etmek kitapları beğendiğim kitaplarındandı. Botton'un henüz okumadığım diğer kitapları aradaki farkı kapatacaktır. :)

Bir alıntı: "Tanışıklık ilerledikten sonra üzücü bir durum ortaya çıkar: Karşımızdakiyle daha derin konularda daha uzun sohbete girmek yerine, kurduğumuz samimiyet nedeniyle bunun tam tersi bir senaryo içinde buluruz kendimizi. (...) 'Birisiyle konuşma fırsatımız ne kadar çoksa, onunla o kadar az konuşuruz' gibi bir paradoks nasıl açıklanabilir?" (s.254).
Feklavye Feklavye / Feklavye

Kitap, okuma, yazma, şiir, roman, imza günü gibi konular hakkında "ince" espriler barındıran karikatür albümü. Her okuyucunun yaşayabileceği duygular, Semih Poroy'un kaleminde çizgiye dönüşmüş. Çok da iyi olmuş. Kapak seçimi de çok anlamlı olmuş.