Kitaplar

Pazarlama Teorileri Pazarlama Teorileri / Pazarlama Teorileri

Farklı üniversitelerden akademisyenlerin, pazarlama bilim alanında kullanılan 24 farklı teoriyle ilgili bilgiler verdiği kitap, özellikle pazarlama alanında çalışan lisansüstü öğrencilerin bakması gereken bir eser. Literatür taraması nasıl yapılır?, teori nedir?, farklı alanlarda kullanılan kavramlar pazarlamada nasıl yer edinmiştir? gibi soruların cevapları neredeyse her bölümde verilmiş. Bununla birlikte, pazarlamanın sosyal bilimler içinde sayılan diğer disiplinlerle ilişkisini de bu kitapta görmek mümkün. Belki bir makale veya tez konusu bile yakalayabilir okuyucu. Alandaki açığı kapatan bir eser. Bu kitap ilginizi çekerse, bir de yakın zamanda Türkçeye çevrilen, Sheth, Garrett ve Gardner'ın Pazarlama Teorisi Gelişimi ve Değişimi isimli kitabına da bakmanızı öneririm.

Bir alıntı: "Trafinow (2009), Gerekçeli Eylem Teorisinin binlerce atıf alan ve etkili bir teori olmasının, iyi bir teori olduğu anlamına gelmediğini belirtmektedir." (s.299).

Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Bir Ömür Nasıl Yaşanır? / Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

İlber Ortaylı'nın Gazeteci Yenal Bilgici ile yaptığı söyleşinin kitaplaştırılmış hali Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Kitapta, sekiz bölümde, Bir Ömür Nasıl Yaşanır?, Kimden, Ne Öğrenilir?, İnsan Kendi Kendini Nasıl Yetiştirir?, Nasıl Çalışmak Gerekir?, Nasıl Seyahat Edilir, Nereleri Görmek Gerekir?, Eğitimde Hangi Tercihleri Yapmak Gerekir? Ne İzlemeli, Ne Dinlemeli, Ne Okumalı? ve İnsan Yaşadığı Şehirden Nasıl Yararlanır? sorularının yanıtlarını veriliyor.

İlber Ortaylı'nın derin tecrübe ve bilgisine diyecek yok. Kıymetli öneriler var eserde. Özellikle kendi zamanının insan ilişkilerini hayranlıkla okudum satırlardan. Bazı şeylerin temellerinin çok önceden atılması gerektiğinin hatta bu şeylerin aileden gelmesinin gerektiğinin örnekleri de var kitapta. Okuma sırasında sizde de bazı sorular sorma isteği uyanabilir. Çünkü bazı konular öyle tatlı ilerliyor ki, daha fazlasını bilmek istiyorsunuz. Hepsi bir yana, bir ömür "adalet"le yaşanmalı. Evet, bilmek, öğrenmek, gezmek önemli. Kendini donatmış fakat çevresine faydalı olmayan, yalnızca kendi çıkarını düşünen, kaba bir insan olmak, kümesi iyi tanıyor diye kümesin tilkiye emanet edildiği bir durumu anımsatıyor bana.

Bir alıntı: "Kendini insanlara adamış öğretmen tipi kaybolunca da bu iş bitti. Bu dönemin ardından ortaya idealist gençler çıksa da yollarını bulamadılar. Zaten aksi mümkün değildir; önünde iyi bir örnek yoksa, insan nasıl çalışılacağını bilemez. Çünkü birini ancak meslektaşı adam eder." (s.143).

Makamat Makamat / Makamat

Zamanının dil alimlerinden Harîrî, 1054 yılında Basra'da doğmuş. Yani Makamat kitabı, bize 1000 yıl öncesinden sesleniyor. Elli farklı anekdot var kitapta. Elli farklı anekdot ama neredeyse hepsinin sonu aynı: Haris ibni Hemmam diyar diyar gezen ve gittiği yerlerdeki sohbet meclislerinde konuşmayı, konuşulanları dinlemeyi seven bir zattır. Gittiği her yerde de Ebu Zeydinissûrucî adında bir dolandırıcıyla karşılaşır. Ebu Zeyd, insanları sömürerek, dinleyenlerinin duygularını kullanıp, çeşitli oyunlarla onları dolandırarak geçimini sağlayan biridir. Bir dolandırıcıdır fakat boş bir adam da değildir. Edebiyat konusunda, meclistekilerden hep üstün bir bilgisi vardır. Haris ibni Hemmam, başlangıçta Ebu Zeyd'in dolandırıcılıklarından şikayet etse de bir noktadan sonra onu yapmaya başladığı numaradan önce tanımaya ve sohbetinden hoşlanmaya başlar. Hatta son hikâyelere doğru öyle bir noktaya gelir ki, Ebu Zeyd'i özlemeye, ondan uzak duramamaya başlar.

Kitaptaki hikâyelerin isimleri, olayın geçtiği yerin adlarıyla verilmiş. Örneğin, ilk hikâye Yemen'in bugün de başkenti olan San'a şehrinde geçtiğinden, "San'âniyye" ismini taşıyor.

Hikâyelerin bir kısmı tamamen Arapçanın dil özellikleriyle ilgili. Çevirmen, buralarda kelime ya da ifadelerin Arapçalarını ve bazı açıklamalar verse de bu hikâyeleri Arapçalarından okumak sanıyorum daha zevkli olacaktı. Kitapta, okuyucu şaşırtan, bilgilendiren, eğlendiren pek çok satır var. Bunun yanında, okuma zevkini bozan, zaman zaman işkenceye çeviren bir hatalar ordusu da var. Yanlış kelime ya da ifadeler sebebiyle okuma zevki bozulabiliyor. Dahası, metin içinde pek çok son not verilmesine rağmen bazı son notlar ya ilgili yeri açıklamıyor ya da ilgili son not hiç yazılmamış. Son notlar önemli çünkü orada da başka hikâyeler var. 486 sayfalık kitabın 142 sayfası son not. Bir okuyucu olarak, Kabala gibi bir yayınevinin bu tip özensizliklerine üzülüyorum. Yine de eseri Arapça aslından okuyamayacağıma göre, teşekkür de ediyorum. :) Bu kitap yalnız okunacak bir kitap değil; birine okumalı ya da birinden dinlemelisiniz. Belki biriniz Haris ibni Hemmam diğeriniz de Ebu Zeydinissûrucî olursunuz.

Bir alıntı: Dolandırıcılıkla ilgili olarak: "Koşturmak bu sanatın kapısı, dilli ve güler yüzlü olmak elbisesi, kurnazlık ışığı, yüzsüzlük de silahıdır." (s.329).

  • 1