Kitaplar

Psy-Q Psy-Q /

Zekâyı simgeleyen ıq'yu duydunuz. Peki ya psy-q, psikolojik zekânız? Sahiden, kendiniz hakkındaki gerçeğin ne kadarını biliyorsunuz? 

Mevzu ister eş seçimi olsun ister "bir börek daha yesem ya!" gibi nispeten basit bir karar; ister komplo teorilerine yatkınlığımız ister tuvalet kağıdı rulosunu hangi yönde taktığımız; tüm duygu, düşünce ve davranışlarımız psikoloji araştırmalarının ilgi alanında. Üstelik ulaşılan sonuçlar hakkımızda pek de kolay hazmedilir türden şeyler söylemiyor.

Neyse ki Ben Ambridge bu işi yapmanın eğlenceli bir yolunu bulmuş. PSY-Q sadece bu araştırmaları paylaşmıyor, sizi de onların bir parçası yapıyor. Ünlü araştırmaların sonuçlarını çok sayıda interaktif test, akıl oyunu ve illüzyon eşliğinde sunarak, psikolojik zekânızı test edebilmenize ve bunu genel sonuçlarla karşılaştırarak "psikolojik rütbenizi" öğrenebilmenize fırsat tanıyor. 

PSY-Q "ev tipi" bir psikoloji laboratuvarı. Sizi şaşırtacak, kızdıracak ve fazlasıyla eğlendirecek. Ama en hepsinden öte, size sizle tanıştıracak.

Akıl Virüsü Akıl Virüsü /

Akıl Virüsü psikoloji, biyoloji, antropoloji ve bilişsel bilim alanlarının ötesinde tartışmalı bir yeni bilim dalı olan memetiki ele alan ilk popüler kitaptır. Memetik insan toplumunun görülmeyen fakat tam anlamıyla gerçek DNA'sı olan memlerin bilimidir. 
Richard Brodie Akıl Virüsü'nü Richard Dawkins, Douglas Hofstadter, Daniel Dennett gibi memlerin yaşantımıza potansiyel etkilerinden büyülenmiş olan bilim insanlarının çalışmalarını bir adım öteye taşıyarak inşa etmiştir. Ancak Brodie bilimin ötesine geçmiş ve meselenin özüne dalmıştır: Bu, Soğuk Savaş'ta atom fiziğinin yaptığına benzer şekilde bizim hayatımız üzerinde bir etkiye sahip olacak yeni bir bilimin ortaya çıkışı mıdır? Akıl virüsleri de atom bombası gibi hayatları etkileyebilecek midir? 

Akıl virüsleri hâlihazırda hükümetlere, eğitim sistemlerine ve şehir yönetimlerine bulaşmıştır ve günümüzdeki en yaygın ve zorlu problemlerin bazılarına yol açmaktadır. Akıl virüsleri bir gelecek kaygısı değildir: Onlar şimdi burada bizimle birlikteler ve bize bulaşma konusunda gün geçtikçe daha başarılı olmaktadırlar. Kitle iletişim araçlarının ve bilgiye giden yolların son dönemde büyük artış göstermesi yeryüzünü akıl virüsleri için birincil türeme zeminine dönüştürmüştür. İleride zihinsel bir veba olacak ve bundan yalnızca bazılarımız mı etkilenmeden kurtulacak? Richard Brodie bu kitapta memler hakkında bu gibi rahatsız edici soruları ortaya koyuyor. 

"Gerçeği söylemek gerekirse Brodie bulaşıcıdır fakat onun virüsü hakikati türetmektedir. Bu kitabı okuyanlar gerçekte neler olup bittiğini görme konusunda büyük risk altındadırlar." 
-Douglas Rushkoff-


"Bu bir kitap değil, zihinsel bir maceradır. Akıl Virüsü gördüğünüz ve duyduğunuz şeyler konusunda gerçekleri görmeniz için sizi harekete geçirir, eğitir ve canlandırır. Satın alın ve üzerinde çalışın."
-Jeffrey Gitomer-

