Kitaplar

Boğaziçi'nde Balık Boğaziçi'nde Balık / Boğaziçi'nde Balık

İstanbul'da, Boğaziçi'nde bir balık düşünün. Öyle bir balık ki, binyıllardır yaşıyor; ta İstanbul Boğazı oluştuğundan beri. Bu balığın hafızası kısa süreli de değil; doğduğundan beri olup bitenleri, diğer deniz canlılarıyla ilişkileri, her şeyi hatırlıyor. İşte, böyle bir balıktan İstanbul', Boğaziçi, diğer balıklar ve tarih hakkında hikâyeler dinlemek ister miydiniz? Cevabınız "evet"se buyurun "Boğaziçi'nde Balık" kitabını okumaya.

Vassaf, 13 başlıkta öyle hikâyeler anlatıyor ki, bu hikâyelerde gerçekle kurgu iç içe geçiyor. Gerçek nerede başlıyor, kurgu nerede bitiyor belirleyemiyorsunuz. Sadece hikâyeler değil, birkaç şiirle de destekleniyor bu meçhul balığın serüveni. Renkli, 38 farklı balık resmi de okumayı renklendiriyor; Vasaaf'ın diğer bir kitabı olan "İstanbul'da Kedi"ye de merak uyandırıyor.

Bir alıntı: "Fethedildim/ Yağmalandım/ Nice donanma demir attı sularımda/ Gelen giden bayrak dikti topraklarıma/ Bayrağım yok/ Dinim yok/ Sadakat aramayın bende/ Biri gider, öteki gelir/ Ben kalırım/" İstanbul'un Sesi şiirinden (s.19).

Cehenneme Övgü-Gündelik Hayatta Totalitarizm Cehenneme Övgü-Gündelik Hayatta Totalitarizm / Prisoners of Ourselves: Totalitarianism in Every Day Life

Vikipedi'ye bakılırsa Totalitarizm, "Tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim. Totalitarizmde bireysel özgürlüklere izin verilmez ve bireyin yaşamının tüm alanları devlet kontrolüne bırakılır." olarak tanımlanıyor. Kitapta ise ötekinin, alışkanlıkların, egemen güçlerin ve geleneğin birey üzerindeki etkisi olarak ele alınıyor.

Yirmi önemli ve ilgi çekici başlık içeren kitapta, varoluşçuluğun izlerini görmek mümkün. Yazar, konuları belirli bir yöntemle el almış. Öncelikle, ele alacağı konunun neden totalitarizm olduğuna değiniyor sonra da bunu gerekçelendiriyor.

Samimi bir özgeçmişle başlayan eser, devamında da aynı samimiyetle devam ediyor. Konu başlıklarından önce verilen resim ve özlü sözler de okumaya ayrı bir değer katıyor. Günlük olaylar hakkında orijinal ve farklı bakış açıları sunan yazar, ötekiler, özgürlük, cinsiyet, ölüm, sanat vb. konulardaki fikirlerini merak uyandırıcı biçimde ifade etmiş.

Kitabın ilk baskısı İngilizce olarak şu isimle yapılmış: "Prisoners of Ourselves: Totalitarianism in Every Day Life". Bu başlıkta, "kendi kendimizi mahkûm eden" bir hayat sürdüğümüz iddiasını görmek mümkün. Kardeş kitap sayılabilecek "Cennetin Dibi"nden daha iyi bulduğum bir kitap oldu Cehenneme Övgü.

Bir alıntı: "Öğle yemeğini acıktığımız için değil, saat on iki olduğu için yiyoruz; uykumuz geldiği için değil, geç olduğu için yatıyoruz; çalar saatin alarmıyla (evet alarm durumuyla!) uyanıyoruz, doğal bir şekilde uyanacak yerde. Yaşamlarımızı kol ve masa saatlerine, saatlere ve dakikalara göre düzenliyoruz." (s.259).

Cennetin Dibi-Modern Zamanlarda Eğlencelik Hayat Cennetin Dibi-Modern Zamanlarda Eğlencelik Hayat / Cennetin Dibi-Modern Zamanlarda Eğlencelik Hayat

Cennetin dibi mi olurmuş? :) Cennette eğlence olacaksa ve dünyada da eğlencelik bir hayat varsa, modern insanın bu eğlenceyi sağlamak adına yaptıklarına bakılırsa olabilir elbette.

Vassaf ilk baskısını 1996 yılında yapan bu kitapta, 13 ilginç başlıkta, modern insanın eğlencelik hayatına eğiliyor. Bu başlıklarda, doksanlardan bugünü gören birinin cümleleri var.

