Kitaplar

Şölen, Satılık Filozoflar, Astroloji Şölen, Satılık Filozoflar, Astroloji /

Loukianos'un bu kitabında, iki hikâye bir de makale sayılabilecek bölüm var. Şölen hikâyesinde, bir düğün için toplanmış saygın kişilerin arasında çıkan kavga konu ediliyor. Satılık Filozoflar'da bir pazarda satılığa çıkarılmış, 10 farklı felsefe okulu temsilcisi üzerinden bu okullar hicvediliyor. Astroloji başlığı ise astroloji ve astronomi konularında dönemin ve yazarın bakış açısını sunuyor.

Bir alıntı: "Sonunda şunu öğrendim, bizim gibi kendini bilen sıradan adamların böylesine bilge adamlarla aynı sofraya oturmaları tehlikeliymiş." s.39.

Tarih Nasıl Yazılmalı?, Yalansever Tarih Nasıl Yazılmalı?, Yalansever /

Loukianos MS ikinci yüzyılda yaşamış bir yazar. Kendisiyle yeni tanıştım. Ele aldığı konular, yazma üslubu ve zekâsıyla hemen kendine çekti. Bir hiciv ustası kendisi; konulara eleştirel, alaycı ve esprili bir şekilde yaklaşıyor. Bu kitabında, tarihin nasıl yazılması gerektiğini, kendi dönemindeki örneklerle açıklıyor. "Yalansever" isimli bölüm ise Tykhiades ile Philokles isimli iki karakter arasındaki sohbeti konu alıyor. Tykhiades hasta ziyaretine gittiği bir evde, dost sohbetine katılır ve burada anlatılan tuhaf, inanması zor olayları Philokles'e aktarır. Tykhiades'in katıldığı dost sohbetinde duyduğu, sözde bilge adamların ağzından çıkan yalan, masal ve hurafelere olan şaşkınlığı okuru da şaşırtmaya yeter. Zira sohbette bulunan sözde bilge adamlar; bir Peripatetik, bir Stoacı, bir Platoncu ve bir Pythagorasçıdır. Bu sohbette, cin, peri, hayalet hikâyeleri anlatılır.

Kitabın bir sayfasının Yunanca diğer sayfasının Türkçe olduğunu da belirteyim.

Bir alıntı: "Ah Philokles işte böyle; Eukrates'in evinde tüm bu yalanları işittikten sonra tatlı şarap içmekten karnı şişmiş, istifra etme arzusunda olan bir adam gibi dolanıyorum. Herhangi bir yerde, şu duyduklarımı unutturacak bir ilaç bulabilsem, pahalı bile olsa alırım! Böylece belki işittiğim şu şeylerin tek bir zerresi bile hatrımda kalmaz ve bana zarar veremez." s.105.

Kılçıksız Bilim Kılçıksız Bilim / Science without The Boring Bits

Antik dünyadan iki binlerin başına kadarlık bir dönemde, bilimde meydana gelmiş ilginç onlarca olaydan kısa kısa bahseden bir kitap. Bu özelliğiyle, adını da hak ediyor. Bilim tarihindeki bu ilginç olaylar, bir lokantada balık yemek için bekleyen müşteriye, balığın kılçıklarından ayıklanarak sunulması gibi, okura yalın bir halde sunuluyor. Kitapta bahsedilen olayların tamamı ilgi çekici olmasa da büyük bir kısmı okumaya değer. "Gerçekten öyle mi olmuş?" diyerek birkaç kitap ve web sitesine bakmayı gerektiren başlıklar var. Eğlenerek okudum.

Bir alıntı: 1633-Gökbilim "Pisa Üniversitesi'nde matematik ve felsefe profesörü olan Scipio Chiaramonti, itiraz edilemeyeceğini düşündüğü bir iddia ortaya attı: 'Hareket eden hayvanların kolları, bacakları ve kasları var. Dünya ise kolu, bacağı ve kasları olmadığı için, hareket edemez.'" s.75.

Böyle Söyledi Zerdüşt -Herkes için ve Hiç Kimse için Bir Kitap Böyle Söyledi Zerdüşt -Herkes için ve Hiç Kimse için Bir Kitap / Also Sprach Zarathustra -Ein Buch fur Alle und Keinen-

Bazı kitaplar vardır; her yerde karşılaşılır ve okunmadığı için vicdan azabı hissettirir. Böyle Söyledi (Buyurdu) Zerdüşt de benim için böyle bir kitaptı. Açıkçası, onca vicdan azabının karşılığı bu olmamalıydı; beklediğimden azını bulabildim. Sanıyorum, Nietzsche'nin daha iyi kitapları vardır. Zerdüşt'ü dinlemek bir sarkacın iki ucunda salınmak gibi. Kendi kendini yanlışlayan biri gibi geldi bana Zerdüşt. Belki de kitabın alt başlığı bunun neden böyle olduğunu açıklıyordur: "herkes için ve hiç kimse için bir kitap". Çeşitli konular üzerine yazılmış bu tip kitaplar (ki en beğendiğim Montaigne'nin Denemeler'idir) farklı bakış açıları sağlayabiliyor. Nietzsche'nin bu kitabı bunu tam olarak sağlayamasa da diğer kitaplarına olan merakımı arttırdı. Bilinç sahibi bir canlı (insan) olmanın acısını, "üstinsan" olmakla azaltmaya (belki de arttırmaya) çalışan birinin zihninde bence daha fazla gezinmek gerekiyor. İyi ki kitaplar var.

Bir alıntı: "'Ben adilim,' dediklerinde her zaman, 'İntikamım alındı!' diyorlarmış gibi çınlar sesleri. Erdemleriyle düşmanlarının gözlerini oymak isterler; ve sırf başkalarını alçaltmak için yükselirler. Kimileri de bataklıkta yaşar ve konuşur sazlıkların içinden 'Erdem usulca oturmaktır bataklıkta...'" s.91.

Batı Biliminde Dönüm Noktaları: Tarihöncesi Dönemlerden Atom Çağına Batı Biliminde Dönüm Noktaları: Tarihöncesi Dönemlerden Atom Çağına / Landmarks in Western Science: From Prehistory to The Atomic Age

Yazarın ifadesiyle, kitabın yazılma amacı, yazarın, "Bilim tarihine genel bir giriş sağlayacak böyle kısa bir kitabı yıllarca aramış fakat bulamamış olmasıdır." Bilim tarihini ele alabilecek kısa bir kitap yazmak gerçekten zor bir iş. Konular nasıl ele alınacak? Kronolojik olarak mı yoksa büyük gelişmeler açısından mı? Konular, coğrafya ya da milletler açısından mı değerlendirilecek? Yoksa tıp, fizik, kimya, biyoloji, mühendislik gibi bilim alanlarındaki gelişmelere göre mi yazılacak? Neler dışarıda bırakılacak, kitapta nelere yer verilecek?

Yazar Whitfield bu soruların üstesinden gelerek, iyi bir kitap ortaya çıkarmış, başlangıçta belirttiği amaca uygun bir eser ortaya koymuş, resimlerle ve bilimsel dönüm noktalarıyla ilgili okunabilir bir kitap yazmış. Tarihöncesinden bugüne bilimin ilerleyişi sekiz bölümde ele alınmış. Okuması zevk veren ve bilgi dolu bir kitap ortaya çıkmış.

Bir alıntı: "Bilime geçmiş aramak, geleceği içindir." s.v.