Kitaplar

Büyü Dükkanı Büyü Dükkanı / Büyü Dükkanı

Psikodramada yer alan "büyü dükkânı" isimli teknikten esinlenerek oluşturulan sekiz kurmacadan oluşan kitapta, yaşlı bir adama, hayatlarında istedikleri herhangi bir şeyi almak üzere gelen kimselerin, istedikleri şeyin aslında kendilerinde olduğu ama bunun farkında olmadıkları aydınlanmasıyla ayrılmaları konu ediliyor. Aydınlanma öyle basit bir şey değil: hayatın tam da içinde yatan bir bakış açısı değişikliği. Bu yüzden, yaşlı adama gelenler, elleri boş olsa da zihinleri bu aydınlanmanın parıldamasıyla dönüyorlar evlerine. Çok basit görünse de "bedelini ödediğimiz şeyin sahibi olabiliyoruz", ödemediklerimiz ise sadece bir yanılsama. Aynı yazarın, aynı konuda bir kitabı daha varmış. Onu da okuyacağım.

Bir alıntı: "Siz gülleri koklamak uğruna yerdeki papatyaları eziyorsunuz. Ama ezdiğinize de değmiyor, çünkü gülün kokusunu içinize çekmiyorsunuz." (s.120).

Öğretmenler için Algı Yönetimi Öğretmenler için Algı Yönetimi / Öğretmenler için Algı Yönetimi

Çıktığını öğrendiğimde hemen okuma isteği duyduğum kitap, beklentimi boşa çıkarmadı. Kendisi de bir öğretmen olan yazarın yüksek lisans tezinin araştırma kısmının paylaşıldığı kitap, bir tezin sıkıcılığından sıyrılmayı başarmış. 15 bölümden oluşan kitabın ilk beş bölümü algı üzerine. Sonraki bölümler ise Ortaöğretimde Öğrenci-Veli-Öğretmen Bağlamında Eğitim ve Öğretime Dair Algı Farklılıkları ve Yanılgıları isimli araştırmanın sonuçlarını paylaşıyor. Son bölüm "Algıları Yönetmenin 12 Yolu" ile kitaba nokta konuluyor. Pek çok deney, kitap-film önerisi ve araştırmanın da yer aldığı kitap, sadece öğretmen ya da eğitmenler için değil, herkes için faydalı olabilir. Yazarın kendi deneyimlerine de yer verdiği kitap, daha ilk sayfalarındaki "Merhaba" başlığını taşıyan sayfadaki ilk cümleleri ile okumaya motive ediyor. :)

Bir alıntı: "Gücü ve kontrolü tamamen siz alırsanız; öğrencileriniz içine kapanan mat tüylü farelere dönüşür. Gücü ve kontrolü tamamen kaybederseniz, sizler aynısı olursunuz." (s.69).

Demokratik Zorbalık Demokratik Zorbalık / Le Despotisme Démocratique

Yazarın 1835 ve 1840'ta iki cilt olarak yayınlanan "Amerika'da Demokrasi" kitabının dördüncü bölümü olan Demokratik Zorbalık, dönemin ABD'si ile Avrupa'yı siyasi ve ve toplumsal gelişmeler açısından karşılaştırıyor. Bu karşılaştırma, günümüzden neredeyse 100 yıl öncesinde yapılmış olsa da bugünle ilginç benzerlikler barındırıyor. Özellikle, siyasette geniş yer bulan"eşitlik" kavramının demokrasi ve genel olarak siyaset üzerindeki etkisi yorumlanıyor. Demokrasilerin de despotizme dönüşebileceğinin örneklerine yer veriliyor.

Bir alıntı: "Bu sistemde yurttaşlar bir an için bağımlılıktan sıyrılıp efendilerini belirliyor, sonra tekrar tutsaklıklarına geri dönüyorlar." (s.46).

Marka Ol E mi? Marka Ol E mi? / Marka Ol E mi?

Marka Mimarı Ömer Şengüler'in marka olmak üzerine ele aldığı renkli kitap. Kitaptaki bilgiler bir yana iyi seçilmiş görseller okumayı zevkli hale getiriyor. İşin mutfağını bilen birinin yazdığı kitap altı bölümden oluşuyor. Bu bölümler: Geliş, Değiş, Dönüş ki Marka Olasın, Sen Marka Ol, Şirketin Marka Olsun, Marka Kent, Marka Ülke Ol, Pazarlama Yap, Marka Ol ve Son Söz isimlerini taşıyor. Pek çok yerli ve yabancı markanın yaptıkları iyi ve kötü uygulamalar yanında, her bölümün sonundaki "Reçete" başlığı da çeşitli öneriler içeriyor. Son bölümden önce "Pazarlamasız Marka Olanlar" başlığının altında hiçbir isim olmaması da hoş bir espri olmuş. Evet, pazarlama ne reklam ne de satıştır; pazarlama, pazarlamadır.

Bir alıntı: "Marka yaratmak bir film çekmek gibidir." (s.136).

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon / La Manipulation Affective Dans le Couple : Faire Face à un Pervers Narcissique

Onlar her yerdeler ve gizlenmiş durumdalar. Yakından tanımak isterseniz, sizin için çok geç olabilir. Bu kitapta, narsistik sapkın bir bireyin kim olduğu, neler yaptığı ve onlardan kurtulmak için neler yapılabileceği, gerçek mağdurlar üzerinden anlatılıyor. İnsanların tamamı ilişkilerinde çeşitli manipülasyonlar yapabiliyorlar. Narsist sapkın partnerleri herkesten ayıran özellik ise bunların bir "yok etme" amacı gütmeleri. Her ne kadar bu tip bireylerin erkek oldukları öne sürülse de kadınlar arasından da narsist sapkın bireyler çıkabilir. Kitap, bir ilişkiyi, bu ilişki içindeki yerinizi ve partnerin konumunu tespit edebilmek açısından da kıymetli bilgiler barındırıyor.

Bir alıntı: "'Normal' bir narsizm vardır; ama belli durumlarda, başlı başına patolojik bir narsizm de vardır." (s.104).