Bu başlıklar, dünyaya farklı bir gözle bakan bir psikoloğun kaleminden çıkıyor. Vassaf'ın cümleleri, araştırma yapmayı gerektirecek kadar merak uyandırıcı. Anlatıma eşlik eden fotoğraf ve özlü sözler de okumayı zenginleştiriyor. Bu kitabın kardeşi sayılabilecek Cehenneme Övgü isimli kitap, Cennetin Dibi'ne göre daha iyi gibi geldi.

Bir alıntı: "ABD'de yuvaya başlayan çocukların parmak izleri alınıyor. İleride cürüm işlediklerinde kolay yakalansınlar diye değil. Tam tersi, ileride kaçırıldıklarında, ormanın bir köşesinde ırzına geçilmiş cesedi bulunduğunda kim olduğu bilinsin, çocuk kaçırıldığından beri merakta olan annesi babasının haberi olsun diye." (s.159).

Hangi Batı Hangi Batı / Hangi Batı

Hangi Batı beni şaşırtan bir kitap oldu. Attilâ İlhan'ı şiirlerinden biliyordum ama fikir yazılarından haberdar değildim. Onu tanımak adına, iyi bir başlangıç oldu Hangi Batı.

Bu kitapta, İlhan'ın önce edebiyat sonra da özellikle Türk aydınının ideolojik fikir ve davranışlarıyla ilgili düşünceleri kısa başlıklar halinde yer alıyor. İlhan, dünyayı özellikle Batı'yı yorumlamada düşülen hatalardan bahsediyor. Bir milletin kendi köklerine sarılmadıkça, değişim gücünü bu köklerden almadıkça gelişemeyeceğini söylüyor. Bunlardan bahsederken döneminin yazar ve olaylarından gerçek örnekler veriyor. Kitabın ilk baskısı 1972 yılında yapılmış. Bu bilgi göz ardı edilerek okunursa, sanki dün yazılmış sanılabilecek kadar güncel konular var. Özellikle ABD ve Batı'yla olan ilişkilerimizin gidişatı neredeyse hiç değişmemiş.

Eserde; "Neuilly'de Bir Pencere", "Kuşku Kapısı", "Katmerli Yabancılaşma", "Meraklısı İçin Ekler 1 ve 2" olmak üzere beş bölüm var. Bu bölümlerde toplam 46 başlık yer alıyor. Kitap, İlhan'ın diğer eserlerini okumak için de merak uyandırıyor.

Bir alıntı: "Siz ne derseniz deyiniz, Türkiye'nin demokrasi tarihi, Amerika'yla başımızın belâya girmesi tarihidir." (s.181).

Yeni Başlayanlar İçin Varoluşçuluk Yeni Başlayanlar İçin Varoluşçuluk / Existentialism: A Beginner's Guide

Antik Yunan'dan beri sorulagelen: "Ben kimim, dünyada olma amacım ne, bir amacım var mı?" sorularına türlü kaynaklar, türlü cevaplar vermişler. Peki birey olarak benim cevabım ne? Her kaynaktan bir cevap gelebilir ama yaşayan, algılayan, hisseden ben, kendimi ve diğerlerini, hayat denen bu yolculukta nasıl görüyor, anlıyor ve konumlandırıyorum? Özgür müyüm? Özgür olmayı ister miyim? Hayatı, kendimi ve diğerlerini başka nasıl yorumlayabilirim? Bu ve benzer soruları siz de soruyorsanız bu kitap, soruları yanıtlamakta ya da en azından bu düşünceleri anlamakta yardımcı olabilir.

Wartenberg, varoluşçuluğun büyük yazarlarının eserleri eşliğinde, sekiz farklı kavramı oldukça akıcı biçimde, sinema ve edebiyattan örneklerle ele alıyor. Bu kavramlar: Varoluş, Özgürlük, Ötekiler, Kaygı, Sonluluk, Absürt, Otantiklik ve Baskı.

Kitap bir merdiven gibi. Yani tek basamak bu kitap değil. Diğer basamaklar, yazarın bahsettiği kitaplar ve filmlerden oluşuyor. Wartenberg bu amaçla, kitabının sonuna bir filmler listesi (filmografi) eklemiş ki, orada da harika keşifler yapmak mümkün.

Kitabın kapağı ise ayrı bir zekânın ürünü. Kapak, içeriğinin bir özeti gibi. Hem içerik hem bu içeriği ele alma biçimi hem de ulaştıracağı başka okuma-izlemeler sebebiyle nefis bir kitap.

Bir alıntı: "Her ne yapmayı seçersek seçelim, her an onu ciddiye almaya değmeyen bir şey olarak görebiliriz." (s.147).