"Dehanın gerçek işareti, karmaşık bir kavramı ele alıp bunu (benim gibi insanların anlayabileceği şekilde) basitleştirmesi ve daha da önemlisi insanların ondan faydalanmasını sağlamasıdır. Eğer mem gerçekten davranışlar için temelse (çocuk çocuğu taklit eder, çocuk yetişkini taklit eder, dünya lideri dünya liderini taklit eder...), bu durumda herkesin çok daha anlamlı memler yayması gerekmektedir. Bu konuya özen gösterin! Brodie'nin mizahi yaklaşımı bu kitabı eğlenceli, sürükleyici, eğitici ve zaman zaman tartışmalı bir hale sokuyor. Bu kitabı alın, sevdiğiniz birine verin ve gerçekten değerli bir virüsü yayın!" 
-Kevin Hogan-
(Tanıtım Bülteninden)

Bunları Kimse Yazamadı (İsim İsim Medya) Bunları Kimse Yazamadı (İsim İsim Medya) /

"Sekreterine bilgisayar aldıramayan yayın yönetmenleri, kapıyı vurup çıkamayanlar, maaş alabilmek için tetikçilik yapanlar, sınıf atlama çabasında gazeteciler, başka masaları dinleyip patronlarına yetiştirenler, meslektaşlarını hedef gösteren ve tutuklanmasını isteyen köşe yazarları, psikolojik harbin mimarları, aklı almadığı cehalet örneklerine imza atanlar, kitap satmak için zulüm gördüğünü söyleyenler, Amerika'dan misyonla Türk medyasına gönderilenler...

"Medyaya kavga etmek için girdim" diyen Orağ Eğin'den Türk basını hakkında hiç kimsenin yazamadığı gerçekler...

Patronlar, yöneticiler, köşe yazarlarıyla medyanın önemli figürlerinin maskeleri teker teker düşüyor. İsim isim! Medyaya yön veren herkes bu kitapta." Arka Kapak Yazısından

Kenyalılar Otobüs Şoförlerine Neden Bağırır? Kenyalılar Otobüs Şoförlerine Neden Bağırır? /

"Okuyacağınız en sıra dışı Harvard kitabı!

Birileri gerçekten de şirket performansı ile CEO'ların yüzlerinin genişliği arasındaki ilişki üzerinde bir araştırma yapmış olabilir mi? Yani şimdi bir sürü bilim insanı, ikramiye aldığımız hafta içindeki ölme olasılığımızı tahmin etmeye mi kalkmış? Google öğlen yemeklerinde ideal sıra bekleme süresini mi belirlemiş? Bekâr erkek CEO'ların daha çekici görünmek adına daha büyük mali riskler aldığı nasıl ispatlanmış? Yüksek statüdeki insanlar, çevredekilerin kendisine gülümseyerek baktığını sanmaya daha mı eğilimliler? Ve evet, Kenyalılar otobüs şoförlerinden ne istiyorlar?

Öncelikle şunu belirtelim: Elinizdeki kitap, iş sorunlarınıza hemen uygulayabileceğiniz birtakım tavsiyelerde bulunmuyorsa, bir Harvard Busines Review kitabı olamaz. Dört yıl boyunca Harvard Business Review'da, iş yaşamı, ekonomi ve psikoloji alanında yapılmış araştırma raporlarından derlenen şaşırtıcı derecede yararlı bulgular, günümüzün ileri teknoloji çağında bile en insani kusurlarımızı ve zaaflarımızı farkında olmaksızın her gün sergilediğimizi gösterecek. Karanlık taraflarımızı gözler önüne sererek bizlere aslında kim olduğumuzla ilgili bir hikâye anlatan bu ilginç verileri okumakla kalmayıp, arkadaş sohbetlerinde bolca aktaracağınızın garantisiyle…
(Tanıtım Bülteninden)" idefix.com

Ve Günler Yürümeye Başladı Ve Günler Yürümeye Başladı /

Galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek.
Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. 
Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin... Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur. 
Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek "dünyanın vicdanı" yakıştırmasını Eduardo Galeano'nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor. idefix.com