Kitaplar

Ken Taç Dis Ken Taç Dis / Ken Taç Dis

Zafer Algöz bu kez bir tür otobiyografi yazmış. Oyunculuğuna diyecek yoktu. Anlatıcılığı da muhteşem. Son olarak, yazarlığı da pekişmiş görünüyor. Zafer abinin komik ve yer yer hüzünlü anılarını okuduğuma memnunum. Belki ileride, sadece filmlerdeki anılarını içeren bir veya birkaç kitabını da okuruz. Böyle bir hafıza yok çünkü :)

Bir alıntı: "Adamların tarihe, doğaya, mimariye, denize, çiçeğe, böceğe nasıl sahip çıktıklarını gördük, gıpta ettik. Positano'da portakalların tünel gibi sardığı bir sokak gördük. Yerlere kadar sarkan portakallara kimsenin el uzatmadığını da görünce 'Vayy bee' dedik, bu yol bizde olsa yapraklarını bile sökerler... 'Meyve veren ağaç taşlanır' diye atasözü mü olur kardeşim?" (s.236).

Okulsuz Toplum Okulsuz Toplum / Deschooling Society

Günümüz toplumu için okullar artık kaçınılmaz kurumlar gibi görünse de gerçekte, "okul"un neresi olduğu tartışmalıdır. Öğrenmesini bilen biri için her deneyim bir okula dönüşebilir. Ivan Illich de 1972 yılında yazdığı kitabında bu duruma dikkat çekiyor; okulların işlevlerini yitirdiğini, bir yerde zaman kaybı olduklarını ve kapitalizmin tüketim kültürünü yaratan mekânlar olduğunu söylüyor. Öğrenmek için okulun gerekli olmadığını savunuyor. Kitapta en çok ilgimi çeken, Illich'in pazarlama bilgisi oldu. Çeviriden de kaynaklanıyor olabilir ama pazarlama kitaplarında bile rastlamadığım doğrulukta ayrımlar yapılmış. Örneğin, kitabın 68. sayfasında şöyle bir cümle var: "Ürün ne kadar basitse (mallar ya da hizmet olabilir) rekabet, o kadar çok ürünün satış maliyetini sınırlandırır." Ürün, satılabilecek mal, hizmet, fikir ve deneyimlerin tamamının ismidir. Kitapta, ürünün mal ve hizmet olarak ayrılması, "ürün ve hizmet" olarak ayırmaya göre doğru bir yaklaşım olmuş. Kitapta yedi bölüm var ve ilk bölüm, "Okulu Neden Devlet Kurumu Olmaktan Çıkarmalıyız" adını taşıyor. Öğrenmenin okula bağlı olmayan bir edim olduğunda hemfikirim.

Bir alıntı: "Aristoteles bunu şöyle açıklar: 'Sabit bir tanımlaması olmayan ahlaki arkadaşlık, kişi için bir hediyedir.' Thomas Aquinas ise bu tür bir öğretim yolunun aşk ve merhamete dayalı olduğunu vurgular. Bu tür bir öğretim her zaman öğretmen ve öğrencisi için hiçbir ön amacı olmayan anlamlı bir etkinlik, bir lüks bir eğlence (Yunanca, 'okul') biçimidir." (s.116).

  • 1